Sezin ÖNEY
Adı Virginia Raggi. İsmini ilk kez, geçtiğimiz aylarda Brüksel’de bir İtalyan politikacıların ağırlıkta olduğu bir toplantıda duymuştum. 37 yaşında bir avukat Raggi. Ve büyük ihtimalle de, Roma’nın ilk kadın belediye başkanı olacak. Brüksel’deki toplantıda, daha adaylığı ilk belli olduğu zamanlarda bile, İtalya’nın önde gelen siyasetçileri ve yorumcularının, “Roma’yı alacak” dedikleri Raggi, bu hafta sonu yapılan belediye seçimlerinin ilk turundaki en yüksek desteği elde ederek yüzde 35,3 oy aldı. 19 Haziran’da gerçekleşecek olan ikinci tur seçimlerde de, “olağanüstü” bir durum olmazsa, galibin Raggi olması bekleniyor.
Oysa, bundan 4-5 ay önce, Raggi’nin siyasetle alakası bile yoktu. Raggi, başarılı bir hukuk kariyerini geride bırakarak politikaya atılmaya, oğlu sebebiyle karar vermiş. Neden mi? Roma, dünyanın en güzel şehirlerinden olabilir ama gerçekten de korkunç halde. Trafiğinin kaosundan çöplerinin toplanmamasına, toplu taşıma sisteminin başarısızlığına ve tabii, kentin düştüğü halin ardında yatan asıl sebep olan yolsuzluğa kadar birçok sorunu var Roma’nın. Doğma büyüme Romalı olan Raggi, başka bir şehirde yaşamak istemiyor. Ancak, çocuğu olduktan sonra, onun Roma’nın bu halinde büyümesini de istemiyor.
Raggi’nin kampanya sloganı, “Çürümeye son ver” ve en büyük vaadi, yolsuzluğa son vermek. Bununla beraber, seçmenlerine verdiği diğer sözler arasında, Roma’nın tüm kamu ihalelerinde şeffaflık, daha çevreci bir kent yaratmak gibi hedefler de var.
Raggi’nin son derece muhtemel başarısı, İtalya’nın geleneksel parti sistemini kökünden de sarsacak. Zira Raggi, İtalyan siyasetinin “ayrık otu”, var olduğu haliyle politik düzene toptan karşı çıkan Movimento Cinque Stelle (Beş Yıldız) Hareketinin adayı. Zaten, bana Raggi’den bahseden İtalyan siyasetçilerin de asıl derdi buydu; hepsi, merkez partilerden gelen, “duayen” politikacılardı ve devirlerinin kapanmakta olduğunu düşünüyorlardı. Cinque Stelle, 4 Ekim 2009’da, komedyen Beppe Grillo tarafından kurulduğunda, tek dayanağı, internet ve “kelimeler” idi. Grillo, tek başına başlattığı hareketi, interneti ustaca kullanması ve insanların bam tellerine basan, konuştu mu dinleten hitap şekliyle popülerleştirdi.
Bugün, Başbakan Matteo Renzi’nin, Sosyal Demokrat Partito Democratico’su (PD-Demokrat Parti) ile Cinque Stelle arasında sadece bir puanlık fark var. En yüksek oy oranına sahip PD, yüzde 30’luk desteğe sahip, Grillo’nun hareketiyse yüzde 29’luk. Cinque Stelle, ülkenin büyük partilerinin kapasitesizliklerine, sistemin tıkanıklıklarına ve de özellikle, yolsuzluğa karşı çıkıyor; hiçbir ideolojiye de dayanmıyor.
Raggi’nin ifadesiyle de, harekete olan destek “Sıradan insanların, hayatlarının kontrolünü ellerine almak istemelerinden” kaynaklanıyor.
Türkiye’de internet, “karizmatik liderliğe” soyunabilecek iyi hatipler ve bol bol yolsuzluk var; peki, burada “sıradan insanlar”, hayatlarının kontrolünü ellerine almak istemiyorlar mı?
Transparency International-Şeffaflık Derneği’nin Türkiye şubesi yönetici Oya Özarslan’a göre, yolsuzluk bilinse de, göz yumuluyor. Ama yeterli derecede de “bilinemiyor”. Özarslan, “Medyanın kontrolü, çok kritik bir rol oynadı burada, bazı sözcükler öcü gibi yasaklı, bunların başında da yolsuzluk geliyor. Sadece hükümet yanlısı medya değil; ana akımda dahi bu konunun yazılamadığına bir çok kez tanık oldum” diyor. Ve “büyük kutuplaşmanın”, toplum genelinde, yolsuzluk konularını, bilmeme, görmek istememe ve rıza göstermeye neden olduğuna da dikkat çekiyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları





















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.10.2025
28.09.2025
25.04.2025
3.02.2025
29.01.2025
17.01.2025
7.11.2024
6.11.2024
24.10.2024
27.06.2024