Yıldız ÖNEN
Her bombalı saldırıdan sonra aynı şeyler oluyor. Bir lanetleme yarışması başlıyor, ne kadar çok lanet okunursa o kadar mesafelenmiş olunacakmış gibi bombaları patlatanlara. Giderek şiddeti artıyor lanetlemelerin.
“Alçaklık”, “vahşet”, gibi ön eklerle devam ediliyor sonra.
En sonunda da milli birlik ve beraberliğe çağrı yapılıyor.
Geride yıkım kalıyor. Ölüler kalıyor. Ölülerin yakınlarının çığlıkları kalıyor.
Geride güvenlik tedbirlerini daha da artıracağını söyleyen devlet yetkililerinin sesleri kalıyor.
Gelişmeler, sorunun çözümünde lanetleme yarışmasının hiçbir işe yaramadığını kanıtladı. Gelişmeler, bu türden eylemlerin içinde pişirildiği ortamı yok etmek zorunda olduğumuzu da kanıtladı öte yandan.
İçinde canlı bomba eylemlerinin piştiği ortam Türkiye’nin hem bölgesel hem de yerli ve milli bir savaşın içinde, aktif parçası olmasıyla karakterize oluyor. Türkiye hem Suriye’de süren ve bütün büyük devletlerin, emperyalist güçlerin içinde yer aldığı savaşın bir parçası hem de Kürt illerinde bir savaşı bizzat sürdürüyor.
Şimdi savaş giderek batıya yayılıyor.
Savaşın batıya yayılmasının ürünü bütün bu patlamalar. Bir savaşın bir ülkenin sadece bir bölgesiyle sınırlı kalmayacağı çok açıktır. Savaş başladı ve yayılıyor.
Ankara’daki son katliamı bu bakış açısından ele almak lazım.
Bu, meseleyi lanetleme yarışmasına indirgemenin ne kadar anlamsız olduğunu ve yeni katliamların önüne geçmek için savaşı sona erdirecek bir hareket inşa etmek zorunda olduğumuzu gösterir.
Ankara katliamı gibi bombalı saldırıları durduracak, engelleyecek olan, savaş iklimine son vermektir. Bu çok açık. Türkiye hem Suriye’de süren savaşın bir parçası olmaya son vermelidir hem de Kürt sorununda savaş politikalarına.
Suriye politikasında, esasında Türkiye’nin bütün bir dış politikasında belirleyici olan politik öğe, Kürtlerin haklarını kazanmasının engellenmesi. Hükümet ve bütün devlet katmanları Kürtlerin özgürlük yönünde attıkları kendileri için ve belirleyici tehlike olarak görmeye öylesine kilitlenmiş durumda ki, geri kalan her gelişme ikincil önemde.
Bölgesel gelişmelerden bağımsız olmayan şehir merkezlerinde yaşanan patlamaları engellemek için, bu nedenle, öncelikle, devletin Kürtleri dışarı iten, ötekileştiren ve giderek imha etmeyi amaçlayan politikalarına dur demek zorundayız. Savaş deliliğiyle sürüklenmeye başlayan politik iklimin mimarlarının akıllarını başlarına toplamalarını sağlayacak bir harekete ihtiyacımız var demektir.
Böyle bir barış hareketini inşa edebiliriz.
Yıldız Önen
(Sosyalist İşçi)
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Yönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran
11.02.2026 - İki ateş arasında İran halkı
3.02.2026 - Davos 2026: Dünyada canavarlar zamanı!
27.01.2026 - Davos 2026: Küresel belirsizlikler eşliğinde ‘diyalog ruhu’
20.01.2026 - Ambargo ile diktatörlük arasında sıkışan İran
9.01.2026 - Krizlerin normalleştiği bir dünyada 2025’ten kalanlar
4.01.2026 - Güney Amerika’da büyüyen gölge
13.12.2025 - İsrail’in sonu gelmez işgalciliği
15.05.2021 - Derinlerdeki ırkçılık
30.04.2021 - Kadınların özgürlüğü için farklı bir alternatif
11.03.2021
Yazarlar
-
İsmet BerkanErdoğan’ın hepimize maliyet yaratan inatları 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolMÜSİAD’ın cibilliyeti? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciDüştük bir kuyuya… 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları





























































Hrac Madooglu
Enver Pasayi kahraman bilenler Sarikamis Faciasini tarafsiz bir kaynaktan okusunlar. Cihan Harbinde Osmanli ordusunda savasmis ve bu memleket icin can vermis Ermenilerden de hic bahsedilmez. En azindan 100 bin Ermeni Osmanli ordusunda savasmis ama bu sayi bile gizli tutulmakta hala. Genel Kurmayin kasasinda oldugu soylenir bu arsivlerin. 100 sene gecmis aradan hala sakliyorlar arsivleri. Buyuk ihtimalle cogu imha edilmistir. Ustelik "arsivlerimiz herkese acik" diye yalan konusmaktan utanmiyorlar. Bu kadar ahlaksizlik olmaz.