Yaşar YAKIŞ
24 Haziran Pazar günü Türkiye’de seçimler yapılacak. Görüldüğü kadarıyla iktidar partisi ile muhalefet partileri başabaş bir yarış sürdürüyorlar. Cumhurbaşkanı adaylarından birisinin oyların %50’sinden bir fazlasını alamaması durumunda, iki hafta sonra ikinci tur seçimler yapılacak.
Ana muhalefet Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) adayı Muharrem İnce iyi bir performans sergiledi, ancak seçmen desteği %50 civarlarında bir aşağı bir yukarı gezinen Cumhurbaşkanı’na yaklaşamadı bile. İnce’nin Erdoğan’ın karşısında bir şans bulabilmesi, ancak seçimler ikinci tura kalırsa ve ilk turda Erdoğan’a oy vermemiş seçmenlerin tamamı ona oy verirse mümkün olabilir.
Bir çok gözlemci bunun Türk siyasi tarihinin en önemli seçimleri olduğu görüşünde, zira Erdoğan’ın kazanması durumunda Türkiye’de demokrasinin bir daha geri gelmemek üzere mezara gömüleceğini düşünüyorlar. Doğru, Erdoğan pozisyonunu daha da fazla tahkim etmek ve toplumu islamileştirmek için sahip olduğu aşırı geniş yetkileri kullanacaktır. Ancak bu değerlendirme üç önemli faktörü hesaba katmıyor.
İlk olarak bazı eksiklikleri olsa da Türkiye’nin, 1946 yılından beri çok partili yaşam konusunda belli bir deneyimi var. Türkiye, Erdoğan’ın AKP’sinin mecliste azınlığa düştüğü 7 Haziran 2015 seçimlerinde ne kadar olgunlaşmış olduğunu göstermişti.
Ne var ki muhalefet partileri bu sonuçtan yararlanmasını bilemediler ve Erdoğan beş ay sonra yapılan baskın seçimlerde süreci tersine çevirmeyi başardı. 24 Haziranda da benzer bir senaryonun tekrarlanıp tekrarlanmayacağını hep birlikte yaşayıp göreceğiz.
İkinci olarak Türkiye’nin, sabahtan akşama çözülmesi mümkün olmayan çok ciddi ekonomik sorunları var. Eğer iktidar partisi yeniden seçilecek olursa, ekonominin sürüklenmekte olduğu derin krizden çıkması için pek az umut ışığı var. Eğer bir mucize gerçekleşmezse, iktidar partisinin kuracağı yeni hükümet çökecek ve belki de erken seçim yapmak zorunda kalacaktır.
Muhalefet koalisyonu da cennet vaat edebilecek bir durumda değil, zira ekonomi istikrarlı bir şekilde ekonomik bir dar boğaza doğru ilerliyor. Onlar da şimdiki hükümetin hatalarının bedelini ödemek zorunda kalacak; ekonomiyi düze çıkaramamakla suçlanacak ve bir sonraki seçimleri kaybederek görevden uzaklaştırılacaklar.
Üçüncü olarak Türkiye’nin yolsuzluk ve bürokratik hantallık gibi yapısal sorunları var. Bunlar, bırakın bir çok önemli konuda farklı fikirlere sahip partilerden oluşmuş bir koalisyonu, iyi niyetli tek bir parti tarafından bile hızla düzeltilebilecek sorunlar değiller.
Ekonominin düzelmesi mümkün olmamakla birlikte, dış politikada durum böyle deği. Bütün muhalefet partileri, farklı önceliklere sahip olsalar da, dış politikada esaslı değişiklikler yapacaklarını ilan ettiler. Benzer değişiklikler, seçimi kazanması halinde, iktidar partisi tarafından da yapılabilir, zira Türkiye’nin dış politikasını sahadaki gerçekliğe uyarlamak artık kaçınılmaz hale geldi.
Bunlardan bir tanesi, Türkiye’nin daha ilk günden beri bir başarısızlık abidesi olmuş Suriye politikası. Bu başarısızlık iktidar partisinin bir çok üyesi tarafından da kabul edilmiş durumda.
Türkiye’nin ulusal çıkarları bir çok alanda, özellikle de Kürt sorunu konusunda, Suriye hükümetininkilerle örtüşüyor. Eğer bu konuda işbirliği yapabilirlerse, Kürt sorununa daha makul ve adil bir çözüm bulmak mümkün olabilir.
Türkiye’nin ABD ve AB ile ilişkilerinde meydan okuyan üslubunu bırakması gerekiyor. Muhalefet partileri seçim beyannamelerinde bu ilişkileri yumuşatmak yönünde adım atacaklarını berlirttiler. Eğer seçimleri AKP kazanacak olursa, üslubunu yumuşatmak ve ilişkileri normalleştirmek dışında bir seçeneği yok.
ABD kongresinin her iki kamarası da Türkiye’yi F-35 Avcı Uçağı’nın ortak üretiminden dışlamak yönünde birbirine paralel girişimlerde bulundular.
ABD ile yaşanan diğer sorunlar arasında Iran’a yönelik yaptırımların ihlal edilmesindeki rolü nedeniyle bir devlet bankası olan Halk Bankası’na verilecek para cezası, Türk din adamı Fethullah Gülen’in iadesi ve Türkiye’nin Rusya’dan S400 hava savunma sistemlerini satın almış olması vs. gibi konular var.
Türkiye’nin AB ile ilişkileri de daha iyi bir durumda değil. İktidar partisi yapısal reformların hayata geçirilmesinin artık bir tercih meselesi değil, bir zorunluluk olduğunu biliyor.
Başka bir deyişle, seçimlerden sonra yaşanacak bir hükümet değişikliği Türkiye’ye geçici bir rahatlama sağlayabilir, ama beklentilerin makul bir düzeyde tutulması gerekiyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları


























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.04.2020
3.04.2020
29.03.2020
6.03.2020
28.02.2020
23.02.2020
16.02.2020
9.02.2020
26.01.2020
13.01.2020