Pelin CENGİZ
Yunanistan’da geçen haftaki seçimin galibiSYRİZA’nın bayrağında üç renk dikkat çekiyor,kırmızı, mor ve yeşil: Yani, sosyalist, feminist veçevreci. Sloganları, “Anígume drómo stin elpída”, yani “Umut için bir yol açıyoruz”.
Seçim gecesi zafer netleşince SYRİZA’nın Twitter hesabından atılan ilk mesaj “Elpída nikise” oldu: “Umut kazandı.”
Ülkede işsizlik yüzde 26’ya dayanmış durumda, çalışabilir işgücünü oluşturan nüfusun 1,3 milyonu işsiz. 25-35 yaş arasındaki işsizlik yüzde 50’lerde. Başta emekli maaşları olmak üzere halkın maaşlarında 2009’dan bu yana yüzde 40’lara varan kesintiler yaşandı, nüfusun yüzde 32’si yoksulluk sınırının altında. Nüfusun yüzde 33’ünün sağlık sigortası yok.
2008’den bu yana Troyka’nın kemer sıkma önlemleri altında ezilen Yunan halkı için, “Umut kazandı”. Şimdi herkesin aklındaki soru şu, bu umudu sürdürmek mümkün olacak mı? Bunu zaman gösterecek.
Avrupa Birliği’nde hatta Avrupa genelinde radikal sol bir partinin iktidara gelmiş olması pek çok ilki barındırıyor. Bunun Yunanistan gibi görece Avrupa’nın küçük bir ülkesinde yaşanıyor olmasını gözardı edenler çıkabilir ancak programında yer alan bazı maddeleri uygulamadaki başarısının, Avrupa’daki diğer sol partiler için güçlü bir tetikleyici olacağı ve onları cesaretlendireceği aşikâr.
SYRİZA’nın önünde çözülmek için bekleyen sorunlar dağı var. Bunlardan en önemlisi Troyka ile borçların yeniden müzakere edilmesi. Bunun kadar önemli bir diğeri ise Yunanistan’da halk çok sert kesintilere maruz bırakılırken, oligarkların gücünün aynen devam etmiş olması. SYRİZA en büyük sınavını oligarklarla, ahbap çavuş kapitalizmiyle mücadelede, sosyal adaletin yeniden tesis edilmesiyle, kamu hizmetlerinin, sosyal güvenliğin herkes için eşit, adil dürüst olarak paylaştırılması alanlarında verecek.
Bu da beraberinde başka bir sorunun kapısını aralıyor. SYRİZA temelde küçük grupların harekete geçirdiği üretim modellerini ve yenilenebilir enerjiyi benimsiyor. Yeni hükümet, ekonomideki iyileştirmeleri gerçekleştirirken iktidarından beklenen yeşil beklentileri düşürüp yatırımlara yönelecek mi? Yatırımların ve üretimin artırılması kararı enerji talebinin artmasına neden olacak. Bu karar kritik olacak zira SYRİZA’nın, ekoloji odaklılık ile ne olursa olsun büyüme diyen kanatlar arasında sıkışıp kalması muhtemel.
Bağımsız sol/ sosyalist topluluklar, ekolojistler ve feminist hareketlerden oluşan parti platformu SYRİZA’nın, Yunan Yeşiller Partisi’nin tüm anahtar taleplerini içeren protokolünde imzası var. Protokolün 2. maddesi, “Fosil yakıtlardan uzaklaşan, yenilenebilir enerjiler ve enerji tasarrufunu destekleyen bir enerji modeli” talebini dile getiriyor.
Dolayısıyla, seçim zaferinin ardından Avrupa’dan gelen ilk tebriklerin yeşil partilerden ve Avrupa Parlamentosu’ndaki Yeşiller Grubu Greens/ EFA’dan gelmesi tesadüf değil.
Başa gelir gelmez Halkidiki’deki altın madenini kapatma vaadi olumlu ancak iş bununla bitmiyor. Yunanistan’da aktif hâlde çalışan iki linyit kömürlü termik santral var ki, bunlar Avrupa’nın en kirli santralleri listesinde. Bunların yerine son teknolojiyle işleyen iki yeni santral planı var. Temiz kömür santrali diye bir şey yok, yeni teknoloji sadece kirliliğin çeşidini değiştiriyor. Kömür tozlarını atmosfere salmıyorsunuz da onun yerine suyu kirletiyorsunuz. Mali zorluklar altındaki ülkede enerji ithal etmek yerine “enerjimizi kendimiz üretelim”ciler çıkabilir, tabii bunun da bir maliyeti var.
Diğer yandan, İsrail ve Kıbrıs’tan çıkarılacak Doğu Akdeniz gazının Akdeniz Doğalgaz Boru Hattı ile Yunanistan üzerinden Avrupa pazarlarına taşınması gündemde. Yunanistan burada rol alma konusunda istekli. Guardian’a göre, SYRİZA’nın sandıktan birinci parti çıkacağı anlaşılınca seçim öncesi Avrupa kurumlarıyla SYRİZA arasında informel görüşmeler başlamış bile. Gelecekte Yunanistan ile Avrupa arasındaki ilişkilerin temel belirleyicilerinden biri olarak bu boru hattı gösteriliyor.
Avrupa’da yeşil ve sol bir iktidarın varlığı çok değerli, umarım ekolojik duyarlılıklar büyüme hırsına kurban edilmeden ekonomiyi düze çıkarmayı başarabilirler.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.03.2025
29.12.2024
14.10.2024
27.09.2024
23.08.2024
26.07.2024
21.05.2024
13.02.2023
10.02.2023
15.11.2022