Nejat ERDİM
Ortadoğu’da büyük bir kaos yaşanıyor ve bu kaosun ileriki dönemlerde tüm bölgeyi etkisi altına alabileceğini ve hatta daha da ötesi tıpkı 1. ve 2. Dünya savaşlarında olduğu gibi batılı sömürgeci güçlerin bizzat bölgede büyük bir savaşın içinde kendilerini bulabileceği ihtimali çokta uzak bir ihtimal değil.
Arap baharı sarmalının bölgeyi hızlı bir çöküş ve kargaşaya sürüklediğini gördükten sonra akıllara:”acaba bu baştan sona bir takım güçlerin sahneye koyduğu bir senaryo mu?” gelmiyor değil.
Bugün Ortadoğu’da yaşanan bu karışıklığın esas gerekçesinin başta ABD ve sonrasında diğer emperyalist güçlerin enerji kaynakları üzerinde yoğunlaşan ihtiraslarının bölge halkları üzerinden sahnelenen bir hesaplaşmanın getirdiği bir sonuç olarak kabul etmek gerekir.
Batılı çıkarcı güçlerin Ortadoğu’nun dizaynı konusunda ne denli yoğun bir mesai harcadıklarını geçmişe; bundan 100. yıl öncesine gittiğimizde çok daha net anlamış oluruz.
Kabul etmek gerekir ki bugün Ortadoğu coğrafyasını iyi analiz ettiğimizde gözden kaçan çok ciddi bir detayı fark etmek mümkün.
Bir önceki makalemizde de dile getirdiğimiz üzere özellikle Osmanlıyı parçalanma ve çöküşe götüren Sevr antlaşmasının 62 ve 64. maddelerinde yer alan şu ifade oldukça önemli olup aslında bugün özellikle Kürtlerin yaşadığı dört farklı ülke’deki bölünmüşlüklerinin altındaki derin gerçeği de bize apaçık gösteriyor.
Sevr antlaşmasının bu mühim maddelerindeki şu ifade açıkçası iyi okunmalı: “Kürt Bölgesi (madde 62-64): İngiliz, Fransız ve İtalyan temsilcilerinden oluşan bir komisyon Fırat'ın doğusundaki Kürt vilayetlerinde bir yerel yönetim düzeni kuracak; bir yıl sonra Kürtler dilerse Milletler Cemiyeti'ne bağımsızlık için başvurabilecek”
Evet batılı güçler, özellikle İngiliz ve Fransızlar bugün Kürtlerin yaşadıkları zengin petrol yataklarının tek bir devletin egemenliğine geçmesini veya burada kurulacak bağımsız bir Kürdistan’ın kendi çıkarları için “risk” teşkil edebileceğini bildikleri için bu zengin toprakları dört farklı ülke arasında bölüşerek ve aynı zamanda bu dört ülkeyi sürekli bir kaosun içinde tutmak adına özellikle ellerinde hep “Kürt kartını” bulundurmayı uygun gördüler.
Hiç şüpheniz olmasın ki bugün Kürtlerin bağımsızlık hayallerinin gecikmesinde bu zengin petrol yatakları yatıyor, eğer Kürtlerin yaşadığı bölge sıradan ve önemsiz olsaydı bu emellerine ulaşmaları ne bu kadar gecikir, ne de kimse tarafından bu denli “sorun” teşkil ederdi.
Bölge geneline baktığımızda bugün Suriye’nin kuzeyinde Kürtlerin; Rojava (Batı Kürdistan) dedikleri bölgede el nursa çeteleri ile PYD militanları arasında yaşanan şiddetli çatışmaların temelinde yine zengin petrol yataklarının varlığı yatmakta.
Suriye petrolünün % 60’nı barındıran Rimela petrol kuyularının Kürtlerin eline geçmesi tıpkı Barzani’nin bugün merkezi Irak hükümeti ile arasında en büyük sorun olarak görülen Kerkük petrollerini ele geçirip bunu işletmesi gibi Rojava’da da aynı durumumun yaşanması açıkçası Ankara, Tahran, Bağdat ve Şam için endişe verici bir durum olarak gözüküyor.
Esas dikkat çekici olan nokta şu gerek Türkiye, gerek İran, gerek Irak ve gerekse Suriye’nin başta petrol olmak üzere çok ciddi ve çok önemli enerji kaynaklarının demografik olarak Kürtlerin hâkim oldukları topraklarda olması ileriki dönemde kurulma ihtimali artık çok yüksek olan ve herkesin beklenen bir doğum gözü ile baktığı “bağımsız Kürdistan” ihtimali sadece bölgenin değil Dünya enerji sektörünün paylaşımını ve bu paylaşımdaki parametreleri şüphesiz ki değiştirmeye aday gözüküyor.
Yoğun olarak an itibari ile Suriye üzerinde yoğunlaşan çatışma ve hesaplaşmaların bölgede çıkar güden güçler adına çok ince hesapların yapıldığını unutmayalım.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları



















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.06.2015
4.02.2015
19.05.2015
14.05.2015
9.02.2015
8.02.2015
4.04.2015
28.03.2015
24.03.2015
23.03.2015