Tuncer KÖSEOĞLU
“Toprağın üstünün altından daha değerli olduğunu öğrenemediler…” James Cameron’un 2009 yılında gösterime giren ve çok ses getiren filmi Avatar’ın felsefesini oluşturuyordu bu söz. Filmde, dünyanın iliğini kemiğini sömüren küresel güçler, gözünü Pandora gezegenindeki çok değerli bir madene dikmiştir. Amerikalı bir şirket, bu cevherin ticaretini yapmak üzere Pandora’daki çalışmalarına başlar. Filme göre, emperyalist insan güçleri, Navileri kandıramayınca; B planını; yani Navileri yok etmeyi devreye sokar ve yüksek teknoloji ürünü silahlarıyla Naviler’in yerleşim alanını yerle bir eder. Naviler, bu istilacı güçlere karşı gezegendeki bütün canlıları yanlarına alarak ölüm kalım savaşına girer ve kazanırlar. İstilacılar yenilerek geri dönerken geriye savaştan ağır tahrip olan gezegenle, o gezegeni eski haline döndürecek Naviler kalır…
Özellikle HES’lerle birlikte ortaya çıkan ve sonrasında maden sahalarına sıçrayan mücadeleyi bu filme benzetiyorum çokça. Önce köylülere rüşvet verdiler, işsiz gençler işe alındı. Hatta işe gelmeyin denildi. Bu rüşveti kabul etmeyen köylülerle, kabul edenler birbirine düşürüldü önce. Sonra, ellerinden alınanın sadece dereler olmadığını, hayatlarının alındığını gördü köylüler. Dozerlerin, iş makinelerinin önüne dikildiler hep birlikte. Hukuk mücadeleleri başladı. Köylüler direndikçe bu kez şiddet devreye girdi. Pandora da olduğu gibi. Davalar kazanıldığında iş işten geçmiş, HES’ler derelerin önüne set olmuştu çoktan. Çocukluğumun geçtiği Rize’de HES’lerin yapıldığı derelerde artık hiçbir şey eskisi gibi değil. HES’ler sadece derelerin önüne set çekmedi, doğal hayatı değiştirdi. Bu uğurda patlatılan dinamitler dağlardaki yer altı sularını başka yerlere kaydırdı. Yüzlerce yıl toprağın içinden, kayalardan çıkan pınarlar akmıyor artık. Karadeniz’de köylüler yaşadıkları yere sahip çıkmayı ve savunmayı HES’lerle öğrendi. Birçok yerde de başarılı olup derelerinin önüne set çekilmesini önlediler. Sadece öğrenmekle kalmadılar, bütün ülkeye öğrettiler.
Dün Karadeniz’de bugün Soma’da yarın başka bir yerde… İnsanın hırsları bitmiyor ki bir türlü. Yırca Köylüleri aylarca haykırdı “Dedelerimizden kalan zeytin ağaçlarını kesecekler” diye. Nöbet tuttular, zeytin ağaçlarının altında. Termik santrali yapacak şirket önce köylüleri ikna etmeye çalıştı. Rüşvetler verildi “Gençleri iş sahibi yapacağız”denilerek. Direniş sürünce işe ihtiyacı olan gençleri “Güvenlikçi” adı altında işe alarak köylülerin karşısına diktiler. O gençler kendi sınıfından olan köylüleri darp etti, ellerine kelepçeler vurdu. Nobranlık yaptı acımadan. Ve o nobranlıktan payını uğruna mücadele edilen zeytin ağaçları aldı. Bir gecede altı bin zeytin ağacı katledildi.
Danıştay’ın “santralin yapımında kamu yararı yoktur” kararı geldiğinde iş işten geçmiş, zeytin ağaçları kök saldığı topraklardan sökülüp atılmıştı çoktan. Ve suçlu bulundu hemen. Güvenlikçiler… Santral yapmak için tuttuğu güvenlikçileri köylülerin karşısına diken Kolin Şirketi, ilk iş olarak işe aldığı adamları attı. “Bakın biz yapmadık, bunlar yaptı” demeye getirecekler herhalde. Kullan at taktiği ile tepkiyi azaltacaklarını sanıyorlar. Bu pis işler için başka bir yerde 100 tane adam bulmak çocuk oyuncağı onlar için.
Siyanür varsa fındık mındık yok
Soma, Yırca Köyü’nde bunlar yaşanırken bir başka yerde fındık bahçelerinde nöbet tutuyor köylüler. Aylardır seslerini duyurmaya çalışıyorlar, “fındık yoksa biz ölürüz”diyerek. Fatsa’nın Yukarı Bahçeler Mahallesi Engiz mevkiinde Altıntepe Şirketi’nin, altın çıkartmak üzere çalışma başlatması üzerine direnişe geçti köylüler. Şirket maden sahası açmak için 100 dönümlük arazide daha şimdiden binlerce ağacı kesti. Buna karşı durmak, toprağını, havasını zehirleyecek insanları kovmak için maden sahasının kapısında nöbet tutuyorlar. Şirket gidene kadar ayrılmayacaklar oradan.
Seslerini duyurmak için geçen Pazar günü İstanbul Galatasaray Meydanı’ndaydılar. Kalabalık değildiler belki ama bu direnişi gösterecek haklılıkları ve yürekleri vardı. “Fatsa-Ünye halkı siyanüre direniyor” yazılı pankartla eylem yapan köylüler attıkları “Fatsa’nın fikri siyanüre direnmek”, “Siyanür varsa fındık mındık yok”, “Köyüme, suyuma, ormanıma dokunma”, “Fatsa’da maden istemiyoruz” sloganlarıyla davalarına destek istediler. Hekimoğlu türküsü söylendi meydanda hep bir ağızdan. Hekimoğlu’nun torunlarının pes etmeye niyeti yok biline.
Bütün bu olup bitenlere baktığımda toprağın altını isteyenlerle üstüne sahip çıkanların mücadelesinde kazanan o hayata sahiplenenler olacak. Bu da yaşama olan umudumu artırıyor çokça. Evet, madenler önemli, onu işlemek ekonomiye kazandırmak da çok önemli. Ama bunu yaparken yaşadığın yere çevreye kör kalmamak daha önemli. Orada yüzlerce yıl yaşayan, toprağı ekip ürün alan insanları yok saymadan, mağdur etmeden yapabilmeli. Aksi halde toprağın altı ne ki, eninde sonunda gideceğimiz yer… Bunun için de iki metre kare yer yeter de artar bile.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları




































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.12.2023
20.05.2023
7.03.2022
1.03.2022
14.02.2022
28.01.2022
24.01.2022
12.01.2022
29.12.2021
20.12.2021