Namık ÇINAR
Şu varılan noktaya bakar mısınız lütfen. Dağ gibi birikmiş onca sorun dururken, iş midir şimdi, seçilme yaşını 18’e çekmeye çalışıp da hepimizin beynine kan sıçratmaya kalkışmak?
Sadece sağlığımızla oynamıyor, dalgasını da geçiyor.
Fakat teslim etmeliyiz ki Erdoğan, ekin tarlasının başakları gibi çalkalayarak, bir başına rüzgârıyla hepimizi dilediği istikametlere savurup yatırabiliyor.
Oysa ona gelene kadar demokrasi adına daha nice temel sorunlarımızın olduğu gün gibi ortada iken, sırtını buna dayamaya kalkan lâflar zerre kadar kıymeti harbiye taşımıyor.
Ayrıca nasıl bir marifettir ki, meselâ Kürt meselesi, ordu reformları, anayasanın yeniden yazılması, idari bürokrasinin yeniden düzenlenmesi, ademimerkeziyet sorunları, Ergenekon-Balyoz gibi yargı süreçlerine düşürülen gölgeler, vs. diye aklınıza ne gelirse hemen her konuyu dübel tutmayan yalama bir cıvata yuvasına çeviriyor?
Her şey o denli karmaşık ki. Neyin ne olacağı ve ne yana evrileceği, nasıl çözüleceği daha ilk ilmiğinden itibaren arapsaçı. Hangi mesele ele alınsa, “yeter be!” diyerek bıkkınlık duyacağımız bir çetrefillikle sarmalıyor ruhumuzu ve bedenimizi.
Bir taraftan da bu yapılanlar, boşuna değil gibi sanki. Dışarıda nasıl Suriye meselesine taktıysa, içeride de sadece cumhurbaşkanlığına odaklanarak, gözü başka bir şey görmez olmuş Erdoğan’ın. Her adımıyla o hedeflere kilitlenmiş olarak, hepimizi avucunun içine aldığı gibi, peşi sıra da sürükleyip duruyor.
O yüzden ilâve oy devşirmek üzere sinekten yağ çıkarırcasına giriştiği tek şey, kendisini partisini de kontrol edebileceği şekilde Çankaya’ya götürecek yolun taşlarını daha şimdiden dizmektir.
Bunun için önünde çer-çöp olsun istemediğinden, meselâ ilkin Numan Kurtulmuş’un partisini bir hamleyle siliverdi. Milliyetçi oyların hanidir peşinde olduğu zaten bilinmez değilken; hele şu MHP kongresi yapılıp bir bitsin, hem oradan hem Muhsin Yazıcıoğlu’nun yetim kalmış Alperenlerinden aparacağı yeni teşebbüslerine, a-ha buraya yazıyorum, hep birlikte tanık olacağız günü geldiğinde.
Türkiye’deki genç nüfusa en düşkün biri olarak, kışlalardaki neferlere ve seçim gününe kadar uyusun da büyüsün diyerek emzirmeye kalkacağı bugünün aklı henüz baliğ olamamış 16-17’liklerine, ruhlarını pohpohlamaktan öte bir hinlik içermeyen popülizmlerle çengel atmayı biliniz ki başarmıştır şimdiden. Yasalaşmasa da fark etmez; amaç artık hâsıl olmuştur. Öyle de böyle de, kuracaktır o gönüllerde de tahtını.
Eğer kitaplarda Makyavelli olmasaydı, yeri asla boş kalmaz, bugün orada kesinlikle Erdoğan olurdu, bana sorarsanız.
Çünkü din dahi araçtır onda, varmak için, tasarımındaki siyasallıklara. Meselâ başörtüsü sorunu, aslına bakarsanız askerî vesayet dönemlerinden daha farklı bir yerde değildir bugün, düzenlemeler bakımından.
Ama o bunu, sundurmalardaki çivilere asılıp kış için saklanan kurutulmuş cin mısırı koçanlarına çevirmiştir, günün birinde gereksinimini duyacağı bir mağdurluk deliğine tıkaç yapmak ve patlatmak üzere.
Daha da öteye geçerek, İslâm âlemine çekidüzen vermek adına, beklenen kurtarıcının kendisi olduğu duygusuna kapılmasına pek bir şey kalmadığını düşünüyorum, artık onun.
AKP kongresindeki iki buçuk saatlik manifestoda, Fransa Kralı’na birbirlerinin konumlarını sayıp döken Kanuni’nin mektubundaki metaforlarla, yarım saat zaman ayırarak selâmlanan o diyarları imlerseniz, Türkiye’nin siyasal iktidarına talip bir anlayışın talileştirilerek, artık İslâm dünyasını öne çıkarmanın yeğlendiği bir haritaya heveslenildiğini duyumsarsınız.
Bu hâle gelmiş olan Erdoğan’ı desteklemeyi sürdürmek demek, güçlendiğine kanaat getirip sadece artık kendi bileceği o İslâmcı yolda yürümeye ahdettiği anlaşılan çizgisine hizmet etmeye yarayan bir tutum sayılmalıdır.
“Beraber yürüdük biz bu yollarda”dan, “düş peşime gel”e saptırılmış bir gidişatı birbirinden ayırt edemeyenler, olup bitenleri bir sinema şeridi gibi önlerine koyup yeniden irdelemelidirler.
Tepeden inmeci Kemalist ideolojiyi, dinsel bir versiyonla yeniden inşa ederek, hiçbir kuruma ve işlevlerine dokunmadan, bu sefer kendi ihtiyaçları için sürdüreduracaktır.
Şu sıralardaki bütün politikalarında, cumhurbaşkanlığını yeniden tasarlayan ve yereller de dâhil tüm seçimleri, hedefi doğrultusunda atlatmayı amaç edinen oyalamalarla geçiştirecek; o yüzden diğer konularda daima zaman kazanma esaslı bir strateji kovalayacaktır.
Ve böyle giderse, bu İslâmi fütuhatçı akıl, Ortadoğu’daki yeniden yapılanma bizim buralara da sirayet ederek boyumuzun ölçüsünü almadıkça uslanıp dinginleşecekmiş gibi gözükmemektedir.
Bir başka gelişme olgusu olarak, İlerleme Raporu’nu çöpe atmakla yetinecek biri mi ki Erdoğan? Bence hırçınlaşıp, Doğulu olduğunu daha da vurgulamak için AB’ye neredeyse savaş açsa, ne lâzım gelir?
Hem Suriye’den de, Kürtlerden de sıkılmıştık ayrıca. Öl Allah, öldür Allah, ne bittiği ne doğru dürüst bir haltın olduğu var. Oysa yeni cephe yeni gerginlikler ve heyecanlar demektir.
Bir kere bu adrenaline alıştırdı ya bizi, vücut yenilerini istiyor.
Yazarlar
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları

































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.05.2022
24.03.2022
6.02.2016
30.05.2016
24.05.2016
13.05.2016
10.05.2016
8.02.2016
3.02.2016
29.04.2016