Nuray MERT
Çok “hassas” bir konu; zaten bu tür hassas konular hiç açılmasın, konuşulmasın diye zamanında tedbir alınmış; “halkı askerlikten soğutma” suçlaması ile soruşturma, kovuşturma. Ama asıl hassasiyet gösterilmesi gereken “insaniyet”, o yüzden hassas konularda konuşmak insanlık vazifesi. Bunca gencin “şehit” düşüp, ailesine tabut olarak geri döndüğü bir dönemde, benim gözüm yaşarmadan izleyemediğim bir kamu spotu var; “Sözleşmeli er kamu spotu”. Bir köy kahvesinde, iki genç dertleşiyor, birinin derdi, “askerlik hizmetini yaparken ailesine kiminbakacağı”, diğeri “sözleşmeli er”liği çözüm olarak tavsiye ediyor; üç yıl boyunca hem vatan hizmeti yapılacak, hem üç bin lira maaş ile fakir genç kalkınacak. Hatta, iyi bir örnek de varmış; bu yolu tutan bir genç memlekete dönüp dükkân açmış. Bu ülkenin, fukaraya teklifi bu; zengin olan bir yolunu bulup paralı askerlik yaparken, fakiri canını ortaya koyup, fakirliğin pençesinden bir nebze kurtulacak.
Kan üzerinden ahkâm kesmek
Mesele fakir gencin kendini bakmakta zorlanması bile değil, söz konusu olan yirmi yaşında “ailesine bakmak” zorunda kaldığı bir yoksulluk tablosu. Teklif; anasına babasına bakmak için anasının babasının “in yürek, çık yürek”, uykusuz geçireceği üç yıl. Veya fukaralıktan kurtulmak için bir dükkâncık umudunun peşinde üç yıl. Gelişmiş dediğimiz ülkelerde, askerlik tümden profesyonel; oralarda da en fakirin çıkış yolu askerlik, üstelik oralarda işin içinde bir de ülkesinden çok uzaklarda, askeri müdahale yapılan yerlerde can pazarı söz konusu. Zamanımızın adaleti bu. Ama askerliğin “vatan savunması” olarak kutsandığı ülkemizde, bu teklif daha bir “tuhaf”kaçıyor. Vatan savunması kutsal ise bir ülkede yaşayan herkes eşit sorumluluk almalı değil mi? Bana sorarsanız, sorunlar askeri yöntemler ile değil, barışçıl yollar ile çözülmeli, kimsenin kanı, canı üzerinden siyaset belirlenmemeli. Bu manada, ilk tercihim, ölümde eşitlik değil; ama mesele kan ve can fedakârlığı ise, eşitlik olsa, barışçıl siyaset de öne çıkar, başkasının kanı üzerinden ahkâm kesmek bu kadar kolay olmaz diye düşünüyorum.
Barışçıl siyaset
17 Mayıs tarihli Yeni Şafak gazetesinde, “Dövizli askerliğe rekor başvuru” başlıklı haberi okurken aynı şeyleri düşündüm. Dövizli askerliği kolaylaştıran ve bin Avro’ya düşüren yasal düzenleme sonrasında, başvurularda “patlama” olmuş. Tam da böyle bir zamanda, çok düşündürücü değil mi? Biliyorsunuz, bu yöntem sadece yurtdışında yaşayanlar ve çalışanlar için bile değil, bir yolunu bulup yurtdışında yaşar veya çalışır görünen herkes için “sağlam” bir yöntem. Bedelli askerlik konusunda da benzer bir durum yaşanıyor, nedense çok milliyetçi, çok savaşkan bir toplum ama kendisi veya çocuğu askere gitsin istemiyor, iş fukaraya kalıyor. Tabii, asıl mesele o bile değil, dediğim gibi, asıl çözüm kan akmadan, can gitmeden varılabilecek çözümleri zorlamak. O nedenle, kim ne derse desin Kürt meselesinin müzakere ve barışçıl siyaset yolu ile çözülmesinden yana olanlardanım.
Diğer taraftan, güvenlik güçlerinin hukuki sorumluluğu konusunda girdiğimiz karanlık tünel var. “Özel birim”lerin aslı faslı meselesi var. Söz konusu olan, gittikçe militerleşen siyasetlere eşlik eden militer yapılanma, kurumlaşma. MİT’e ilişkin yeni düzenlemeler de aynı resmin bir parçası. Son olarak, MİT’in, “görevlerinin ifası amacıyla aldıkları silah ve araçların kayıt dışı olması” yetkisi tam bir karanlık devlet tasavvuru.
Bu arada, hemen hatırlatalım, Türkiye, bugün bu hale gelmedi, eski Türkiye, aynı yapı ve anlayış üzerine yükseliyordu. Eski Türkiye’nin bu yüzünü sorgulamayanların, yenisini sorgulama mecali yok. Nitekim, fazla sorguladıkları da yok; onlar hâlâ daha ziyade Yeni Başbakan’ın eşinin kılık kıyafeti ile daha fazla ilgileniyorlar. İşte tam da bu nedenle, “yeni derin devlet” inşası hiç zorlanmadan gerçekleşiyor, işte bu yüzden kurtulalım bu “derin karanlık”tan derken bir kez daha bu sefer yenisi ile yüz yüze geldik.
Yazarlar
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları




















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.11.2025
7.11.2025
19.10.2025
4.10.2025
15.04.2025
10.03.2025
23.02.2025
16.02.2025
11.11.2024
14.06.2024