Murat BELGE
7 Haziran seçimlerinin sonuçlarıyla yüzyüze gelen Tayyip Erdoğan kendi kariyerinin kendisini getirdiği bu yerden yoğun bir gerilim atmosferi içinde çıkabileceğine karar verdi. Ama zaten Tayyip Erdoğan’ın “bir soruna bir çare bulmak” konusunda başka türlü karar verdiği vaki değil. Bir tek Kürt sorunu konusunda “Barış” demişti, onu da kendi eliyle geri aldı ve bugünkü durumun oluşmasına bulunabileceği katkıda bulundu.
Yarattığı bu gerilim ortamı her gün yeni bir “tırmanma” ile devam ediyor. Son numaranız Ahmet Hakan’a yapılan ve önceki tehditlerin boş olmadığını kanıtlayan fiziksel saldırı. Bu, herkese yapılmış bir ilânat: bizi eleştirirseniz başınıza gelecek budur, daha doğrusu bunun beteridir. Ayağınızı denk alın.
Mussolini’nin, Hitler’in iktidara gelmek için uyguladığı bu sokak terörünü Erdoğan iktidarda kalmak için uyguluyor. Ama seçim kurumunun hâlâ iyi kötü ayakta olduğu bir toplumda bu yöntemlerin bu amaca hizmet etmesi pek akla yakın değil. Tayyip Erdoğan kaybetme sürecine girdi. Bu sürecin kendi özellikleri vardır. Kazanma sürecinde giderken bir şeyler yaparsın ve bunlar sana bir şeyler kazandırır; kaybetme sürecinde aynı şeyleri yaparsan ama o aynı şeyler bu sefer sana kaybettirir. Şimdi olan bu. “Kasımpaşalılık” mağdur Erdoğan’ın işine yarıyordu; mağrur Erdoğan’ın hanesine kazanç getireceğini sanmıyorum.
Bu yakınlarda bir olay özellikle dikkat çekiciydi: Tayyip Erdoğan’a yaygın bir saldırı biçimi, “Barış” edebiyatı yaparken PKK’ya hazırlanma ve silâhlanma fırsatı tanımış olması noktasında yoğunlaşıyor. Bu, benim şahsen paylaştığım veya katıldığım bir eleştiri değil. Daha önce de yazmıştım: somut olgular, somut adımlar düzeyinde ne kadar sallapati olursa olsun, “Barış Süreci” doğru bir yönelimdi. Erdoğan’ın en az eleştiri davet eden davranışıydı. Ama bu başka konu.
Şimdi Kürt konusu karşısında da savaş boyalarını sürünen Tayyip Erdoğan, bu suçlamadan belli ki tedirgin. “Düşman”ın soluk almasına, güç toplamasına fırsat vermiş olmak istemiyor. Nasıl savunuyor, nasıl savundu kendisini?
Sorumluluğu valilere atarak!
Söylediklerinin ciddiye alınır tarafı var mı, inandırıcılığı var mı, oralara girmeye gerek görmüyorum. Bence öyle bir şey zaten yok. Bu “demeç” bana Erdoğan’ın kişiliği ve davranış üslûbu açısından ilginç görünüyor.
Şu noktadan: Erdoğan kendini bir yerde sıkışmış, sıkıştırılmış hissettiğinde, yapmayacağı bir şey yok; satmayacağı bir şey de yok. “Beraber yürüdük” vb. edebiyatla çevresindekilere bunun tersine bir duygu vermek için elinden geleni yapıyor ve belirli bir ölçüde başarılı da oluyor, ama işin aslı pek de böyle değil.
Valiler hakkında söylediği suçlayıcı sözler bana okul yıllarımı hatırlattı. Bir yaramazlık olur, bir şey olur, öğretmen kızar (mesleği, kızmasını gerektirir), toplar çocukları, sözgelişi der ki, “Aykut! Sen yaptın, değil mi, bu işi?” Aykut, ağzından tükürük saçarak, “Ben yapmadım, örtmenim, Mehmet’le Gündüz yaptılar,” der. Arkadaşlarını ele verir.
Şimdi Erdoğan tayininde muhtemelen birinci dereceden rol oynadığı, dediğinden şaşmamış, isteklerini emir bellemiş valilerine uzatıyor parmağını, “Ben yapmadım, onlar yaptı” diyor.
Herhangi bir suçlanma durumunda böyle bir rol oynama zorunda kalmak istemeyen biri Tayyip Erdoğan. Her zaman, her durumda, “yargılayan” konumunda olmayı seviyor. Ama hayatın önümüze getirdiği her şeyi denetlememize, biçimlendirmemize imkân yok. Bu olay, “savunma” konumunda kalan Erdoğan’ın bunu ne gibi yollar, yöntemlerle yapacağına dair anlamlı bir işaret verdi.
Yazarlar
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları


































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025