Namık ÇINAR
Bilmeyen yoktur.
Hepimizin başına gelmiştir.
Hani çocuklara, “büyüyünce ne olacaksın” diye sorarlar ya, ben de “Atatürk olacağım” derdim küçükken.
Öyle inanmışlıkla, öyle kararlılıkla söylüyor olmalıyım ki, hoşa giden bir tiyatro repliğini yeniden duymanın tadını arar gibi, bir punduna getirir, defalarca sorarak keyiflenirlerdi, çevremdeki büyükler.
Sevgili ilkokul öğretmenim Müveddet Önerçin Hanımefendi --Tanrı uzun ömürler versin-- ne vakit kendisini arasam, altmış sene geçmesine rağmen bugün beni hâlâ o yönümle hatırlar.
Hem onun, hem başöğretmenimiz Ethem Bey’in yönlendirmeleri ve tabii ki daha çocuk başımayken başlayan yaşamsal yalnızlığımın da dayatmasıyla, henüz on bir yaşındayken, ben de tıpkı Mustafa Kemal gibi askerî okula gidecektim.
Kendimi bildim bileli hayatın sorgulayıcısı oldum.
Aklımın erip de, süzgecinden geçirmediğim hiçbir verisi yoktur.
O yüzden, beni tutucu kılacak herhangi bir değer, bir a priori ön-kabul, asla olamaz.
Zorunlu olarak başkaldıran tabiatım, çoğu zaman başımı derde soksa da, bundan hiç nadim olmadım.
“Acaba çok mu problemli bir tipim”diyerek bazen ruhumda bir çöküntü duymadıysam da,Mustafa Kemal’e benzediğimi düşünerek derhâl kendimi toparlardım.
Benim Atatürkçülüğüm, kişiliğimin temel belirleyenlerindendi.
Yaşlar ilerleyip de toplumda birtakım roller kapmaya başlandıkça, çoğu kimsenin sonradan edinerek pozisyon belirlemede kullandığı Atatürkçü bir resmî kalıbım hiçbir zaman olmadı.
Zaten böyle olmadığı için de, ona da eleştirel bakma olanağı bulmuşumdur hep.
Esasen Atatürk’le ilgili sorunlara, kendisinden ziyade, onun üzerinden gidilerek inşa edilmiş ve akla ziyan noktalara vardırılmış bir ideolojinin sorunlarıdır demek daha doğrudur.
O yüzden, ben kendimi ideolojik bir yafta olan Atatürkçü değil, Atatürksever olarak görürüm.
Atatürk’ü severim.
Çünkü bu ülke için ömür tüketmiş bir yurtsever, bir kahramandır.
Bu ülkenin yeniden kurulmasında başrolü oynamış “kurucu baba”sıdır.
Onu minnetle anarım.
Ama “Atatürkçü Düşünce Sistemi” diye uydurulmuş bir saçmalığı da asla kabul edemem.
Her şeyden önce bunu, onun hatırasına karşı işlenmiş bir saygısızlık sayarım.
Atatürk’ü anlamanın, tapınmayla değil aşılmayla olabileceğini düşünürüm.
Çünkü her şey eskir. Ve her şey ancak kendi şartlarının bir ürünü olarak yarayışlıdır.
Bunu anlamayanlar, ya tarihin bir safhasını dondurabileceklerini sanan aptallardır, ya da böylelerini kullana gelen kurnazlardır.
Mustafa Kemal’e karşı çıkışımda bile bir Mustafa Kemallik vardır, benim.
Atatürkçülüğe karşı çıkmak, gerçek Atatürkçülüktür.
İşte bu onun hiç eskimeyen devinimci ve devrimci yanıdır.
Ondan alınacak bir şey varsa, o da dünyaya sürekli yeniden bakmak olmalıdır.
Yoksa, durduğunuz şimdiki yerden baktığınızda onun yaptıklarında da bir sürü yanlışlıklar bulabilirsiniz.
Olağandır.
Olağan olmayan, bunları savunmak ya da bahane ederek ona sövmektir.
Ne Atatürkçülerin dogmacılıkları, ne de tırnağı bile olamayacak karakterdeki tiran bozuntularının ona dil uzatmaları haklıdır.
Her ikisi de Atatürk’e zarar vermekten başka işe yaramaz.
Atatürk’ü aşmak, ancak gerçekten demokrat olmakla mümkündür.
Atatürk’ü eleştirebilmek ise, harıl harıl kendi dinsel faşizmini yaratırken, seksen sene önce şunu yaptıydı, bunu yaptıydı diyerek insanların kafalarını karıştırmadan önce, evvelâ ahlâklı olmayı gerektirir.
Sonuç olarak, Kemalistler bakımından, eğer siz Atatürkçü iseniz, ben değilim.
Eğer Atatürksever bensem, bu hâlinizle siz değilsiniz.
Siyasal dincilerbakımından ise, ben demokratım ve Atatürk’ü de seviyorum.
O yüzden onu eleştirmeyi de hak ediyorum.
Lâkin siz, ne namuslusunuz, ne de demokrat.
Sadece sövüyor ve onu yok etmeye çalışıyorsunuz.
Bugün 10 Kasım.
Ben bugün Atatürk’ü ne size, ne de size göre...
Kendime göre anmayı bir borç biliyorum.
twitter@cinarnamik
Yazarlar
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları






































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.05.2022
24.03.2022
6.02.2016
30.05.2016
24.05.2016
13.05.2016
10.05.2016
8.02.2016
3.02.2016
29.04.2016