Pelin CENGİZ
7 Haziran seçimlerine az bir zaman kaldı. Nasıl bir Türkiye vaat ettikleriyle ilgili AKP, CHP ve HDP’nin seçim bildirgelerinin detayları açıklandı. MHP’ninki de Mayıs başında belli olacak. Seçim beyannamelerinde pek çok konuyu ilgilendiren sözler verilmiş, AKP, “yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır” diyerek 13 yıllık iktidarlarının bilançosunu da çıkarmış.
Kamuoyunda AKP ile CHP’nin seçim vaatleriyle ilgili “kaynak tartışması” süredursun, Türkiye’de artık muhalefetin temel dinamiklerinden birinin çevre ve yaşam alanları mücadeleleri olduğunu söylemek yanlış olmaz. Türkiye’nin farklı coğrafyalarında benzer mücadeleler sürüyor.
Deresinin üzerine HES yapılmasına karşı koyduğu için jandarmadan dayak yiyen Karadenizli kadınlar da, sanayi atıklarının zehirlediği Ergene Havzası’ndaki suyla üretimini devam ettirmeye çalışan çiftçi de aynı mücadeleyi veriyor. Akkuyu’da, Gerze’de, Munzur’da, Loç Vadisi’nde, Yırca’da, Hasankeyf’te, Sinop’ta,Kuzey Ormanları’nda, Solaklı’da nükleer ve termik santraller, köprüler, madenler, barajlar yaptırmamak için direnenler de.
Partilerin çevre ve enerjiyle ilgili ne söylediklerinin hepsine yer vermek zor ancak birkaç noktaya değinelim. Zira, sadece insanın yaşam hakkından bahsedip doğal varlıkların yaşam hakkını hiçe sayan bir siyaset modelinin demokrasiden, herkes için adil, özgür ve eşit bir gelecekten bahsetmesi mümkün değildir.
Ekoloji mücadeleleriyle ilgili en net destek cümlesi HDP’nin vaatleri arasında: “HDP, yaşamı ve yaşam alanlarını korumak için verilen mücadeleyi emek ve sınıf mücadelesinden ayrı düşünmez. Kırda ve kentte, doğa ve yaşam haklarını savunma ve koruma mücadelesi verenlerin taleplerini yükseltir ve sahiplenir.”
CHP’nin vaatlerinde ise şöyle bir cümle var: “Çevre davalarında mahkeme masrafı almayacak, bilirkişi masraflarını Hazine üzerinden karşılayacağız.”
Türkiye’de en sıcak gündem maddelerinden biri enerji. AKP, seçim beyannamesinde, “Yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarını mümkün olan ve en üst düzeyde değerlendirmeyi ve nükleer teknolojiyi elektrik üretiminde kullanmayı öngörmekteyiz” diyor. Beyannamede, Mersin ve Sinop’un ardından üçüncü nükleer santral için görüşmeler yapıldığı da ifade edilmiş.
CHP’nin bu konudaki durumu ilginç. Nükleere karşı toplantılarda, eylemlerde CHP’li milletvekillerini görmeye de alışığız. Üstelik, “Çevre ve toplumla uyumsuz, yerel paydaşların karşı çıktığı projeleri uygulamaya koymayacağız” cümlesinin yer aldığı bildirgedeki şu ifadeleri anlamak mümkün değil: “Nükleer teknolojiye, kategorik olarak karşı olmamakla birlikte, mevcut nükleer enerji teknolojilerine dayalı sorunlarını giderememiş riskli santrallerin kısa vadede ülkemizde kurulmasına izin vermeyeceğiz.”
Nükleere hayır diyememiş utangaç bir ifade…
HDP’nin ise bu konudaki tavrı net: “Sermaye birikimi için yapılan HES, termik, nükleer vb. enerji projelerine, ekolojik yıkıma yol açan maden işletmeciliğine, endüstriyel atık ve kirlilik sonucunda yaşam alanlarının tahribine yol açan uygulamalara son verilecek. Nükleere ve radyoaktiviteye dayalı üretim ve yeniden dönüşüm yapılanmasına, tarım alanlarının, meraların, ormanların, kıyıların nükleer atık sahası olmasına izin verilmeyecek.”
AKP’nin fosil yakıtlarla ilgili duruşu aynen devam: “Kömür aramalarına hız verecek ve rezervleri artıracağız. Linyit kömürü ve jeotermal gibi yerli kaynakların potansiyelinin tespitine yönelik arama faaliyetlerini azami düzeye çıkaracağız.”
CHP’nin vaatleri de AKP’den farksız: “Önemli kömür alanlarının, havza madenciliği kavramı temelinde yeniden projelendirilerek yapılandırılmasını sağlayacağız. Linyit kaynaklarımızın, öncelikle elektrik enerjisi amaçlı değerlendirilmesini sağlayacağız.”
Kömüre bakış açısından da AKP ile aralarında pek fark yok gibi…
Türkiye’de yeşil siyasetin müktesebatını programına iyi şekilde dâhil etmiş parti sadece HDP gözüküyor. Ekoloji hareketinin taleplerini seçim bildirgesine taşımış tek parti HDP. Barajı geçmesi hâlinde ekoloji mücadelesi verenlerin yüzünü güldürmeleri mümkün.
.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.03.2025
29.12.2024
14.10.2024
27.09.2024
23.08.2024
26.07.2024
21.05.2024
13.02.2023
10.02.2023
15.11.2022