Murat AKSOY
Son yaşananlar, en üst düzeyde yapılan açıklamalar ve karşılıklı restleşmeler AK Parti-cemaat arasındaki gerilimin gidebildiği yere kadar gideceğini gösteriyor. Kabul etmeliyiz ki, bu gerilimin yaşandığı düzlemler birbirinden hayli farklı.
Bir tarafta seçimle iktidara gelen bir partinin hükümeti var. Diğer tarafta teorik olarak hükümete bağlı olması gereken bir bürokratik yapı (emniyet) var. Bu tartışmada emniyete ek olarak cemaatin yargı içinde de etkili olduğu ifade ediliyor.
BİTMEYEN VESAYET AŞKI
Kısaca karşımızda bir tarafta demokratik meşruiyeti olan bir hükümet; diğer tarafta bürokratik meşruiyeti olan yargı var. Karşı karşıya olan iki güç de kendi alanlarında meşruiyete dayandığı için çatışma sert ve sert olduğu kadar uzun soluklu olacak görünüyor.
Bu yüzden demokratik meşruiyete sahip hükümet, bürokratik meşruiyete sahip olan yargı karşısında attığı adımlarda daha dikkatli olmak zorunda. Çünkü hükümetin örneğin adli kolluk konusunda yaptığı yönetmelik değişikliği, emniyetteki atamaları bir tür sınır aşımı ve müdahale olarak okunabilir ve eleştirilebilir.
Kabul edelim ki burada sorun başta bürokrasi olmak üzere bürokratik meşruiyeti olan yargıdaki personel alımı, atama, tayin ve terfi gibi konularda mesleki liyakatten önce cemaatsel/örgütsel dayanışma içinde yapılması ve buna göz yumulmasıdır. Özellikle yargıyı çok yakından tanıyan Demokrat Yargı Derneği Eşbaşkanı hakim Orhangazi Ertekin ile önceki gün yayınlanan söyleşide 2010'da yapısı değişen referandum sonrasına oluşan HSYK'nın cemaat denetimine girişini anlattı.
Bunun anlamı şu: Mevcut yapısı tüm hakim ve savcıların üst sicil makamı olduğu sürece yeni bir HSYK seçimine kadar yargıda cemaat etkisini kırmanın imkansızlığı ortaya çıkmış oluyor.
Bu tartışma yeni mi? Değil. Yargı ve bürokrasideki Kemalist dayanışma ve anlayış, yerini cemaatsel/örgütsel dayanışma ve anlayışa bırakmış olmakta. Kısaca kültürel kodlar, cemaatsel aidiyetler değişse de zihinsel süreklilik aynı. Kısaca askeri vesayetin yerini yargı ve bürokrasi vesayeti almak istiyor.
Askeri vesayetin geriletilmesinde ortak hareket eden, aynı hedefte buluşan AK Parti ile cemaat bu kez birbiriyle çatışma içinde. Askeri vesayetin geriletilmesinde, Türkiye'nin en önemli davalarında (Ergenekon, Balyoz vs.) ortaklık yapan demokratik meşruiyet ile bürokratik meşruiyet sahipleri şimdi birbirini kontrol etmek için mücadele ediyor. Bu gerilimin en temel sonucu geçmişteki davaların hukuki sonuçlarının tartışmaya açılmasıdır.
Bu noktada eğer ortada geçmişteki bu ortaklığın yarattığı bir sorun varsa bunun mesuliyeti sınırlarını kendi cemaatsel çıkarları adına genişletenler kadar buna göz yumanların da omuzlarındadır.
Bugün eğer bürokrasi ve yargı içindeki bireysel sorumluluk ve sahip olunan imtiyazlar bireysel ve cemaatsel çıkarlar için kullanılıyorsa açık biçimde suç işleniyor demektir. Bu bürokratik meşruiyet içinden demokratik meşruiyet gücüne yani siyasal iktidara müdahaledir ve suçtur. İktidara düşen bu suçu ve suçluları ortaya çıkarmaktır.
AK PARTİ'NİN SORUNU
Dershane tartışmasında da, son ortaya çıkan yolsuzluk ve rüşvet suçlamalarında da alttaki temel gerilim budur.
Bu gerilimde kuşkusuz tavrımızı demokratik meşruiyet yanında alıyoruz, AK Parti'nin değil. AK Parti'nin bu gerilimden güçlü çıkması ancak yolsuzluk ve rüşvet iddiaları ile vesayet savaşını birbirinden ayırması ile olur. AK Parti vesayet savaşında bürokratik meşruiyete müdahale anlamına gelen değişiklikler yaparken ortaya çıkan iddialar konusunda bir adım atmıyorsa ortada sorun var demektir. Bunun için yapılması gereken iddiaların ortaya çıkarılması için de çaba sarf etmektir.
Başbakan Erdoğan ve AK Parti son gelişmeleri salt kendilerine yönelik operasyon olarak sunup, buna cevabı meydanlarda, sandıkta vermeyi siyaseten tercih edebilir. Ama bu Recep Tayyip Erdoğan'ı yüzde 100'ün değil; yüzde 50'nin başbakanı yapar.
Son olarak şunu da ifade edelim; gerilimin tarafları olanların kullandıkları dil, dinsel vurgular, dinsel semboller bile tek başına devletin tarafsızlığının, laikliğinin önemini göstermesi açısından önemlidir.
MUTLU YILLAR DURU'M
Hayat farkına varamadığımız, vardığında ise geç olduğunu hissettiğimiz bir hızla akıyor. Kamusal alandaki işimiz, mücadelemiz özel alanımızdaki güzellikleri ıskalamamıza yol açıyor. Bu gerçeğin farkında olarak yaşamaya çalışıyorum. Bu sayfalarda doğumunu paylaştığım kızım bugün 7 yaşına girdi. Ona önce buradan mutlu yıllar diliyorum. Mutlu yıllar Zehra Duru'm.
twitter.com/murataksoy
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- 43 günün kısa hikâyesi
8.02.2019 - Siz bu satırları okurken ben…
23.11.2018 - Hangi devlet sivilleri sever?
20.11.2018 - Yerel seçim sadece yerel seçim değil
16.11.2018 - Sosyal medya politik bir mezarlık mı?
13.11.2018 - Hatırladınız mı geçen ay ne olmuştu?
10.11.2018 - Şimdi değilse ne zaman?
6.01.2018 - Dini dinbazlardan* kim kurtaracak?
3.01.2018 - Kılıçdaroğlu: 'Dünyanın tüm demokratları birleşmeli'
30.10.2018 - Laik Türk’ten Sünni Türk’e üst kimlik
26.10.2018
Yazarlar
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları

























































Ro$ev sîtav
"..İsrail’in son savaştan sonra Filistin’e ait 400 hektarlık bir araziyi (son 30 yılda ele geçirilen en büyük toprak parçası) ele geçirdiğine.." Kendi güvenligi için buna mecburdur yoksa, 2. dunya sava$ina katledilen yahudilarin anisina saygiszlik yapmi$ olacak..