Tuncer KÖSEOĞLU
Sözümüzü en baştan söyleyelim. Türk medyası her zaman ve her koşulda “milli menfaatlere” uygun yayıncılık yapmıştır. Burada asıl amaç erki elinde bulunduranların işaret ettiği doğrultuda yayınlar yapmaktır. Zaman içinde gücü elinde bulunduranlar değiştikçe bu “milli menfaatler” de değişime uğramıştır. Gerçekleri yazmak ve ortaya çıkarmak konusunda çok istekli ve yetenekli olmayan medya, gücü elinde bulundurana göre değişen “milli menfaatler” kavramına hızlı bir şekilde ayak uydurma konusunda oldukça mahirdir. Türkiye gibi siyasetin son derece kaygan ve günlük belirlendiği ülkelerde medya zaman zaman buna ayak uyduramayıp, siyasilerin gazabına uğrasa da en tutarlı olduğu şey milli menfaatlerdir.
Milliyet gazetesinin İmralı tutanaklarını yayımlamasından sonra milli menfaatlere uygun gazetecilik yapanlar, başta hafiyecilik olmak üzere her şeyi söylemişlerdir ama haberin gerçekliğine ilişkin tek bir laf etmemişlerdir. Cadı avıyla kazana atılan muhabir ve Milliyet yöneticilerinin yayımladığı tutanağın gerçek olmasının hiçbir değeri yoktur. Önemli olan burada gücü elinde bulunduranların vereceği tepkidir. Nitekim ilk esaslı tepki Balıkesir’de Başbakan Erdoğan’dan “Batsın bu basın” şeklinde geldi. Keza Erdoğan, salı günü grup toplantısında kendisini “milli yayın yönetmenliği”ne yükseltecek konuşmasıyla basın hayatında yeni bir çığır açtı. Başbakan böyle der de gazetenin sahibi durur mu? Yüreği “milli duygularla” dolup taşan gazetenin patronu Erdoğan Demirören gazetesine koşturup, Derya Sazak’a “milli menfaatler” yönünde yayın yapması konusunda uyarılarda bulunması bir yana, yakın tarihimize tanıklık eden ve bunları not ederek yazan Hasan Cemal’in yazmamasını talep etti. Hasan Cemal gibi bir gazetecilik devini susturmayı talep etmenin gerekçesi“milli menfaatler” olduğu gün, gazetecilik zaten battığı kadar batmıştır ve aslında başka söze gerek yoktur...
Yakın geçmişe göz atalım
Biz yinede 30 yıldır dökülen kanda aslan payını alması gereken medyanın “milli menfaatler” adına geçmişte neler yaptığına bir bakalım. İleride belki faydası olur. 90’lı yıllarda savaş bütün hızıyla sürüp köyler yakılarak boşaltılırken, medya İstanbul Ayamama Deresi kenarında Bedrettin Dalan’ın peşkeş çektiği arazilere plazalar yapıp sefa sürmekle meşguldü. O plazaların siyah renkli camlarından ne yakılan köyler, ne sokak ortasında öldürülen gazeteciler ne de faili meçhuller görünüyordu. Savaş büyüdükçe gelen asker cenazelerinin hikâyelerini yazmak ve kahramanlaştırmak, “milli menfaatlerin” gereğiydi. Öyle de yapıldı. Dağlarda gençler, sokaklarda insanlar ölüyor, içlerinde yüzme havuzları, barları olan plazalarda “milli menfaatler” doğrultusunda halktan kopuk başka bir hayat yaşanıyordu. Her şey iyi güzel sürerken araya bir “ayrık otu” girdi. Seçimlerde birinci olan Refah Partisi, DYP ile koalisyon kurdu. İşte bu, mevcut gücü elinde bulunduranlar için menfaatlere uygun değildi. Bu amaçla Sincan’da tanklar yürürken medyanın iki büyük gazetesinin orada bulunması tesadüf değil, “milli menfaatlerin” gereğiydi. Sonrası hepimizin malumu...
2002 yılında AKP iktidara geldiğinde Erdoğan için atılan “Muhtar bile olamaz” manşeti işte bu menfaatlerin ürünüdür. Yani tamamen millidir. Biz o manşeti atanların iyi niyetinden asla kuşku duymadık. Sonra karargâhlarda ardı ardına yapılan darbe planları ve bu planlara halk desteği sağlamak için gazetelerin yaptığı çabaları, “milli menfaat” vurgusu yapmadan nasıl açıklayabiliriz. Gazetecilerimiz o kadar “milli” duygularla dolup, taşıyordu ki bazıları Hrant Dink’in katiliyle empati kurmaktan kendini alamadı. Taraf gazetesi işte bu “milli menfaatlere” uygun gazetecilere inatayrık otu olarak çıktı. Karakolların basılıp askerlerin ölmesini sorguladı. Bunun “şike” baskınlar olduğunu, karakolların saldırıya açık hedef haline getirildiğini öne sürdü. Bu yayınlar en çok içinde“milli hassasiyetler” olmadan sokağa adım atmayan gazeteleri ve gazetecileri rahatsız etti. Enerjilerini gerçekleri ortaya çıkarma değil, karartma üzerine kurgulayan gazeteler ve gazeteciler, şimdilerde Erdoğan’a destek veriyor. Başbakan 30 yıldır süren kanı durdurmak için sadece elini değil, her şeyini ortaya koydu ve de kararlı görünüyor. Bu barışı istememek için kanla beslenen vampir olmak lazım. Barışın yolu ise, zaman zaman canımızı yaksa da gerçekleri bütün çıplaklığı ile yazmaktan geçiyor. Gücün karşısında ellerini kavuşturup, boynunu büken kapıkulu gazeteciler yeterince var, arada “ayrık otu” gazeteciler de olsun be... En çok onlar gerekli.
twitter@TncrK
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları


































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.12.2023
20.05.2023
7.03.2022
1.03.2022
14.02.2022
28.01.2022
24.01.2022
12.01.2022
29.12.2021
20.12.2021