Nuray MERT
Türkiye’de sol, liberal kesim, Türkiye sağ siyasetini tanımaz, bilmez. Bu kesimin entelektüelleri, uzun zaman sağ siyaseti kavramaya ihtiyaçları olmadığını düşünegeldi. Sol-sağ çatışması döneminde, karşı taraf olarak “milliyetçi” kesimi faşistler olarak bir miktar “ilgiye mazhar” buldular. Sonra, bambaşka bir çerçevede, bu sefer olumluluk atfedilerek, “demokrasi dinamiği” olarak, İslamcılık merak konusu oldu, ama sağ-muhafazakârmilliyetçi düşünce ve bilhassa duygu dünyası bir bilinmez ada olarak kaldı. O nedenle, AK Parti’yi besleyen hafıza ve ideolojinin geldiği nokta ve bunun ifadesi olan siyasetler ve bu siyasetlerin, muhafazakârların kapsama alanındaki “başarısı” hâlâ hakkıyla anlaşılıyor değil.
AK Parti dünyasını anlamak için “İslamcılık” üzerine klişelerden ziyade, sağ siyasetlerin ortak düşünce ve duygu havuzunu bilmek, anlamak lazım. Bir kere, Türkiye İslamcılığı, İslamcılar arasında birkaç istisna dışında her döneminde “Türk milliyetçisi” oldu. Yeni Osmanlılık siyaseti, hattı zatında Türk milliyetçiliğinin bir biçiminden ibarettir. İslamcı siyaset ümmetten yola çıkmak durumunda olsa da Türkiye İslamcıları her zaman Türkleri “ümmetin bekçisi, lideri” olarak algılar. İkincisi, Türkiye İslamcılığının tarih yorumu, yine benzer bir noktadan hareketle Cumhuriyet devrimine sadece Batıcı ve seküler olduğu için değil, “cihanşümul imparatorluk” iddiasından geri adım atmış olduğu için karşı çıkar. “Lozan’a karşı çıkanlar” efsanesi bu çerçevede popüler sağ tarihçiliğin temel çıkış noktalarından birini oluşturur. Bu anlayışa göre, Cumhuriyetin kurucu kadrosu İngilizler ile işbirliği içinde, halifeliği ortadan kaldırmış, onun ötesinde Türkleri Anadolu’ya hapsetmeye razı olmuştur. Şimdilerde tekrar dolaşıma giren iddiaların ve girişilen işlerin gerisinde böylesi bir zihniyet dünyası vardır.
Zafer duygusu
Tam da bu nedenle mevcut iktidarın Ortadoğu politikasının ne denli, gerçeklerden uzak bir maceracılık olduğunun, bir kesim için zerre kadar ehemmiyeti yoktur. Bu düşünce ve duygu dünyasına hâkim olan duygu ve fikir, AK Parti’nin nihayet Cumhuriyet kadrolarının “teslimiyetçi” ve Batıcı dış politikasına “nihayet dur denildiği” intibaı ve iddiasıdır. İdeolojik söylemler için tutarlılık pek çok durumda önemli olmaz, tam tersine bu söylemler tutarsızlıkları kolayca izah eden formüllere sahiptir. Dün, Türkiye’ye karşı tuzak kurduğu iddia edilen ve “üst akıl” denilen Batı dünyası bugün haklılık referansı olabilir. Demek ki, “Batı bizim haklı olduğumuzu anladı”, “Batı’ya boyun eğdirdik” der çıkarsınız işin içinden. Önemli olan zafer duygusunu canlı tutmak, hayal kırıklığına karşı sonuna kadar direnmektir.
Türkiye’nin Musul civarında Başika kampına askeri yığınak yaparak, varlık gösterme ve/veya Suriye’de tamamen boşa çıkan siyaseti göz ardı etme çabasını bu çerçevede anlamaya çalışmakta fayda var. Açın iktidar yanlısı medyayı, ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız. “Lozan’a hayır diyenler” edebiyatı ile avunarak büyümüş nesiller, hâlâ o akılda, “Musul’u, (hatta) Kerkük ve Halep’i istila etmek gerektiğini” ileri süren mi ararsınız, “imparatorluklar geri dönüyor, biz de bizimkini geriistemeliyiz” diyen mi, hepsi var. Gerçekler ile yüzleşip üzülmekten, kendini sorgulamaktansa hayallere sığınmak her zaman daha kolay ve caziptir. Bu türden hayallerin peşinde koşmak, toplumları felakete sürüklermiş, tarihte bunun sayısız örneği varmış, kimin umrunda!
Çaktırmadan destek
Hadi bu siyasi gelenekten gelenler neyse, bu çevreye sonradan yamananların bu kafaya çaktırmadan destek çıkmasına ne demeli? Kemalist dış politika geçerliliğini yitirdi (ki doğru), ama bunu söylemek “100 yıl sonra Sykes-Picot’un çöktüğü bir dönemde dış politikanın güncel imkânlarını kullanarak yeni kombinezonlar denemeye engel teşkil etmemeli” incisi inanılır gibi değil. Bu da, “Lozan’a karşı çıkanlar” kafasının içinden Walter Benjamin geçen versiyonu. Dış politika gerçekleri, o zamandan bu yana gerçekten de çok değişti, ama Musul, Kerkük’te hak iddia edilebilecek istikamette değil. Bunu yazanın referanslarından biri, Benjamin, diğerleri Demirel ve bir orgeneral, daha fazlasını söylemeye hacet yok.
Konu, iktidar havzasında kalmak için laf cambazlığı değil, bununla kalsa bahse değmez, konu bir ülkeyi felakete sürüklemek. Birileri bunu içinden geldikleri dar görüşlü dünya ve Türkiye algısından kurtulamadığı için, daha bilmem neden sorumsuzca imparatorluk hayalleri peşinde koşmayı marifet saydığı, diğer bazıları kazanımlarını kollamak için “cinlik” yapma peşinde olduğu için yapıyor olabilir. Esas mesele, hepsinin, bu ülkeyi felakete sürüklemekte payı olduğu, bunun mesuliyetinin farkında olmadıkları veya umurlarında olmadığı!
Yazarlar
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları




















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.11.2025
7.11.2025
19.10.2025
4.10.2025
15.04.2025
10.03.2025
23.02.2025
16.02.2025
11.11.2024
14.06.2024