Nabi YAĞCI-Taraf Yazıları
KCK operasyonlarına karşı tutum alma aydın kamuoyu içinde yeni bir ayrışma dalgası yarattı. Bu durum olağan sayılmalı. Önceki yazımda söylediğim gibi askerî vesayet rejiminin dikişleri söküldü, şimdi sıra yapının yeniden kurumuna geldi.
Sökmek kolay yeniden dikmek zordur.
Her şeyden önce elinizde bir model olmak zorunda. Sökülen eski kumaştan dikeceğiniz elbise eski modele göre mi olacak, göbeklendiğiniz için pantolonunuzun dikişlerini genişletmekle mi yetineceksiniz, yoksa eski kumaştan yeni bir pantolon mu dikeceksiniz? Ya da onu da beceremeyecek, “pantolon uyduramadık, gömlek verelim” demekle mi yetinilecek?
Aslında dünyada yaşanmakta olan ve kendini ekonomik kriz olarak dışa vuran sorun da aynı: Tarihsel küreselleşen dünyada ulus-devlet modelinin alternatifi olabilecek, halkların, toplulukların kendi geleceklerini kendilerinin belirleyebileceği yeni bir demokratik yönetim modeli nasıl bir şey olacak? Tahrir Meydanı’ndan Wall Street’e kadar sokakların da sorduğu soru aynı.
Bu soruyu rahat koltuklarımızda oturarak tartışmak kolaydı, liberal, sol derinliklerde laf etmek kolaydı ama alışageldiğimiz koltukları da altımızdan çeken hayat içinde tartışmak, tartışmaktan çok olması gereken konusunda açık tutum almak zor.
Sıra kendi statükomuzu yıkmaya geldi.
Eleştirsek de, bildik bileli tepemizde koruyucu fanus gibi duran devlet şemsiyesi dışında temiz havaya çıkabilecek miyiz? Hele Türkiye gibi bir ülkede vesayet rejimi altında yetişmiş, bir baba bir vasi olmadan yürümekten korkan insanlar olarak işimiz bu noktadan sonra hiç kolay değil. Babayı eleştirmek kolaydır ama kapıyı çarpıp çıkmak cesaret ister.
Kemalist laiklik, laikçilik tartışması askerî vesayet rejiminin çözümünde bir anahtar rolü oynadı ve işlevini yerine getirdi, özgürlükçü demokrasi açısından daha iyi bir noktaya geldik. Fakat bir meselenin ayırtına varmalıyız. Laiklik veya din ve inanç sorunlarının çözüm matrisi ulus-devlet modelini fazla zorlamaz, bu model içinde çözüm mümkündür.
Kürt sorunu ise çözülemez.
Eski ve eskimiş devlet modeli ve zihniyeti içinde çözülemez Kürt sorunu.
Bana çok ilginç görünen durum şu: Kürt sorunu “Kürtlere rağmen bir sorun”. Tarihsel bir sorun olarak değişim dinamiğine sahip. Kürtler gelip devlete teslim olsalar da çözülmez, silah da çözmez. Görüldüğü gibi çözülmüyor.
Burada bir parantez açalım. Teknolojik üstünlükle bu kez PKK bitirilecek tarzı görüşlerin hiçbir geçerliliği yok, hiç de orijinal görüşler değil. Buna yalnız bugünkü değil dünkü Dersim mağaraları da şahit. Üstelik “Yüksek teknolojik silahlarla PKK bu kez bitirilecek veya en azından masaya oturtmak için beli kırılacak” diyerek kamuoyunda yaratılan boş beklenti bugün kimi liberal aydınların dahi KCK operasyonlarına “açık” destek vermelerini teşvik ederek demokrasiye zarar veriyor. Dahası, eğer PKK’nin yeni bir saldırısı olursa o zaman ne denecek, “yetmedi daha yüksek teknolojik saldırı gerek” mi denecek? Parantezi kapatıp devam edeyim.
Bugün her iki tarafın elinde de Kürt sorununun çözümüne dair bir model yok. Hiç birimizin yok. Sorun da burada. Fakat sorun şu ki herkes varmış gibi yapıyor. Kürt sorunu Kürtlere rağmen bir sorun deyişimin bir nedeni de bu. Tarihsel Kürt sorununun varlığı her iki tarafı da model bulmaya zorluyor.
Ne var ki kırılma da bu noktada başlıyor, kritik eşik dediğim nokta burası.
Çözüm için model arayışı fikirsel bir faaliyettir, silahsal bir faaliyet değil. Tartışma ve müzakere tek yol. Fakat ayrıntılarına girmeden söylersek bugün tartışma ve müzakerelerle model arayışından hızla uzaklaşıyoruz. Bir yandan KCK operasyonlarının terör ve şiddetle ile hiç ilgisi olmayan aydınları da içine alarak genişlemesi, daha doğrusu AKP iktidarının Kürt sorununun çözümünde kulvar değiştirip güvenlik faktörünü öne çıkaran yeni stratejisi sonucu TMK ve 301 gibi anti-demokratik maddelerin savcılar ve hâkimler tarafından geniş yorumlanarak uygulanması ve öte yandan PKK’nin silahlı şiddet eylemleri model arayışının önünü kesiyor.
“Çözümsüzlük çözümdür”e geri dönüştür bu
Geriye güç kullanmaya dayalı çözüm veya gerçekte çözümsüzlük kalıyor. Şu anda her iki taraf da “çözümsüzlük çözümdür” stratejisine sarılmış durumda. Buradan çıkış güce dayanmayan, değişen dünyanın gerçeklerini dikkate alan fikirsel bir açılımla mümkün.
Prof. Büşra Ersanlı, Ragıp Zarakolu gibi Kürt sorununu derinden bilen aydınların susturulmasının vahameti de burada işte.
“Fikirler sussun, zora dayalı güçler konuşsun” mu?
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Üzgünüm
7.05.2012 - Gerçek muhalefetin ayak sesleri
3.05.2012 - Hasan Tahsin gerçekte kimdi
30.04.2012 - Sıcağı sıcağına...
28.04.2012 - Tarihe doğru uzun yürüyüş
26.04.2012 - Umudun gücü...
23.04.2012 - Dürüstlük üstüne
21.04.2012 - Ölüm sınırına gelindi
19.04.2012 - ‘Silahsız kuvvetler darbesi’
16.04.2012 - Bir dokun bin ah işit...
14.04.2012
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları














































el kürdi
hey saray soytarisi kavaltida fakirin ekemxi somunu artik yemiyorsundur demi tiran gibi bal kaymak haydi yeyin tiksirinciya hiksirincaya kadar neyedixin dexil boynundaki tasma seni eleviriyor tasma oynatilica hirlama virlama obicim demi