Vedat Bilgin
15 Temmuz olayının neticeleri nelerdir? Bu soruya verilen ilk cevap darbelerin sonunun gelmiş olduğu ise, ikincisi de Türkiye’nin Batı sistemiyle ilişkilerinin bağımlılık ekseninde tutulmasının artık imkânsız hale geldiğinin kesinlik kazanmasıdır. “Batı sistemi, 15 Temmuz’da Türkiye’ye artık söz dinletemediği, önünde diz çökmediği için nihai müdahaleyi son çare olarak bu devşirme yapı vasıtasıyla devreye sokmuştur.” Açıktır, sistemin son müdahalesi başarısızlığa uğratılmıştır. Bugüne kadar yapıla gelen darbe ve müdahalelerde ‘Kemalizm maskeli’ cuntacılar vasıtasıyla demokratik sürecin önünü keserek her defasında istediğini almayı başaran, Batı’ya bağımlılığı tahkim eden sistem bu defa mağlup edilmiştir.
Üstelik bu devşirilmiş ihanet şebekesinin bütün hunharlığına bütün kıyıcılığına rağmen darbe teşebbüsünün başarısızlığa uğratılıp çökertilmesi, aslında netice olarak bambaşka bir sonuç, bambaşka bir durum yaratmıştır: Batı neredeyse NATO üyeliğinden bu tarafa devletin içinde, Batılılaşma ideolojisi adına hareket eden silahlı ve silahsız bürokrasi üzerinden kurduğu vesayet ilişkilerini kaybetme durumuyla karşılaşmıştır. Batı bundan sonra bu ilişkileri kiminle ve neyin adına, hangi ideolojik gerekçelerle kurabilir, bunun imkânı kalmış mıdır?
Batı vesayetinin sonu
Türkiye-Batı ilişkilerinin Milli Mücadele’den sonra adım adım Batı’ya bağımlı hale gelmesinin birçok sebebinden bahsedilebilir fakat bunlardan hiçbiri İkinci Savaş sonrası ortaya çıkan süreçler kadar etkili olmamıştır. Soğuk Savaş Batı hegemonyasının güçlendiği bir dönemdir. Bu safhada Türkiye’nin Batı’nın hem siyasi hem de savunma yapıları içinde yer alması Stalin’in Türkiye’ye yönelik işgal tehdidi de düşünülürse anlaşılabilir fakat bu ittifak ilişkilerinin ülkenin bağımsızlığını ortadan kaldıracak bir yönde gelişmesi asla kabul edilecek bir husus değildir.
Mesele öyle bir noktaya taşınmıştır ki seçilmiş iktidarlar Batıcı bürokrasinin kıskacında ve askeri kadroların tehdit ve tehditleriyle belirlenmiş bir alanda kalmaya mecbur bırakılmışlardır. “Dolayısıyla Türkiye’nin demokratikleşmesinin önündeki engellerden başlıcası ülkenin bu şekilde bağımsızlığına gidecek yolun açılması ihtimalidir; Batı sisteminin Türkiye’nin demokratikleşmesinden endişe duymasının, anti-demokratik siyasal yapının dönüşümünü kendisine yönelik bir tehdit olarak görmesinin sebebini burada aramak gerekir.” Bugün Türkiye 15 Temmuz’dan sonra sadece FETÖ yapılanmasıyla değil başta PKK/PYD olmak üzere DEAŞ ve irili ufaklı bir terör koalisyonuyla mücadele ediyorsa, ülkenin güneyinde ABD destekli bir PKK/PYD saldırısıyla karşı karşıya ise hiç kimse bu durumu başka sebeplerle açıklayamaz.
Ya bağımsızlık ya bağımsızlık
Bu noktada şu soruyu ciddiye almak gerektiğini düşünüyor ve en azından tartışılması gerektiğine inanıyorum: Eğer Türkiye sistemin çizmeye çalıştığı Ortadoğu’nun yeni siyasi haritasını kabul etseydi 17-25 Aralık olur muydu, 15 Temmuz yaşanır mıydı? Şunu asla unutmamak gerekir ki Batı sisteminin talepleri doğrultusunda hareket edilmiş olsaydı bunlar yaşanmazdı fakat Irak’ta yaşananların, Suriye’de uygulanmaya çalışılanların benzerlerinin başımıza gelmesini bekler, bir anlamda Batıyla işbirliği içinde bölgenin ve kendimizin sonunu hazırlardık.
Bazı saflar(!) soruyorlar: “Türkiye çağdaş Batı dünyası içinde yerini almış bir ülkedir, AB üyelik müzakereleri belli bir yere gelmiştir, Batı sistemi Türkiye’yi neden istikrarsızlaştırmak istesin veya neden parçalamak için terör örgütleriyle işbirliği yapsın? Aslında sorunun cevabı başka soruların içindedir. Batı sistemi neden bir NATO üyesi müttefike karşı PKK/PYD terör örgütünü orduya dönüştürmeye çalışıyor, neden terör örgütleri başta Almanya olmak üzere Avrupa başkentlerinde cirit atıyor, Türkiye neden AB’ye alınmıyor?” O halde şunu söylemek gerekir, 15 Temmuz’dan sonra Batı’yla olan ilişkilerin yapısı değişmiştir. Batı Türkiye’yle ittifaka devam etmek istiyorsa bağımsızlığına saygı göstermek mecburiyetindedir aksi artık imkânsızdır!
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları





















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.03.2020
27.05.2019
20.05.2019
9.05.2019
6.05.2019
2.05.2019
30.04.2019
22.04.2019
18.04.2019
15.04.2019