Vedat Bilgin
CHP değişim yaratma kabiliyeti olmadığı için sadece kendisinin değil Türkiye’nin önünü kapattığını söylemek bir eleştiri bile sayılmaz; çünkü bugün CHP hızlı bir şekilde marjinal siyasete açık bir zeminde durmaktadır. Mesele, geçmişte marjinal grupların, toplumsal temsiliyeti dahi bulunmayan örgütler etrafında yer alan unsurların CHP’de siyaset yapması değil, partinin siyasetini etkileyecek konuma gelebilmeleridir.
“CHP, kendi siyasal ideolojik/politik kimliğini oluşturmuş, çağdaş siyasal yelpazede yer alan bir parti olsaydı, bir çekim merkezi haline gelebilirdi. O zaman muhtelif grupları, marjinal unsurları, geçmişte kendisini ‘sol’ diye tanımlayan demokratik siyasetin dışından gelen, şiddet eylemleri içinde bulunan unsurları, demokratik siyaset sürecine katarak önemli bir işlevi de yerine getirebilirdi.” Tam aksine, CHP bir kimlik sahibi olma konusunda yetersizlik yaşadığı, belirsiz bir yerde durduğu için sorunlu bir yapıya sahiptir. Bu durum ise CHP’yi, partinin içinde yer alan muhtelif etnik anlayışlardan, mezhepçi tavırlara, sol olduğunu iddia eden şiddet eğilimli anti-demokrat örgütlere kadar farklı unsurların, kendilerini yansıtmaya açık platform haline getirmektedir.
KİMLİK KAYBI!
“Bugün CHP’nin önünde duran temel problem, bu politik kimlik krizini yaratan ‘ideoloji’ sorunudur. CHP kurultayı bu sorunu kısa vadede aşma ihtimalinin olmadığını, hatta bu sorunun farkında olduğunu dahi gösteren bir tartışmanın yapılmadığını ortaya koymuştur. Partinin bu tartışmalardan uzak olmasının asıl sebebinin bu konular etrafında düşünen tartışan ‘entelektüel bir zeminin’ bulunmayışıdır. Bunu gelecek açısından hem parti için hem de ülke için ciddi bir mesele olarak görmek lazımdır.”
Peki, CHP’nin önünde hangi seçenekler bulunmaktadır? CHP’nin Türk siyasetine katkı yapacak düzeyde etkili bir parti olması için neler yapabilir veya yapılması gerekir? Bu konuda yapılması gereken hususları belirlemeye çalışınca, birinci meselenin ‘tarih anlayışında’ düğümlendiği söylenebilir. Türkiye tarihinin, Cumhuriyetle başladığı iddiası hiçbir şekilde ciddiye alınmayacak, bilim dışı bir iddiadır. Tarihe bakış tarzı, siyasetin ‘topluma’ yönelik değerlendirmelerini de belirleyen bir yaklaşım olduğu için tarih görüşünün sağlam esaslara dayanması önemlidir.
TARİHSİZ SİYASET
“CHP’nin kurucusu Gazi Paşa sadece Milli Mücadele’nin değil, aynı zamanda İmparatorluktan Cumhuriyete geçiş sürecinin de kurucu lideri olduğu için, o zamanda yapılan İmparatorluğun tarihsel konumunu, özellikle son dönemini önemsizleştirmeye/yok saymaya dönük çalışmalar yeni rejime toplumsal meşruiyet yaratma çabası olarak anlaşılabilir, fakat yeni rejimi yüceltmek üzere böyle bir anlayış benimserken dahi, tarih görüşünün daha derin devirlere kadar uzatılmak istenmesi, köksüzlük duygusunun önüne geçme hassasiyetini göstermez mi?”
Esasen, ulus/devlet kurma aşamasında ‘tarihsel bilincin’ nasıl kurucu bir rolü olduğunu bilmek lazımdır; Türklerin destanlara, efsanelere kadar uzanan romantik tarihsel dönemlerinin Tarih Kurumu marifetiyle ön plana çıkarılması, bunun öneminin kavrandığını ortaya koymaktadır.
Elbette tarih görüşü meselesi sadece bu değildir. Tarih görüşü, ‘toplum ve devlet’ arasındaki ilişkilerin kuruluşunu, daha doğrusu partinin siyasal sosyolojisini tayin eden esas faktörlerden biridir. CHP’nin tarih anlayışı bugün neredeyse basit sloganalar etrafında buharlaşmış, belirsiz ‘tarihsiz bir cumhuriyetçiliğe’ dönüştüğü için ‘toplumu’ ‘siyasal özne’ haline getirecek bir siyaset üretememektedir. Tarih, yapay olarak inşa edilince, toplumu düzenlenecek ‘nesne’ haline getirmek kolaylaşmaktadır. Görüldüğü üzere ‘tarih anlayışı’ herhangi bir mesele değil, siyasetin kurucu öğesidir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları


















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.03.2020
27.05.2019
20.05.2019
9.05.2019
6.05.2019
2.05.2019
30.04.2019
22.04.2019
18.04.2019
15.04.2019