Murat BELGE
Napoléon Rusya seferinden kolu kanadı kırılmış bir hâlde döndüğünde Avrupa devletleri onu derdest edip İtalya açıklarında Elba Adası’na sürmüşlerdi.
Ama Bonaparte bu adada fazla oyalanmadı. Fransa’da havanın kendi lehinde olduğunu aklı kesince yola çıktı. Paris’e döndü; Kral zaten kaçmıştı. Ama Britanya ile Prusya da harekete geçmişti. Şansı yaver gitse, Napoléon Waterloo’da kazanabilirdi de. Bundan sonra yeniden uzun ömürlü bir rejim kurabileceğini sanmıyorum, ama o gün onu hafife almak pek mümkün değildi.
Bu nedenle, ikinci sürgününde, dünyanın bir bucağındaki St. Helena Adası’na yolladılar. Başına da zebani gibi davranacak bir İngiliz subay diktiler. Bu adamın, yenik “İmparator”a epey eza ettiği, son yıllarında burnundan getirdiği anlatılır. Bu “son yıllar” çok da uzamadı ve Napoléon kanserden öldü.
Tepesinde gardiyanlık yapan o subayın, bu önemli hizmetini tamamladıktan sonra terfi etmesi ve başka önemli görevlere gelmesi beklenirken hiç böyle bir şey olmamış. Adam olduğu gibi kalmış. O zamanlar Britanya’da Başbakan, Pitt. Biri merak edip sormuş, “O adamı nite terfi ettirmediniz? St. Helena’da başarılı değil miydi?” diye.
Pitt, “Biliyorsunuz, tuvalet kâğıdı çok lüzumlu, yararlı bir eşyadır” demiş; “ama kullandıktan sonra atarsınız”.
Ne demek istediği besbelli. Ama o “asıl” anlamın yanında, dikkat çekmeye değer birkaç nokta daha var gibi geliyor bana.
İlkin, Pitt’in düşmanına bir çeşit saygı duyduğu tahmin edilebilir. Napoléon Bonaparte, bir Allah’ın belâsı, ama büyük bir deha. Ya da, “büyük bir deha”, ama aynı zamanda “bir Allah’ın belâsı”. Ne yapıp yapmalı, bu adamın yeniden kendini toparlayıp dünya için bir tehdit hâline gelmesini önlemeli. Ama bunu önlemek için yapılması gerekenler, alınacak tedbirler, öyle pek hoş şeyler olmaz, olamaz. Önce bunları yapmayı içine sindirecek tıynette birini bulmak gerek.
Bu, “Makyavelizm” midir? Evet, hem de dik âlâsıdır. Ama bir siyaset adamını “Sen Makyavelist bir adamsın” diye suçlamak, buna tanık olanlarda fazla heyecan yaratacak bir olay değil. Belki tersini söylemek, “Sen Makyavelist bir adam değilsin!” demek, bu çerçevede daha etkili bir suçlama olabilir. Makyavelizm’i savunmuyorum. Pitt’in ima ettiği gibi, “maalesef gerekli” olduğunu da söylemiyorum. Ama biz yirmi birinci yüzyılın ikinci onyılındayız; anlattığım olay, ondokuzuncu yüzyılın ikinci on yılında geçmişti. Bu oldukça uzun süre içinde çok şey değişti.
Sahiden, çok şey değişti mi? Evet, masa başında, kâğıt üstünde, etik anlayışında epeyce değişen şey var; ama somut düzeyde, özellikle siyaset pratiğinin içinde değişenler o kadar fazla değil. Hattâ, Pitt’in sözüne göre, gerileme bile var. O, bir kere kullanıp attıktan söz ediyor; oysa şimdi “Tekrar tekrar nasıl kullanırım?” diye kafa yoranların siyasetin gidişini belirlediğini görüyoruz.
Bunun da somut, maddî bir açıklaması olmalı. Pitt’in bir tehdit olarak gördüğü bir Napoléon Bonaparte vardı. Bu adamın sıkı gözetim altında tutulması, rahat soluk almasına imkân verilmemesi gerekiyordu. Bu görevi yerine getirecek adamın işi, Napoléon’un hayatıyla sınırlıydı, o bitince iş de bitiyordu. İkinci bir Napoléon çıkmayacağına göre, o adamı iş üstünde tutmanın gereği de yoktu.
Bizim ülkenin başlıca sorunu, bunun benzeri “iş”in hiçbir zaman bitmemesi. Birilerinin zihninde, bu “pis iş” her daim zorunlu. Dolayısıyla onu yerine getirecek “eleman”ları da her daim el altında bulundurmak. Üstelik de, “temiz” olduklarını ilân ederek el altında bulundurmak, burada siyaset yapmanın birinci şartı.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları


































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025