Pelin CENGİZ
Geçen hafta DİSİAD (Diyarbakır Sanayici İş İnsanları Derneği) tarafından düzenlenen “Türkiye’de madencilik ve Diyarbakır’ın madencilik sektöründeki yeri” başlıklı panele katıldım. Panelin geçen mayısta yapılması planlanıyormuş, tam o tarihlerde yaşanan Soma faciası, ardından gelen Ermenek ve Şırnak maden kazalarıyla DİSİAD, paneli ötelemek zorunda kalmış.
DİSİAD Başkanı Burç Baysal, maden sektörünün siyasi malzeme olmaya müsait olduğu için değişken kararlar ile tartışması bol olan bir alan olduğunu söyledi ki, geçen bir yılda yaşananlar bu tespitin haklılığını ortaya koyuyor. Sektörü doğrusuyla yanlışıyla tartışmak önemli.
Türkiye’nin 1,5 trilyon liralık GSYH’sının yüzde 1,5’i madencilik sektöründen elde ediliyor, Türkiye’nin 150 milyar doları aşan ihracatı içinde madenciliğin payı yüzde 2,5. Diyarbakır’ın ihracatının toplam ihracattaki payı düşük, binde 1,5. Buna karşılık 3,8 milyar dolarlık madencilik ihracatı içinde Diyarbakır’ın payı yüzde 2. Maden ihracatında Diyarbakır iki konuda öne çıkıyor: Demir cevheri ihracatının yüzde 44,5’i, doğaltaş ihracatının yüzde 7’si kentten gerçekleşiyor.
YERİN ÜSTÜNÜ TAHRİP ETMEDEN…
Kentin gelişimi açısından önemli ancak madencilik sektörünün iş güvenliği ve doğa tahribatıyla sık sık gündeme geldiği düşüldüğünde konu hassas. Paneli başından sonuna kadar dikkatle izleyen Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Gültan Kışanak, kentlerdeki yeraltı kaynaklarının ekonomik refaha katkı yapacak şekilde çıkartılması gerektiğini belirtiyor. Kışanak, “Arzu ediyoruz ki, yerin altındakiler yeryüzüne çıkarılırken toplumun yaşam kalitesi de artırılsın. Ne yazık ki bu konuda yeterince iyimser değilim. Madenlerin işlenmesi ve ruhsatlandırılmasında yerel yönetimlerin hiçbir etkisi yok. Bu kabul edilebilir bir şey değil” diyor.
Çevreyle uyumlu, iş güvenliği koşullarını sağlayan bir madencilik için etkin politikaların oluşturulmasının önemine değinen Kışanak’ın tespitleri şöyle: “Bazen yerin üstü yerin altından daha büyük ekonomik öneme sahip. Yerin altındakini çıkaracağız diye yerin üstünü tahrip ediyoruz. Orman ve tarım arazilerinin ve ekolojik dengenin korunması gerekli. İş güvenliği yaşam hakkını tehdit eder durumda, bu konuda hiçbir maliyetten kaçınılmamalı. Emeğin, alın terinin önemine inanan bir madencilik sektörü mümkün.”
Kışanak’a son dönemde yaşananları sorduğumuzda, “Toplumsal olayları, Diyarbakır özelinde tartışmak doğru değil. Buraya özel bir mana yüklenmemeli. İktidarla yerel arasında yönetişim sorunu var. Biz devletle sorunlarını çözmüş bir kent olmak istiyoruz” diyor. Kışanak’a, “Meclis’i özlediniz mi” diye sorduğumuzda ise şu yanıtı veriyor: “Ankara’da bizim gibi muhalefet partileri için sadece itiraz etme hakkı var, bir şeyi değiştirme hakkı yok. Yerelde bir şeyleri değiştirme ve sonuç alma imkânı daha çok.”
BEKLENTİ YİNE VAR AMA ENDİŞE YÜKSEK
Güneydoğu Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı Şah İsmail Bedirhanoğlu ile de seçim atmosferini konuştuk. Çözüm süreciyle birlikte yatırımcının ilgisinin büyük olduğunu ancak gelişmelerin bu ilgiyi yatırıma döndürmediğini kaydeden Bedirhanoğlu ile sohbetten akılda kalanlar şöyle: “6-7 Ekim olayları bölge üzerinde uzun süre etkilerini hissedebileceğimiz bir süreç oldu. Çözüm sürecine çok ciddi bir inanç vardı. Beklenti yine yüksek ama inanç bakımından endişe yükseldi. Kürt toplumunun taleplerinin gerçekleşmemesi şiddet hareketlerini artırdı.
Yüzde 10 barajının HDP açısından aşılması zor. Türk seçmenden çok oy alabileceğini düşünmüyorum. Batı illerinde güçlü adaylarla zorlarsa o bölgelerdeki Kürt seçmenden oy devşirebilir. AKP ve CHP çevrelerinin söylediği ortak rakama göre HDP’nin oyu yüzde 8. Demokratik siyaset alanında HDP’nin olması önemli, olmamasının ağır sonuçları olur. Kürt toplumunun taleplerini Meclis’te dile getirmek açısından temsil önemli. Çözüm sürecinde yine muhataptırlar ama HDP’nin parti olarak temsili önemli. Barajı aşamazsa siyasi açıdan daha fazla kriz bekliyorum.”
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.03.2025
29.12.2024
14.10.2024
27.09.2024
23.08.2024
26.07.2024
21.05.2024
13.02.2023
10.02.2023
15.11.2022