Vedat Bilgin
Bu 23 Nisan’ı bir erken seçim arifesinde kutluyoruz… Siyasette meşruiyetin kaynağının millet olduğunun ilan edildiği bu anlamlı günde, Türkiye doğrudan millet iradesinin devlete yansıyacağı bir ‘sistem değişimine’hazırlanmaktadır.
“Bugün 23 Nisan’dır, ‘Egemenliğin kayıtsız şartsız millete aittir’ kararının verildiği gündür. Bu tarihi kararın birçok boyutu bulunmaktadır. Bunlardan en önemlisi, milletin egemenliğinin üstünde bir politik gücün olmadığının ilanıdır; bu karar millet iradesinin devlet yönetiminde temel ilke olduğunu gösterdiği kadar, her toplumda sorulabilecek esas sorunun yani ‘bizi kim yönetecek’ sorusunun da cevabını oluşturmaktadır. Bu soruya verilecek cevap, siyasal rejimlerin de karakterini belirleyecek mahiyettedir. Milletin kararının, milletin iradesinin yönetimin yegâne meşru kaynağı olması, demokratik yönetim biçimini diğer rejimlerden ayıran bir özelliktir.”
Bizim yakın tarihimizde 23 Nisan sadece bir siyasal meşruiyet kaynağı olarak, demokrasi fikrinin değer olarak yerleşmesi olayı değildir, aynı zaman da milletin düşman işgaline karşı yürüttüğü milli mücadelenin karargâhının da kuruluşudur. Bir başka ifadeyle Türkiye 1920’de Büyük Millet Meclisi’nin kuruluşuyla birlikte hem bağımsızlık mücadelesini milletin iradesine bağlamıştır hem de yönetim şeklini.
TARİHSEL BİR OLGU: MİLLET
Burada sorulması gereken, cevabı verilmesi gereken bir başka hususun şu olduğunun üzerinde yıllardır durmaya çalışıyorum: Milli mücadele askeri bir meseleyken, nasıl olmuştur da bu mücadelenin önder kadrosu savaşı organize etme yerine, kongreler toplamayı arkasından Büyük Millet Meclisi’ni Ankara’da açmayı öncelikli bir mesele yapmışlardır?
“Bu sorunun cevabını iki noktada arayabiliriz. Bunlardan biri, İmparatorluk içinde yaşanan milletleşme süreciyle ve fikir hareketleri içinde milliyetçilik fikrinin oluşumunda, bunun bir siyasal topluluk olarak İmparatorluk sonrası bir devlet örgütlenmesine dönüşmesi öngörüsünde bulmak mümkündür. Diğer husus ise, meşrutiyetten bu tarafa tartışılan ‘siyasal meşruiyet anlayışıyla’ ilişkilendirmek mümkündür. Kısaca vurgulamak gerekirse, başta Mustafa Kemal Paşa olmak üzere milli mücadelenin önder kadrosunda yer alanlar bir ‘siyasal meşruiyet fikrine’ sahiptirler ve bunun kaynağında da millet bulunmaktadır.”
İşin ilginç tarafı, milli mücadeleyi yöneten Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ilk reisi Gazi Paşa millette dayanan bir meşruiyet anlayışına sahip olmasına rağmen, daha sonra demokrasiye karşı müdahale ve darbeleri yapanların kendilerini meşrulaştırmak için ‘Kemalist veya Atatürkçü’ sıfatını kullanıp kimliklerini böyle takdim etmeye çalışmış olmalarıdır. Tarihsel ironi denilen olay ancak böyle bir şey olsa gerektir.
24 HAZİRAN: KAYITSIZ VE ŞARTSIZ
Uzun yıllar bu ülkede 23 Nisan Bayramlarının anlamından kopuk bir şekilde kutlanması ‘çocukların eğlence gününe dönüştürülmesi’ tesadüf değildir. Millet egemenliği fikri 1950’den itibaren hep rahatsızlık duyulan, kapıları demokrasiye açan, onu çağrıştıran bir anlayışı diri tuttuğu için hep farklı bir bağlama taşınmak istenen bir bayram yapılmak istenmiştir.
“Bugün Türkiye, anti-demokratik tortulardan kurtulmak, siyasal yapının ideolojik ve devlet örgütlenme modeline sinmiş bulunan bu unsurları tasfiye etmek üzere yeniden millet iradesine başvurmak üzere erken seçim kararı almış bulunmaktadır. 24 Haziran’da yapılacak seçimle fiilen uygulamaya konacak olan, siyasal yapı değişimiyle inşa edilecek yeni sistemle bir anlamda millet iktidarının önündeki kayıt ve şartları ortadan kaldıracaktır.” Bu aynı zamanda o şartların arkasına sığınarak millete rağmen devlet iktidarını kendi halkına karşı kullanan kadroları da, anti-demokratik siyasal anlayışı da tarihe gömecektir. Bugün Türkiye’nin milliyetçileri ve muhafazakârları böyle bir büyük değişime hazırlamaktadırlar.a
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları


















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.03.2020
27.05.2019
20.05.2019
9.05.2019
6.05.2019
2.05.2019
30.04.2019
22.04.2019
18.04.2019
15.04.2019