Namık ÇINAR
Asli görevlerini yapmayan, yanlış yoldaki hükümete karşı, başımıza gelecek felâketlerin uyarısı mahiyetindeki bu katliam dahi işe yaramıyor, yandaşların kayıtsızlık ve aymazlıkları gene de sürüyorsa; biz artık bunu akılla, izanla, vicdanla açıklayamayız.
Başka bir sebebi olmalı!
Sahabeler, ölen Hz. Muhammed’in yerine onu Halife seçince, Hz. Ebubekir’in ilk işi kendisine “biat” edilmesini şart koşmak olmuştu.
Biat, her ne olursa olsun, isterse dünya yıkılsın, ölmek var dönmek yok şiarıyla, lidere kayıtsız şartsız bağlanmak, sonsuz teslim olmaktır.
Nihai hedef olan “İslâmî düzen”i kuracağına inanılmışsa, önderin tasarrufları sorgulanmaz.
Neyi nasıl yapacağına yalnızca kendisi karar verir.
Örneğin hırsızlığa, yolsuzluğa tevessül etmez.
Bir şeyi öyle veya böyle yapmışsa, demek bir bildiği vardır ki öyle yapmıştır.
Bütün eylemleri, sadece o ideale ulaşmak içindir.
Onun bu yöndeki faziletine inanılmışsa, icraatlarına cânı gönülden katlanılacak; dünyevî, özellikle de Batı’nın akılcı ve aydınlanmacı değerleriyle ölçülmeye çalışılmayacaktır.
Biat, hedefe varmada bir istikrar unsurudur.
Bu yüzden, sağdan soldan gelen kafa karıştırıcı eleştirilere kapılıp da fikir üretilmeye kalkılmayacak, sabitlenmiş kanaatler değiştirilmeyecektir.
Böylece, Allah yolunda Allah için tasarrufta bulunan bir “seçilmiş”e artık kimse karışmayacak, sadece itaat edecektir.
Zira İslâmi yönetim hiyerarşisi bir kişiyle başlar ve onunla biter.
Dinsel esas budur.
Nitekim, toplumun hukuk kaynağı da zaten sadece Allah’tır ve uygulayıcısı da yetkili kıldığı peygamberdir.
Bugünkü dünya düzeninin nasıl olacağını tahayyül edersek;
İslâmiyet’in daha ilk dönemlerinde belirlenmiş...
Kuran hükümleri, Peygamber sünneti ve ilâve olarak da sahabeler ile mezhep imamlarının bunlardan kıyas yoluyla ürettikleri içtihatlarla inşa edilmiş...
Fakat yasama faaliyet kapısı daha 11.yy’dan itibaren tamamen kapandığı için de...
ancak taklit ederek uygulanabilecek bin yıllık donuk bir mevzuatla...
yani ölü ve ilkel bir hukuk modeliyle yaşamaya hazır olmakla yüz yüzeyiz demektir.
İslâm toplumlarının, yeryüzünün skolastik düşüncelerle iç içe yaşayan en bağnaz ve en geri kalmış ülkeler olması boşuna değildir.
Kaldı ki İslâm Hukuku, çağdaş hukukun temel prensiplerinden olan “kanunîlik ilkesi”yle bile henüz tanışmamıştır.
Hâlbuki hukuk toplumu olmanın birinci şartı “hukuk güvenliği”dir.
Kıyasyoluyla suç ve ceza üretmiş şer’i hukuk düzenini özlemek, “maymunlar cehennemi”nde yaşamayı arzulamaya benzer.
Şer’i Hukuk’ta “suçun ve cezanın şahsiliği” hiçbir zaman hâlledilmemiş; soyut ve genel hükümlerle değil de, her olay kendi içinde ele alınarak kazuistik metotla çözülmeye çalışılmış, ortalık her kafadan çıkan farklı kararlarla mezheplerin içtihat mezarlığına dönmüştür.
İşte bu keyfiliğe, ancak demokratik bir ortamda yeşerebildiği takdirde, insan aklının ve iradesinin galebe çalması demek olan gerçek “laiklik” son verecektir.
Ne ki, sadece diğer otoriterizmler değil, siyasal dincilik de demokrasiden haz etmemektedir.
Çünkü demokrasi “insan icadı”dır.
Oysa siyasal din, insanın ve toplumun nasıl yaşayacağını önceden saptayarak, o defteri sonsuza kadar kapatmıştır.
Artık tek ihtiyaç, belirlenenleri kararlılıkla uygulayacak eli sopalı birinin varlığıdır.
İşte biatçıların hiçbir şeye kulak asmamaları, hatta o kükredikçe daha da coşmaları, tam adamına rastladıklarına inanarak, sonuna kadar desteklemeleri yüzündendir.
İnsanlığın onurlu birikimleri dururken, on dört asır öncesinin uhrevi norm ve umdelerinden umur beklemenin gaflet ve dalalet olduğunu kısa sürede anlayacakları da pek mümkünmüş gibi gözükmemektedir.
twitter@cinarnamik
Yazarlar
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları


































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.05.2022
24.03.2022
6.02.2016
30.05.2016
24.05.2016
13.05.2016
10.05.2016
8.02.2016
3.02.2016
29.04.2016