Mustafa PAÇAL
Türkiye, insan yaşamı için her alanda yüksek güvenlik riskleri olan bir ülke durumunda.
Deprem, sel baskınları ve heyelan gibi doğa afetlerine karşı güvenlik, trafik, iş ve gıda güvenliği gibi alanlarda insan yaşamı, tehdit ve tehlikelerle karşı karşıya bulunuyor.
Türkiye’nin deprem kuşağında bir ülke olduğunu hepimiz biliyoruz.
Aslında irili ufaklı da olsa memleket hemen her gün sallanıyor.
Son olarak 1999 yılı Marmara depreminde 20 bine yakın insanımızı kaybettik.
Kaybettik de ne oldu, çoktan unuttuk bile.
Deprem riski halen devam ediyor ve bu sefer de büyük İstanbul depremi bekleniyor.
Ne olacak peki, başımıza gelecekleri önleyemiyoruz. Kayıpların az olması için dua etmekten başka çaremiz yok gibi...
13 Temmuz 1995’te akşam saatlerinde Isparta Senirkent, Kapıdağ’dan kopan sel baskını ve oluşan heyelanın altında kaldı.
74 insan yaşamını yitirdi.
Unuttuk gitti.
Türkiye, trafik güvenliği alanında yılda 10 bin ölümlü kaza ile Avrupa’da birinci, dünyada ise ikinci sırada bulunuyor.
Bu sonuçları bildiğimiz hâlde trafik çok umurumuzda değil...
Gıda güvenliği çok bildiğimiz bir konu değil.
Ancak AB-Türkiye ilişkilerinde 12. Fasıl: Gıda Güvenliği Veterinerlik ve Bitki Sağlığı dosyasının 30 Haziran 2010’da müzakerelere açılmasından sonra gıda güvenliği alanında yol alınmaya yavaş yavaş başlandı.
Yalnız gıda zehirlenmeleri ve bağlı hastalıklardan yıl içerisinde kaç insanımız ölüyor, bu konuda elimizde sağlıklı bilgiler bulunmuyor.
İş güvenliği en sorunlu alanımız; yılda ortalama 70 bin vakada 1500 insanımız iş cinayetlerinde hayatını kaybediyor. Buna meslek hastalıkları sonucu hayatını kaybedenler dâhil bulunmamaktadır.
Bir de buna terör nedeniyle, kadın cinayetleri sonucu ve daha beş yaşına gelmeden sağlık nedenleriyle ölen bebekleri eklediğimizde durum daha da vahimleşiyor.
Bu tablonun tamamına bakıldığında ülkemizde yaklaşık 20 bin insanın hayatını kaybettiğinden bahsediyoruz.
Annelerimizin bizleri yolculuğa, işe ve okula uğurlarken sıkça söylediği bir dua vardır “Allah kazadan, beladan korusun evladım”; durumu bundan daha iyi özetleyen bir başka dua herhalde yoktur.
Çünkü bu ülkede insan olarak yaşamanın güvenliğinde işimiz Allah’a kalmış gözüküyor.
Yani ne diyelim, Türkiye’de yaşayanların bu nedenlerle ölme ihtimali bu ülkede yaşamanın “fıtratında” var.
Bu ülkede “kazalar” nedeniyle alınacak önlemlerin başında mevzuat ve idari önlemlerden daha çok insan hayatına karşı sorumlu olan bir “yaşam kültürü” geliştirmeyi, en önemli sorunumuz diye düşünmekteyim.
Bu arada Soma faciasının teknik incelenmesi için uluslararası bir otorite kuruluşun katılması sorunu tam anlamamız için oldukça önem arz etmektedir.
Türkiye ekonomisi son on iki yıldır ortalama yüzde 5 büyüyen ve Avrupa’nın altıncı, dünyanın ise 17. büyük ekonomisi. Ancak Türkiye’nin bu ekonomik ölçüleriyle sosyal göstergeleri hiç uyumlu değil.
Soma faciasının bize verdiği en önemli ders bu; yani işsizlik, yoksulluk ve iş cinayetleri bakımından olsun. Örgütlenme ve sendikal haklar ve demokrasi bakımından olsun. İnsani gelişmişlik ve eğitim kalitesi açısından olsun.
Ekonomik ölçülerde büyüyen, sosyal ölçülerde küçülen bir durumumuz var.
Soma faciası bu ağır sosyal bedelin şimdilik karşılığını oluşturuyor.
Daha geride ödeyeceğimiz ne kadar sosyal bedel kaldı bilmiyoruz.
Bildiğimiz bu ülkede insan yaşamının ucuzluğudur.
Türkiye hızla insan hayatına karşı sorumluluğunu yerine getirecek önlemleri almalı, ancak bir önlem var ki o da topluma ve devlete “insan sevgisi” kazandırmaktır.
Gelin bu facia bize son ders olsun.
Soma’yı unutmayalım, unutturmayalım.
Yazarlar
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları

















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
12.01.2026
3.01.2026
28.12.2025
21.12.2025
13.12.2025
6.12.2025
1.12.2025
17.11.2025