Mücahit BİLİCİ
Kürt siyaseti içinde halktan gelen popüler basınç, Kürt siyasetini askeri vesayetten çıkmaya zorluyor. Bunun gel ve gitleri Demirtaş eşlerinin (çiftinin) eşsiz ve başkansız (eşbaşkansız) çıkışlarında yansıma buluyor denebilir. Bu çıkışlar mahçup ve mütereddit ama siyaseten doğru istikamette olmanın bilincinde çıkışlar gibi görünüyor. İlgi ve destek görüyor. Kürt siyaseti üzerinde askeri vesayetini sürdürmek isteyen totaliter örgüt ise Kürt siyasetinin ne Kürt ne de siyaset olmasına izin vermeyen tahditlerle çerçeve oluşturmakta ısrar ediyor. Aslında Türkiye toplumu marjinallikte ve anti-siyasette ısrar eden bu totaliter kelepçe yüzünden Kürtlerin halktan gelme ve insani olan yüzüyle karşılaşma imkanını bulamıyor. Kürt siyasetçileri de bu kelepçeden kendilerini kurtaramadıkları ölçüde (mecliste veya hapiste) kendi olamıyorlar.
Kendi olamayan hiçbir insan veya hareket başarılı olamaz. Bu kendi olmak illa Kürt olmak değildir. Kendi olmak, kendiyle barışık olmak demek. Kim olursan ol. Samimiyet içinde olmak. Dindarane dilde buna ihlas denilir (bu kelime de bazı tüccarlarca kirletildi maalesef). İhlasın maço versiyonuna mertlik denilir. Zeytinyağında ihlas (halislik) katışıksızlık demek. Peki siyasette ihlas nasıl olur? Siyasette ihlas halka yakınlıktadır. Halktan olmaktadır. Siyaset halkta olmayanı sunmak için bile yapıldığında bu halka doğru olmalıdır. Yoksa halkı kendi ideolojik ezber ve çerçevesine bir figüran olarak gören ve kullanan hareketler siyasi ihlastan, demokratik samimiyetten, beşeri mertlikten ve dolayısı ile politik başarıdan mahrum hareketlerdir.
Kürt siyaseti bu tür bir netlikten ve siyasi ihlastan maalesef uzaktır. Bugün Kürt siyasetindeki pek çok renk (mor, yeşil, pembe vesaire) eğreti ve kadük renkler olarak Kürt kimliğinin üzerine serpiştirilmiştir. Fazilet gibi görünen bu renkler toplumsal karşılığı olmayan ideolojik gösterişin, entelektüel çiğliğin ve siyasi bir hamlığın yansımalarıdır.
Samimi bir Kürtlüğün bütün Türkiye’de yani hem Türkler hem de Kürtler nezdinde yankı ve sempati bulması pekala mümkündür. Ama ne Kürtlükten utanma ve sakınma çırpınışlarının ne de Türkiye’ye yönelik sığ bir adavetin bir getirisi var. Mevcut siyaset biçiminin ne Kürtlere ne de Türklere bir faydası oluyor. Hatta ikisine de zarar veriyor. Bir ayakbağı gibi yer işgal ediyor. İşlevsiz olduğu için acınma ve nefret celbediyor. Halbuki ihlasın (yani özgüvenli bir samimiyetin) ilk mucizesi (büyülü eylemi) muhatabı saygıya mecbur bırakmasıdır. Kürt siyasetinin ilk ödevi Kürtlerin saygınlığını (yeniden) kurmak olmalıydı.
Kürtler adına hareket iddiasındaki silahlı örgüt başarısız olduğu gibi Kürt demokrasisinin hakettiği politik hasılatı toplamasına da engel olan bir konumdadır. Ortalama vatandaşın ferasetinden yabancılaşmış bu arkaik siyaset çerçevesinin daha fazla ne kadar dayanabileceği merak konusu. Çünkü hep boyundan büyük işlere girişmeye alışmış bir Kürt siyasetinin halk tarafından rehabilitasyonu ancak gelgitli bir öğrenme süreci ile gerçekleşebilir. Askeri olarak bitmiş bir örgütün siyaset üzerindeki vesayetinin de bitmesi gerektiğini artık herkes görüyor. Kürt siyasetinin samimiyet için özerkleşmesi gerekiyor. Ya imana gelip halka biat eder ya da halk bu kadar tutarlı bir beceriksizliğin masum olamayacağını görüp temsiliyetini başka yerde aramaya başlar.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları


















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.01.2026
20.01.2026
23.12.2025
7.12.2025
13.11.2025
12.11.2025
31.10.2025
20.10.2025
6.10.2025
28.09.2025