Tuncer KÖSEOĞLU
Önce sesler azalır sahillerde.
Dalgaların sesleri daha net duyulur kıyıdan insan sesleri azaldıkça.
Güneş şemsiyeleri kapatılır; şezlonglar azalır. Denize girme vaktinin en keyifli anlarını toplu göçe katılmayan birkaç yazlıkçı çıkarır. Onlar da göçüp gidecek bir süre sonra ve kendi doğasına dönecek sahiller.
İşte ben de Sarıkız’a denizin son demlerinde rastladım, bir sahil kasabasında. Şaşkın bir halde plajda koşturuyordu. Sahilde güneşlenen çocukların yanına gitti önce. Çocuklar onu okşayınca yüzünün şekli değişti. Kumlarda yuvarlandı. Sahil kenarında köpeğin koşturmasını izleyen bir adam “Bunlar suyu çok sever, ben bunu denize sokayım” dedi. Denize girdiler birlikte. Bir süre yıkadı onu adam. Sonra dışarı çıktılar. Bütün bedenini silkeledi. Sarı tüylerinden etrafa saçıldı suları. Sonra yine çocukların yanına gitti. Çocuklar sevdiler onu, onlar sevdikçe daha da mutlu oldu.
Sonra… Sonra kalkıp gitti çocuklar aileleriyle. Bir süre arkalarından baktı. Peşlerinden gitti…
Birlikte köşeyi döndüler. Daha bir 10 dakika geçmeden geri döndü. Bizim oturduğumuz masanın altına girdi. Masum yüzüyle bize baktı. Hüzünlüydü gözleri. Çay bahçesinde çalışan garson çocuk “Birkaç gündür burada. Sahipleri tek etmiş. Ne de güzel bir köpek. Nasıl kıydılar buna” diye sitemde bulundu. İşte böyle başladı Sarıkız’ın öyküsü…
İyice boşalan sahilde sahibini arayan Golden cinsi köpeğin adını etrafta kimse bilmediği için Sarıkız koydum. Belli ki yazın doğum yapmış memeleri hâlâ şiş.
Sarıkız sahil kasabalarında yaz sonu kaderine terk edilen köpeklerden biri sadece. Sokakta yaşamayı pek beceremediklerinden hayvanseverler bu terk edilen köpeklerle, kedilerle ilgilense de birçoğu bir sonraki yazı göremiyor. Sokağın kanunu başka çünkü…
Geride bıraktıkları bu hayvanlarla ilgili neler hissettiklerini tam olarak bilmesem de, şehirdeki hayatlara dönüşlerde arkada kalanların hayatları hiç de kolay olmuyor. Bulabilirlerse kışı geçirecek bir yuva, belki hayatta kalacaklar, ya bulamayanlar!
Oysa ne güzel başlıyor hikâye. Yazlığa gitmek için gün sayılır, hazırlıklar tamamlanır. Çocuklar kedi- köpek ister. Hem sahilde sabahları yürüyüş için en ideal eşlikçidir köpekler. Kışın yağ bağlayan bedenleri harekete geçirmek için güzel bir bahanedir yürümek. Üstüne bir de hava atarsın hayvanları seviyorum diye! Hem parasıyla değil mi? Gidersin bir petshopa, en cinsinden alırsın bir tane… Yazlığa götürülecek son eşya da tamamlanır böylece. Eşya diyorum, koca bir yaz geçirdiğin bir canlıyı, hele de sana bağlanmışsa “Şehirde bakamam” diyerek sokağa bırakmanın, kaderine terk etmenin başka bir izahı olamaz.
Hem seneye daha cinsini, daha güzelini alırsınız. Ne de olsa devir tüket at devri değil mi?
Geçen yaz bir tanıdığımın köpeğine baktım üç ay süreyle. Terk edilen Sarıkız gibi Golden cinsi bir köpekti o da. Reks’ti adı. Sahibi yeni tayin olduğu yere yerleşene kadar Apiça’daki köy evinin bahçesinde baktım misafirimize. Yeni evine alıştığı birkaç günlük süreden sonra Reks’le çok iyi dost olduk. Günlük ritüellerimiz oluştu birlikte. Her sabah erkenden kalkar dağa çıkardık. Reks bu süre zarfında yolda gördüğü her çamura yatar sırtını kaşırdı. En sevdiği şey o çamurlu haliyle üzerime atlamaktı ki nefret ederdim bundan. Birkaç saat süren dağ yürüyüşü bittikten sonra köyün içinden geçen derede yıkanır temizlenirdik. Benden önce girerdi dereye Reks. Şehirde işim olunca aceleyle işimi halledip köye dönerdim. Beklerdi beni yolun başında. Ben mi ona baktım o mu bana baktı hâlâ çözebilmiş değilim. Sanırım o bana baktı…
Her güzel şeyin bir sonu olduğu gibi Reks’le geçirdiğim güzel zamanlar da sona erdi. Sahibi bir sabah kamyonetle geldi. Kamyonetin kasasına koyduk onu tasmasından bağlayıp. O an bana bakışını unutamam. Ayrılığı hissetmişti Reks. İçime oturdu o bakış. Aracın kasasında giderken karşı yola geçmişti ki kamyonetten aşağı atladı Reks. Az kalsın boğuluyordu. Arkadaş yanına bindi. Atladı çünkü sınırı orasıydı. Oraya kadar gider geri dönerdi…
Bütün ayrılıklar acıdır, yaralar bırakır insanın içinde. Reks’le yaşadığım o ayrılık bir başka koydu bana…
Şehirler, koşturmaca insanı yoruyor, vahşileştiriyor. O vahşilik içinde evcil hayvanları sahiplenerek soluklanıyoruz belki. Son yıllarda evlerinde evcil hayvan besleyenlerin çoğalmasını kalabalıklar içinde yalnız kalmaya bağlıyorum çokça.
İyi güzel de onların bir eşya olmadığını en az bizler kadar hislerinin olduğunu bilmek kavramak gerek. İşin bittiğinde camii avlusuna bırakacağın bebek değil onlar. Kaldı ki camii avlusuna bırakılan bebeklerin sokağa bırakılan evcil hayvanlardan daha fazla yaşama şansı var. Hemcinsleri sahipleniyor bir şekilde.
Bir evcil hayvanı sahiplendiğinizde onunla bir ömür geçirebilme imkânınız, zamanınız ve sevginiz yoksa sahiplenmeyin. Paranıza da yazık, kendinize de… Ama en çok da sözde sevip sonra sokağa saldığınız derdini anlatamayan canlıya yazık…
Kısaca Sarıkızlara kıymayın efendiler.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları

































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.12.2023
20.05.2023
7.03.2022
1.03.2022
14.02.2022
28.01.2022
24.01.2022
12.01.2022
29.12.2021
20.12.2021