Vedat Bilgin
Batı sistemine verilen cevap açıktır: Türkiye Batı’ya mahkûm değildir. Önceki gün Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Putin tarafından atılan nükleer enerji santralının temelinden sonra, dün Türkiye-Rusya-İran arasında yapılan zirve artık tarihin farklı bir çizgide ilerlediğinin açık ifadesidir.
“Türkiye Batı çizgisinden çıkıp Doğu’ya mı kaymıştır? Hayır, meseleyi doğru değerlendirmek gerekir. Türkiye Batı’ya bağımlılıktan, Doğu’ya kapalı olmaktan çıkıp, Batı’yla yeni bir ilişki kurmaya dönük adımlar attıkça aynı zamanda Doğu’ya kapalı olmaktan çıkıp Batı’ya bağımlılık ilişkilerinin getirdiği yükleri adım adım üzerinden atarak farklı bir aşamaya ilerleyen bir ülkedir. İlk bakışta, Suriye ile başlayan çözüm arayışları kapsamında gelişen bu zirvelerin, bölgesel bir açılım olduğunu meselenin Suriye ile sınırlı olmadığını söylemeye dahi gerek yoktur. Önümüzdeki süreç, Suriye’de barışın sağlanmasını öncelikli hale getirmiş olsa dahi bölgesel barışı kapsamadıkça daha doğru bir ifadeyle bütün bu coğrafyayı istikrara kavuşturacak bir stratejiye dayanmadıkça tamamlanmayacaktır. Bu bakımdan bu işbirliği zemininin yeni bir yaklaşıma dönüştüğünü öngörmek zor değildir.”
NEREDE DURUYORUZ?
Meselenin birkaç boyutu bulunmaktadır. Birinci boyut doğrudan doğruya Batı sistemiyle, bir başka ifadeyle Batı sisteminin Türkiye ile kurulu ilişkilerinin sorunlu yapısının değişimiyle ilgilidir. Batı sistemi yaklaşık yüz yıldır Türkiye’yi denetim altında tutmak üzere üç alanda kurumsal ilişkiler geliştirmiştir.
Birincisi, ekonomik denetim mekanizmaları tarafından yürütülen iktisadi ilişkilerdir. Dünya Bankası, IMF, Avrupa Yatırım Bankası hem iktisat politikaları hem bunların unsurları olan projeler ve kredi araçlarıyla ekonomik olarak Türkiye üzerinde etki yaratacak gücü elde tutmada önlerinde bir engel bulunmamaktadır. İkincisi askeri denetim mekanizmalarıdır, soğuk savaşla derinleşen bu ilişki içinde Türkiye askeri bakımdan sadece NATO çerçevesinde değil, savunma konseptinin tamamı bakımından Batı’nın denetimini her alanda kalmış, bağımsız davranmaya kalktığı zamanlarda da her türlü müdahale ve baskıyı görmüş bulunmaktadır. Batı’nın yıllardır Türkiye üzerinde kurduğu üçüncü denetim mekanizması siyasidir. Başta Avrupalı kurumlar olmak üzere Batı sistemi bütün kurumsal platformlarda Türkiye’ye eşit bir üye gibi davranmak yerine, hiyerarşik bir ilişki biçimi içinden davranmıştır.
“Türkiye ‘One minute’ ile görünür hale gelen, yeni bir siyaset anlayışını ortaya koyduktan sonra, ciddi bir şaşkınlık yaşanmış fakat arkasından Batı’nın zorlayıcı, müdahaleci Türkiye’ye çeşitli taleplerini kabul ettirmek için icbar edici tavırları devam etmiştir.”
NEREYE DOĞRU?
Bugün bütün bunlar değişmiş bulunmakta, Batı’nın bu eski yaklaşımı sürdürmesinin neden mümkün olmadığı ortaya konulmuş olmaktadır. Bunun açık ifadesi, Türkiye Batı’yla ilişki biçimini değiştirirken yeni bir dünya ile farklı bir şekilde, yeni dayanışma ilişkileri geliştirmiş olmasıdır ki bu aslında Batı merkezli bir dünya görüşünün dış politikada zamanın tükendiğini de ortay koymaktadır. Bu aynı zamanda, Türkiye’nin kendi bölgesinde yaşanan istikrarsızlığa karşı yeni kuşatıcı bir barış stratejisine geçmesi anlamına gelmektedir.
“Bunun iki önemli boyutu söz konusudur. İlki ekonomideki yapı değişimiyle ilgilidir fakat daha ileri bir tarafı vardır. Türkiye yıllar sonra ‘nükleer enerjiye’ geçerken sadece tarihinin en büyük yatırımına imza atmakla kalmayıp, yeni bir teknolojiye açılım yapmış bulunmaktadır. Bu yönelişin her alanda teknolojik gelişmeye hangi katkıları yapacağını tahmin etmek zor değildir. Diğeri ise siyasi olarak Batı’ya verilen cevaptır, artık Türkiye bölgesel davranan bir ülkedir ve Batı’ya mahkûm değildir.”
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları


















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.03.2020
27.05.2019
20.05.2019
9.05.2019
6.05.2019
2.05.2019
30.04.2019
22.04.2019
18.04.2019
15.04.2019