Vedat Bilgin
Ankara’da soğuk bir sonbahar günün akşamında, üniversiteden çıktıktan sonra birkaç arkadaşla birlikte o zamanlar Eti Sineması diye bilinen güzel bir sahnede, bir tiyatro oyununa gidiyoruz. İsmet Hürmüzlü ismini ilk defa orada duydum. Devlet Tiyatrolarının yönetmen ve sanatçılarından olan Hürmüzlü’nün sahneye koyup yönettiği oyun bir baskı rejimi altında yaşayan insanların dramını çarpıcı bir dille anlatıyordu.
Oyunun müziğinden sahne dekoruna kadar her şey mükemmeldi fakat perde kapanıp salondan çıktığımızda neredeyse ağlamayan ya da hüzünlenmeyen kimse yoktu. Kerkük asıllı İsmet Hürmüzlü Bey müziklerini, yanlış hatırlamıyorsam yine Kerkük’lü olan sanatçı Abdurrahman Kızılay’ın yaptığı bu oyunla Ankaralılara sanki çok uzaklarda, bilinmeyen bir yerden bir öykü anlatıyordu. Kerkük ne kadar uzaktaydı, orada yaşayanlar neden Türkçe konuşuyordu ve neden başlarına oyunda da anlatılan olaylar geliyordu?
Kerkük dile gelse
Türkiye’nin yıllar boyu, bu bölgede yaşanan olaylara karşı nasıl bir tavır sergilediğini Özal’dan bu tarafa Ortadoğu’ya kardeş coğrafyalara nasıl sıcak ve aktif tutum takındığını bilmeyen yoktur sanırım. Bunu en iyi bilenler arasında Barzani ve Talabani başta olmak üzere Kuzey Irak’ta yaşayanlar gelir. Türkiye’nin tavrının, etnik veya mezhepsel bir siyasete dayandığını ise zaten hiç kimse söyleyemez. Saddam Kuzey Irakta Kürtleri katlederken kapılarını açan Türkiye, onları sadece akraba bir halk olarak gördüğü için değil, aynı zamanda insanlık gereği onlarla her şeyini paylaşmıştı. Dün bunu Saddam zulmüne karşı yapan bu ülkenin, bugün milyonlarca Suriyeliyi bağrına basması her hangi bir Avrupalı devlet yöneticisin kavrayacağı bir olay mıdır?
“Bütün bölge insanının her zor durumunda yanına koşan, bunu sözle değil davranışlarıyla gösteren bu ülkenin insanlarının gözünün içine baka baka bin yıldan daha uzun bir süre Türkmen şehri olan Kerkük’ün demografik yapısının değiştirilmesine, işgal edilmesine karşı ortaya konulan ‘tavrı’ eleştirenlere ne denilebilir! Bir şehrin kimliğini değiştirmek, medeniyet düşmanlığı yapmaktır en açık söyleyişle barbarlıktır. Peki diyelim Kerkük’ün kimliğini yok ettiniz onu kendinize benzetmeye kalktınız, Kerkük türkülerini ne yapacaksınız?”
Hedef bölgenin gücüdür
Irak’ta, Suriye’de nasıl Kürtlerin yoğun yaşadığı şehir ve kasabalar varsa, nasıl Arapların yoğun olarak yaşadığı birçok şehir ya da yerleşim yeri varsa tarihsel olarak birçok Türkmen şehri ve yerleşim yerinin varlığı neden rahatsız edici olmaktadır? Daha doğrusu bundan kim rahatsız olabilir? Sanırım bu sorunun cevabını Kerkük’te dün ‘etnik tasfiye’ yapan Saddam da, bugün aynı şeyi daha az vahşice yapmamış olan Barzani de düşünmemiştir. Çünkü bu ‘soru’ onlardan çok bu coğrafyayı parçalayan, ‘sömürge devletler’ kurarak aralarında paylaşanlarla ilgilidir fakat onlardan kalan bir ‘kötülük’ hâlâ bu coğrafyada gezmeye devam etmektedir ki bunun adı ‘etnik’ve ‘mezhepçilik’ temelindeki ayrımcılıktır.
“Bu kötülüğün Saddam’a, Esad’a, Barzani’ye miras kalması durduk yere, kendiliğinden olan bir şey değildir. Bugün bu coğrafyada yeni haritalar çizmeye kalkanlar, Arapları, Kürtleri; Türkmenleri birbiriyle çatıştırarak, ‘bölgenin yükselen gücünü’ ortadan kaldırmak isteyenler aynı merkezlerdir.” Kerkük’ün Türkiye-İran-Irak mutabakatıyla Barzani tarafından işgaline son verilmesine, mezhep ekseninde itiraz edenler de aynı tuzağın içine düşenlerdir. Bu coğrafyada inançlarımızla, mezhep ve etnik kimliklerimizle çatıştığımız zaman ‘geriye neyin kalmayacağını’görmek mecburiyetindeyiz aksi takdirde kaybederiz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları



















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.03.2020
27.05.2019
20.05.2019
9.05.2019
6.05.2019
2.05.2019
30.04.2019
22.04.2019
18.04.2019
15.04.2019