Mustafa Karaalioğlu
Siyasal düzenimiz üzerine yapılan tartışmaların ve anlama çabalarının başkanlık sistemine geçişle birlikte büyük bir çıkmaza girdiğini her geçen gün daha da bariz gözlemliyoruz.
Bilinen kriterlere veya devlet idaresi prensiplerine uymayan bir dizi yeni tatbikat var ve bütün bunların bir kalıba koyabilmek mümkün değildir. Çünkü tatbikat, herhangi biri bir vakadan ötekine taşınabilir yeniden aynen kullanılabilir bir tutarlılık içermiyor. Bilakis tutarlılık içirmeme, dolayısıyla toplum ve siyaset tarafından anlaşılamama, öngörülememe gibi bir amacı özellikle güdüyor. Yeni sistemin ve o sistemin kurucu babası Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın güç kullanma kapasitesinin genişliği de buradan geliyor.
Siyaset Bilimci Doç. Dr. Hatem Ete’ye göre bu noktaya gelmek, Erdoğan’ın 15 Temmuz sonrası, iktidarının başlangıcından itibaren vaadi olan “demokratik bir yapı kurmak” yerine gücü tercih etmesi nedeniyle oldu. Ete, “Erdoğan gerilim ve krizlerle yol alan süreli bir güçlü iktidar için demokratik Türkiye’nin kurucusu olma imkânını feda etti” diyor.
Doç, Ete, bizim gazetede de aynı anda yayınlanan perspektifonline’deki makalesinde mükemmel bir AK Parti ve Erdoğan tarihi anlatıyor. “Erdoğan ve AK Parti’nin serüveni” başlıklı yazısı çok konuşuldu ve konuşulmayı da hak ediyor.
Ete’nin “Demokrasiden ricat” kavramıyla tanımladığı, içinde bulunduğumuz sancılı dönemden başlayalım:
“Demokratikleşme ve refah vaadine dayalı bir gelecek tahayyülü yerine beka endişesini köpürten bir güvenlik arzı-vaadi üzerinden kurgulanan iktidar, krizlere, gerilimlere, siyaset mühendisliklerine, güç gösterisine bağımlı hale geldi. Bu süreçte Türkiye’nin kurumsal kapasitesi, toplumsal ve siyasal enerjisi, ekonomik gücü zayıfladı.”
Buradan başa dönelim. Dönelim de bu çok uzun iktidar serüveninin çok da şaşırtıcı olmayan değişimini şu cümlelerden okuyalım:
”AK Parti, muhtıradan parti kapatma davasına, karşılaştığı direnç ve krizleri rasyonel yönetim, AB sürecine eklemlediği demokratik reformlar, geniş toplumsal mutabakat, uluslararası işbirliği ve ekonomik kalkınma üzerinden aşmayı başardı…. (Bununla birlikte) Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti’nin siyaset ve iktidar serüveni tekdüze veya sabit bir hat üzerinden yol almadı. Gündem ve önceliklerdeki değişime paralel olarak söylem ve politikalar da, müttefik ve muarızlar da, eleştirenler ve alkışlayanlar da değişti. Erdoğan ve AK Parti dün savunduğu bazı düşünceleri bugün hatırlamak istemediği gibi dün karşı çıktığı bazı düşüncelerin de sözcülüğünü üstlenmiş durumda. Aynı şekilde, dün mesailerini Erdoğan’ı devirmeye hasreden birçok kesim bugün Erdoğan’ın en yılmaz savunucusu konumundayken, dün savunan pek çok kesim de bugün en sert muhalefeti yürütüyor.”
Hatem Ete, akademik ve tabiatıyla hakkaniyetli bir yöntemle geride kalan 18 yılı eksiksiz özetliyor. Değişimi ve geri gidişi sorgularken Erdoğan’ı anlama çabasını da ihmal etmiyor:
“Fethullahçı yapının 2012’den itibaren siyasal sistemi kökten sarsacak faaliyetleri bir meydan okumaydı. FETÖ, 2007-2012 arası dönemde vesayetle mücadele doğrultusunda açılan siyasi ve toplumsal fırsatları da kullanarak gücünü tahkim etti ve hükümete siyaset dayatmaya (7 Şubat 2012), hükümet düşürmeye (17/25 Aralık 2013) ve doğrudan askeri darbe yapmaya (15 Temmuz 2016) kalkıştı. FETÖ’nün meşkuk bağlantıları ve anlaşılmaz bir cüretle hayata geçirdiği operasyonların tahrip edici etkisi, toplumun ve siyasetin psikolojisini derinden etkiledi. Erdoğan bu tehdidi bertaraf etmek üzere, Carl Schmitt’in “istisna” hali üzerinden tanımladığı “egemen” kavramsallaştırmasını andıracak yasal, idari ve yargısal tasarruflara yöneldi. FETÖ ve FETÖ ile mücadele süreci Erdoğan’ı da siyaseti de yapısal olarak dönüştürdü.”
Özetimizi sona giderek bitirelim ama makaleyi okumayanlara bir kez daha okuma tavsiyesiyle:
“İktidar bloku Türkiye’ye bir gelecek vadedemiyor. Gelecek vizyonu üretemediği için de beka, tehdit, terör gibi negatif ve reaksiyoner kavramlara tutunuyor. Umut veremediği için korku aşılıyor. Toplumsal rıza daha iyi bir gelecek vaadi üzerinden değil daha kötü bir gelecek korkusuyla ve elindekiyle yetinme duygusu üzerinden kanalize ediliyor.”
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları


























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
5.02.2026
2.02.2026
26.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
10.01.2026
25.12.2025
22.12.2025