Yaşar YAKIŞ
NATO, 11-12 Temmuz'da Brüksel'de bir başka önemli zirve toplantısı düzenledi. ABD Başkanı Donald Trump, zirve öncesi ve esnasında renkli yorumlar yapma fırsatını kaçırmadı.
Geçmişte, üye ülkelerin askerî harcamalarını artırması ihtiyacını NATO Konseyi’nde gündeme getirenler NATO Askeri Komite başkanlarıydı.
Bu sefer Başkan Trump, ülkelerin savunma bütçelerini GSYİH’nın yüzde dördüne kadar artırmalarını istemek için kendi tarzını kullandı, ancak ısrarlı açıklamaları müttefikleri tarafından duymamazlıktan gelindi ve önceki zirvenin % 2'de tutma kararı yeniden onaylandı.
Çoğu ülke, % 2’lik taahhütlerinin hâlâ geçerli olduğunu kabul ediyor, ancak gerçek tahsisatlar bu oranın altında kalmaya devam ediyor. Bazı seçilmiş ülkelerin savunma harcamaları oranları şu şekilde: ABD: 3.61, Yunanistan: 2,36, Türkiye: 1.67, Almanya: 1.2 ve Kanada: 1.02.
İronik olan, NATO’nun üyelerini askeri harcamalarını artırmaya teşvik ederken, zirve sonuç bildirisinin “Rusya’nın stratejik kuvvetlerinin modernizasyonuna yaptığı yatırımları” eleştirmesiydi.
Trump, eleştirilerinde Almanya'yı ayrı tuttu, çünkü böyle yapmak için sebepleri olduğuna inanıyor. Almanya, ABD'nin ardından en zengin NATO müttefiki. NATO’da sıkça tekrarlanan bir anekdot diyor ki:
“NATO Rusya'yı Avrupa dışında tutmak, Almanya’yı alaşağı etmek ve ABD’yi Avrupa’da tutmak için kuruldu”.
Bu anekdotsal geçmişe rağmen, işgal güçleri olan ABD, İngiltere ve Fransa 1955'te Almanya'dan çekildi ve Almanya aslında kendisini kontrol altına tutan bu İttifak'a katıldı. Esasen Amerikan güvenlik şemsiyesi sayesinde, Avrupa'daki barışın ve istikrarın en büyük faydalanıcısı oldu. Amerikan koruması olmasaydı, Almanya kendi savunması için daha büyük miktarlarda para harcamak zorunda kalacaktı.
Zirvede yapılan tartışmalar, Trump’ın Almanya’nın Rus gazı satın alması konusundaki eleştirilerini azaltmaya ikna etmeliydi, çünkü zirve sonuç bildirisi şunları söyleyerek daha yumuşak bir dil kullandı: “İstikrarlı ve güvenilir bir enerji kaynağı kritik öneme sahiptir ve İttifak’ın siyasi ve ekonomik baskılara karşı dayanıklılığını artırır.”
Birçok Avrupa ülkesinin kamuoyu barışı sorgusuz sualsiz kabul ediyor, çünkü genç nesiller İkinci Dünya Savaşı'nın zorluklarını yaşamadı. AB’nin kuruluşu ve gelişimi, belki de Rusya’nın Kırım’da yaptığı gibi bir oldubitti yapmasından korkan Baltık ülkeleri haricinde, büyük ölçüde savaş tehdidini ortadan kaldırdı.
Zirve sonuç bildirisi, Avrupa’nın çeşitli bölgelerindeki Rus faaliyetlerinin ayrıntılı bir listesini yapıyor. Bunlar Rusya’nın Kırım’ı ilhakını, Donetsk ve Luhansk'taki faaliyetlerini ve Kaliningrad'da modern çift kabiliyetli füzelerin konuşlandırılmasını kapsıyor. Sonuç bildirisi, Abhazya, Güney Osetya ve Transdinyester'in tanınmasının reddedilmesi çağrısında bulunuyor ve NATO’nun bu bölgelerdeki gelişmeleri çok yakından takip etmeye kararlı olduğunu vurguluyor.
Sonuç bildirisinde “Güneyde artan güvenlik tehditlerine karşı koymak üzere Türkiye için alınan özel emniyet tedbirleri, bir bütün olarak ittifakın güvenliğine katkı sağlar” denilerek Türkiye ile dayanışma vurgulanmaktadır.
Zirvede alınan diğer kararlar arasında şunlar yer alıyor: NATO Hazırlık İnisiyatifi'nin başlatılması; Rusya ile tüm uygulamalı sivil ve askeri işbirliğinin askıya alınması; İttifak'ın caydırıcılığının ve savunma pozisyonunun güçlendirilmesi; Karadeniz bölgesinde özel bir ileri mevcudiyetin (forward presence: kararlılığın gösterilmesi, ittifakın güçlendirilmesi, potansiyel düşmanların caydırılması ve beklenmeyen olaylara karşı hızlı reaksiyon gösterilmesi için ileride konuşlandırılan kuvvetler) geliştirilmesi, Orta Doğu'ya yönelik daha stratejik bir yaklaşımın onaylanması ve AB ile ortaklığının güçlendirilmesi.
NATO, zirve sırasında Makedonya Cumhuriyeti ile katılım sürecini başlatmak için bir anlaşma imzaladı. Yunanistan’ın Makedonya’yı anayasal ismi ile tanımayı reddetmesinin sonucu olarak, zirve sonuç bildirisinde ülkeden “eski Yugoslavya Cumhuriyeti Makedonya” olarak bahsedildi. Türkiye, sonuç bildirisine Makedonya Cumhuriyeti'ni anayasal adıyla tanıdığını söyleyen bir dipnot ekledi.
NATO, ağırlıklı olarak ABD tarafından egemen olunan bir ittifak olduğu için, zirve sonuç bildirisinin tüm çelişen tonlarının, ABD yönetiminin görüşlerini yansıttığını kabul edebiliriz. Ancak, Trump’ın 6 gün sonra Helsinki’de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı görüşmeden sonraki açıklamaları farklı bir manzara resmediyor. “Putin ile görüşme, barışa yeni yollar açan yapıcı bir diyalogdu” dedi.
NATO-Rusya ilişkilerinin hangi versiyonunun geçerli olacağını zaman gösterecek.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları


























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.04.2020
3.04.2020
29.03.2020
6.03.2020
28.02.2020
23.02.2020
16.02.2020
9.02.2020
26.01.2020
13.01.2020