Nuray MERT
Hiçbir şey, bir ülkede savaş görüntülerini, savaş halini haklı ve meşru gösteremez. Hiçbir şey, bu durum karşısında sessiz kalmaya gerekçe olamaz. Nasıl bu noktaya gelindiğini, Kürt siyasetinin sorumluluklarını, hatalarını yazdık durduk, artık o noktayı çoktan geçtik. Hiçbir iktidar, “Derdinizi bize değil, örgüte anlatın, bize değil, onlara seslenin” diyerek işin içinden sıyrılamaz. Ben şahsen örgüt mensubu değilim, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım, siyasi anlayış olarak ayaklanma, devrim gibi yöntemleri benimseyen biri değilim, demokratik, barışçı, müzakereci yöntemlere inanan biriyim; ancak demokratik siyaset içinde ses verebilirim, demokratik siyasete bel bağlayabilirim, bu nedenle benim muhatabım yaşadığım ülkenin iktidarıdır, devletidir. Bu kadar açık bir gerçeğin, laf kalabalığı ile boğulup, barış çağrılarının “terörizme, teröristlere destek” diye yaftalanması karşısında mücrim gibi sesimi kesemem. Niyetimin halis olduğundan emin olduktan sonra, hiçbir şey bir vatandaş olarak talebimi meşru iktidara/devlete tekrarlamaktan beni alıkoyamaz.
Bu sessizlik niye?
Bu ülkede böyle düşünen vatandaş yok mu veya çok mu az; nedir bu sessizlik? Türkiye’nin batısı neden gür sesle, nedeni, sorumlusu kim olursa olsun, “Savaş değil, barış ve bunu gerçekleştirmek için operasyon değil, müzakere” istiyoruz diyemez? Katiyyen sadece muhalif kesimleri kastetmiyorum, bu bir siyasi görüş meselesi değil, o nedenle, iktidar partisine oy verenler dahil, hepimizi, bu ülkede yaşayan herkesi kastediyorum. Bu ülkeden ümidini kesmişlerden biri değilim, bu hali bir yandan yadırgıyor, diğer yandan buna direniyorum, direnmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bu ülkenin selametinin “Ne olursa olsun, savaş haline hayır, en berbatı bile olsa yine de müzakerede ısrar” diyenlerin çoğalmasında olduğunu düşünüyorum.
Kürtlerin kaderi, o veya bu siyasetçilerinin söylediklerine de, bir kısmının kurtarıcı olarak benimsedikleri örgütlerinin stratejilerine de, içinde yaşadıkları devletin kudret gösterilerine de kurban gitmemeli. Bu ülkede yaşayan hepimizin, hepimize ve bu meyanda Kürtlere borcumuz var, şimdi başlarına gelenlerin vebali de hepimizin üzerine olacak. Tabii en büyük vebal, iktidar partisi içinde yer alan Kürtlerin pek çoğunun, kendi çıkarları uğruna olsa gerek, “daha fazla vurun, ezin, bu iş böyle hallolur” yönünde uğursuz rehberlikleri üzerine olacak.
Kolektif suçumuz
Cumhuriyet kurulalı doksan küsur sene oldu; hâlâ inkâr, hâlâ sindirme, hâlâ yok etmekten medet umuyoruz, olacak şey değil! Bu arada, unutmamamız gereken bir gerçek var. Kürtlerin inkârı, sindirme, susturulma çabaları sadece Kemalist siyasete yüklenip işin içinden sıyrılınacak bir mesele değildi, kolektif suçumuzdu. Kürtlerin inkârı sadece Cumhuriyet’in kurucu Kemalist kadrolarının siyasetini belirlemedi, Cumhuriyet’e karşı tepki veren sağ siyasetler inkâr konusunda bir adım önde koşmayı marifet sayıyorlardı. Şu anda Meclis Başkanı olan İsmail Kahraman’ın altmışlı yıllarda bir dönem başkanlığını yaptığı, iktidar siyasetçilerinin pek çoğunun okulu denebilecek Milli Türk Talebe Birliği’nin 1969’da yayımladığı “İşte Doğu Anadolu” başlıklı bir küçük kitapçık şu ifadeler ile bitiyordu: “Artık kesinlikle ispat edilmiştir ki, Türkiye’de Kürt denebilecek bir unsur yoktur. Kendilerini Kürt diye ayrı bir ırk zannedenlerin, Türk asıllı Oğuz boylarından biri olduğunu iyice bilmeleri gerekir. Bu tarihi bir gerçektir. Türkiye’de yaşayan herkes Türk’tür”. Belli ki, bu kafa hâlâ tam değişmemiş, ama artık değişmeli.
Artık zamanımız dar. İktidar mensupları sanıyorlar ki, “Kürtçüler” dedikleri insanlar, karşı taraf sıkıştığı için barış, müzakere çağrısı yapmaya daha meyilli. Oysa asıl devletin, iktidarın ve nihayet bu ülkede yaşayan hepimizin zamanı dar, çünkü bunu kavrayamazsak hep birlikte bir cehenneme yürüyeceğiz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları



















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.11.2025
7.11.2025
19.10.2025
4.10.2025
15.04.2025
10.03.2025
23.02.2025
16.02.2025
11.11.2024
14.06.2024