Sezin ÖNEY
Bugün de Katalonya'da "bağımsızlık" referandumu var. Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin Irak'tan ayrılmak için gerçekleştirdiği bağımsızlık referandumunun üzerinden bir hafta geçmeden, şimdi de Katalonya İspanya'dan ayrılmak için sandık başına gidiyor.
Katalan hükümeti de, Kürdistan Bölgesel Yönetimi örneğinde olduğu gibi, merkezî hükümeti karşısına alarak ve ülkenin Anayasa Mahkemesi'nin referandumu "yasa dışı" sayan kararına karşı çıkarak sandık başına gidiyor.
İktidardaki muhafazakâr Partido Popular'ın (Halk Partisi-PP) lideri, Başbakan Mariano Rajoy, Katalonya referandumunu tamamen "illegal" sayan bir siyasi rota benimsemeyi tercih etti. "Baskı" eksenli politikanın nasıl bir sonuç verdiğini bugün Katalonya seçmenlerinin verdiği tepki belirleyecek.
Evet, yasalar Rajoy'un yanında... Katalan hükümetinin bu referanduma ilişkin tüm adımları, Anayasa Mahkemesi tarafından "yasadışı" kılındı. Dahası, güvenlik güçleri de, referanduma engel olmak için harekete geçirildi. İspanya'nın ulusal polisi, 20 Eylül'de Katalan hükümetinin bazı binalarını bastı ve üst düzey bir isim olan Katalonya Başkan Yardımcılığı Genel Sekreteri Josep Maria Jove operasyonda gözaltına alındı. Yönetimden başka isimler de gözaltında...
Ayrıca, referandum için hazırlanan 10 milyon oy pusulasına, polis tarafından el konuldu. Oy verme işleminin gerçekleşeceği okullar, polis tarafından abluka altına alındı.
Katalonya'ya, "merkezden" yaklaşık 6 bin polis nakledildi. Bu polisler, limanda demirli bir turistik yolcu gemisinde kalıyorlar. Katalonya'nın kendi yerel polis gücü Mossos d'Esquadra'ya da, gene "merkezden", referandum sürecinin engellenmesi talimatı gitti. Ancak, yerel güvenlik gücü aslında Katalan yerel yönetimi Generalitat'a bağlı çalışıyor. Güvenlik önlemleri ötesinde, İspanya merkezî hükümeti, Katalan yönetiminin finansal kaynaklarına da el koydu. Katalan "Yüksek Seçim Kurulu-YSK'sı" sayılabilecek "seçim kurulu" üyelerine, günlük 12 bin Euro'ya kadar çıkan para cezaları verdi. Katalonya'nın bağımsız olması gerektiği yönünde yayın yapan bazı internet siteleri de yasaklandı.
Yani, şu an itibariyle, Katalonya'nın yerel yönetimine bir kayyum atanmadığı kaldı! Bugün, her şeye rağmen gerçekleşecek referandum da, tam bir "korsan oylamaya" dönüşmüş durumda.
Bu tabloya bakınca, geçen Pazartesi yapılan "Kürt referandumu", Katalonya'nınkine göre, son derece rahat ve sorunsuz gerçekleşti yorumunu yapmak da mümkün. Ancak, iki referandum arasında bir benzerlik var gibi gözüküyor.
Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin referandumu, İran ve Türkiye ile Irak merkezî yönetiminin sert biçimde karşı çıkması, nasıl Kürtler üzerinde referandumu daha da sahiplenme yönünde bir tepkiye neden olduysa; Katalonya'da da benzer bir "baskıya tepki" yönelimi oluşmuşa benziyor. Bölgede halkın nabzını tutan haberlerde, genelde "Madrid'in baskıcı tavrı, İspanya'dan neden ayrılmamız gerektiğini bize çok iyi biçimde gösterdi", "Bağımsızlığı eskiden desteklemezdim ama İspanya yönetiminin, referanduma yönelik baskıcı tavrı fikrimi tamamen değiştirdi" gibi yorumlara sıklıkla rastlanıyor. Yinelenen diğer bir yorum da, "Franco'culuğun hortladığı".
Bu sonuncusu çok ağır bir eleştiri içeriyor; zira, diktatör Francisco Franco döneminde, Katalanca ve Katalan kültürüne yönelik son derece baskıcı uygulamalar söz konusu olmuştu. Şimdi referandum da, "Franco'nun faşist rejimine bir kez daha hayır demek için" bir vesile olarak çerçevelenmeye başlandı. Ayrılıkçı Esquerra Republicana de Catalunya'dan (Katalan Cumhuriyetçi Sol Parti) siyasetçi Gabriel Rufián'ın, sosyal medyada paylaştığı, "Francoizm, 20 Kasım 1975'te Madrid'de bir yatakta ölmedi. Biz, dünyaya, Franco'nun 1 Ekim 2017'de, Katalonya'da seçim sandıklarında öldüğünü göstereceğiz" mesajı, aslında oldukça yaygın bir psikolojiyi işaret ediyor gibi gözüküyor.
Madrid teyakkuz hâline geçmese, Katalan bağımsızlık referandumu, Katalanlar için böyle bir "ulusal seferberlik" haline dönüşür müydü?
Bence hayır. Son dönemlerde, Katalan bağımsızlığına olan destek bölge genelinde düşüşteydi. 2013'te yüzde 50 civarına yükselerek "zirve yapan", bağımsızlığa desteğin en yeni verilere göre (Temmuz 2017'de yapılan bir araştırmaya göre), yüzde 41'e gerilediği gözlenmişti.
Üstelik, referanduma katılım oranında katılım eşiği yok; sonucu, "daha motive olup" sandığa ne olursa olsun gidecekler belirleyecek. Güvenlik güçlerinin yoğun tedbirlerine rağmen, sokağa çıkıp da sandık başına gidecek olanlar da, büyük ihtimalle bağımsızlık konusunu en sahiplenenler olacak...
Malum; bu Katalonya'nın ilk bağımsızlık referandumu değil; ilk referandum, 2014’te gerçekleşen “Katalonya’nın geleceği için vatandaş katılımı" adını taşıyordu, oylamaya katılanların yüzde 81’e yakını, “devlet olmayı” desteklemişti; ancak, referanduma katılım yüzde 41’lik bir oranla oldukça düşük olmuştu.
Eylül 2015 seçimlerinde ayrılıkçı partilerin Katalan seçimlerini kazanması ertesi, Katalan Meclisi, Kasım 2015’te Declaració d’inici del procés d’independència de Catalunya’yı (Katalonya’nın Bağımsızlığı Sürecinin Başlangıcı Bildirisi) onayladı. Bu bildiri, 24 Ocak 2017’de Avrupa Birliği Parlamentosuna sunuldu. Ve Katalonya Parlamentosu, 6 Eylül 2017 Çarşamba gecesi, referandum kararını aldı.
Oy pusulalarına el konuldu demiştik; seferberlik hali öyle ki, yeni pusulalar hemen basıldı. Ve her şeye rağmen, şu soru bugün Katalan seçmenler nezdinde yanıt bulacaK: "Katalonya'nın bağımsız bir Cumhuriyet olmasını kabul ediyor musunuz"?
"Evet" oylarının bir tek oy dahi çoğunlukta olması hâlinde de Katalan Parlamentosu, 48 saat içinde bağımsızlığı ilan edecek.
7,5 milyonluk Katalonya, bugün İspanya'ya ve Avrupa'ya gerçekten de çok sıcak bir gün yaşatacak.
Yazarlar
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları




















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.10.2025
28.09.2025
25.04.2025
3.02.2025
29.01.2025
17.01.2025
7.11.2024
6.11.2024
24.10.2024
27.06.2024