Yıldıray OĞUR
2011 yılında çıkan Bildiğin Gibi Değil (90'larda Güneydoğu'da Çocuk Olmak) 90’lı yıllarda devletin karanlık yüzünü görmek için iyi bir kaynak kitap.
Peki ya PKK’nın 90’lı yılları? Onu nereden okuyabiliriz.
Tabii ki 1982’den beri her ay yayınlanan PKK’nın resmî yayın organı Serxwebun dergisinin internette herkese açık olan koleksiyonundan.
(Bu koleksiyonu inceleyerek PKK’nın üstlendiği katliamların bilançosunu yapan pkkeylemleri.com sitesi ve https://twitter.com/Biyikbay’ın geçen hafta attığı bir dizi tweetten de yararlanıldı)
80’lerin sonundan Serxwebun anlatmaya başlasın:
Serxwebun Eylül 1987
“22 Eylül günü ise Güneyce Çiftekavak mezrasına ARGK gerilla takımı tarafından baskın düzenlendi. Baskın sırasında hain milis çete aile olan Güngörlerden 11 kişi öldürüldü.”
http://www.serxwebun.org/arsiv/69/#/2/zoomed
(22 Eylül 1987 günü, Şırnak’ın Güneyce köyü Çiftekavak mezrasını basan PKK’lılar, 2’si hamile 5 kadın, 4’ü çocuk 11 kişiyi katletti, 2 kişiyi ağır yaraladı)
Serxwebun Haziran 1987
“Pınarcık eylemi kimsenin çarpıtamayacağı gerçekleri ortaya sermiştir. 2 Haziran’da Ömerli’nin Pınarcık köyünde köy korucularına karşı gerçekleştirilen soylu eylem, bir dizi eylemin doruğu oldu. Pınarcık ardından Türk sömürgeciliğinde onların deyimiyle milli krizi başlamış…”
http://www.serxwebun.org/arsiv/66/files/assets/downloads/page0003.pdf
(20 Haziran 1987 saat 21:30 sularında 16 haneli ve 60 nüfuslu Pınarcık köyüne baskın düzenleyen PKK’lılar, 16’sı çocuk 6’sı kadın 30 kişiyi öldürdü. PKK’lılar saldırının ardından olay yerine PKK’ya bağlı Kürdistan Ulusal Kurtuluş Ordusu (ARGK) imzalı şu bildiriyi bıraktılar:
“Kürdistan’a ve Kürtlüğe düşman faşist Türk sömürgeciliğini 5 paralık uşağı ajan milis çete başları: Halk kurtuluş kuvvetlerinin kurşunlarından hiçbir güç sizi kurtaramaz. Halka karşı daha fazla suç işlemeden Kürdistan Ulusal Kurtuluş Ordusu’na teslim olun. Halktan af dileyin. Suçlarınızın hesabını verin.”
Serxwebun Temmuz 1987
“Pınarcık eyleminin ardından büyük çıkmaz ve korku içerisine giren faşist ordu ve özel birlikler ancak kendilerini korumakla uğraşmaktadırlar. Faşist Başbakan T. Özal’ın Pınarcık’ta bulunduğu saatlerde, bu köye çok yakın bir mesafede bulunan Yuvalı ve Peçenek köylerinin basılması büyük bir korku yarattı. Turgut Özal 10000’e yakın özel tim, onlarca helikopter zırhlı araç ve binlerce komando birliği eşliğinde 10 Temmuz günü Pınarcık’a geldi. Pınarcık’ta bilinen sözlerini tekrar eden Turgut Özal “Eşkıya için tek yol gelip teslim olsunlar, canları tehlikededir” diyerek tehditlerde bulundu. Ancak Peçenek ve Yuvalı'da gerçekleştirilen iki ayrı eylemde ise gerçekte kimin tehlikede olduğu daha açık bir şekilde gözler önüne serildi. İdil Peçenek ve Midyat Yuvalı köylerine iki ayrı gerilla birliği tarafından baskın düzenlendi. Baskında, her iki köyde bulunan 40’a yakın köy korucusu yakınları ile birlikte imha edildi.”
http://www.serxwebun.org/arsiv/67/#/3/zoomed
(10 Temmuz 1987 günü Mardin Midyat’a bağlı Yuvalı köyü Haraberk mezrasına saldıran PKK’lılar aynı aileye mensup 7’si çocuk 2’si kadın 9 kişiyi öldürdüler)
Serxwebun Mayıs 1988
“Nusaybin’de gerçekleştirilen bir eylemde ise ARGK birliğini düşmana ihbar eden bir ajan-ihbarcı odağa darbe vuruldu. Başını Abdülkerim Çelik’in çektiği bu ihanet odağına karşı düzenlenen eylem sonucu 10 hain, kitlelerin de onayı ile kurşuna dizilerek cezaları infaz edildi”
http://serxwebun.org/arsiv/77/#/2/zoomed
(9 Mayıs 1988 günü Mardin Nusaybin Behmenin mezrasındaki baskında kurşuna dizilen 10 ‘hain’in adı ve yaşları şöyleydi:
Ayşe Çelik (2 aylık), Fikriye Çelik (2), Narine Çelik (3), Fadime Çelik (5), Müslüme Çelik (7), Niyazi Çelik (9), Abdurrahim Çelik (12)
Ziver Çelik (15), Hatice Çelik (35), Abdulkerim Çelik (47), Feride Bozkurt (40)
Serxwebun Mayıs 1988
“Çukurcu’da gerçekleştirilen diğer bir eylemde ise 4 korucunun ayağına ibret olması için nal çakıldığı bildiriliyor”
Serxwebun Ağustos 1987-88 sayıları
“20 Ağustos gecesi Eruh’a bağlı Kılıçkaya köyünün Milan mezrası büyük bir ARGK birliği tarafından basılarak denetim altına alındı. Daha önce birkaç kez uyarılmış olmalarına rağmen düşmana uşaklıkta kararlı görünen … adlı hain çeteler, teslim olmayıp karşı koymaya çalışınca evlerine yönelik saldırı düzenlendi. 25 çete ve yakını öldürüldü”
http://www.serxwebun.org/arsiv/13ozeltebax/files/assets/downloads/page0031.pdf
(Milan mezrasında öldürülenlerin adları ve yaşları şöyleydi: Halit Demir (5), Sabriye Beştaş (10), Naciye Beştaş ( 3), Zeynep Beştaş (6 günlük), Fuat Beştaş (7 ), Hamide Beştaş (14), Hazine Beştaş (7 y), Hacı Beştaş (12), Şehriban Beştaş (35), Sabiye Narin (20), Şükrü Narin (27), Nurcan Baykara (10), Ömer Baykara (45)
Muhabbet Demir (50), Bahar Narin (3 günlük) , Halise Narin (4) Hadiye Narin (5), Süleyman Dündar (10 ), Kemal Demir (4), Halil Baykara (60), Hayrettin Seyin (30 ), Şakir Sever (33), Behiye Sever (55), Ali Sever (65))
(Yıllar sonra örgüt için iktidar kavgalarında o devrin “kahraman komutanları” “dörtlü çete” ilan edilip tasfiye edildi. 90’ların sonuna doğru Öcalan, 24 yıl sonra yazdığı kitapta Murat Karayılan ve en son geçen aylarda verdiği bir röportajda Cemil Bayık 80’lerin sonunda koruculara dönük köy baskınlarının yanlış olduğunu söylediler.
Ama o tasfiyelerden sonra da katliamlar ve Serxwebun’daki gururla üstlenmeler sürdü.)
Serxwebun Aralık 1991:
“25 Aralık 1991. İstanbul’da yaşayan Kürdistanlı yurtsever gençler, sömürgecilerin Pasur ve Lice’de giriştikleri katliamları ve kontrgerilla terörünü protesto etmek amacıyla, Sömürge Valisi Necati Çetinkaya’nın kardeşlerine ait Çetinkaya mağazasına Molotofkokteyllerle saldırdılar. Mağazada çıkan yangın sonucunda içlerinde Sömürge Valisi’nin yeğeninin de olduğu 11 kişi öldü.”
http://serxwebun.org/arsiv/120/#/23/zoomed
(25 Aralık 1991’de Bakırköy’deki Çetinkaya Mağazası’nda PKK saldırısı sonrası çıkan yangında 2 yaşındaki Merve ve annesinin de aralarında olduğu yedisi kadın 11 sivil hayatını kaybetti.)
Serxwebun Haziran 1992
“23 Haziran 1992 Gercews ilçesine bağlı seki köyüne baskın eylemi düzenleyen ARGK gerillaları köy koruculuğu yapan iki kişinin evine saldırılar. Saldırı eyleminde 10 kişi öldü”
http://serxwebun.org/arsiv/126/#/23/zoomed
(Batman Gercüş’e bağlı Seki köyünü basan PKK’lılar, iki korucu ailesinin evine saldırdı 8’i çocuk, 10 kişiyi öldürdü)
Serxwebun Haziran 1993
“Mardin’in Misuriye (Yalım) Köylü Zinare mezarası korucularıyla ARGK gerillaları arasında çıkan çatışmada 1 korucu ve 6 yakını öldürüldü”
http://serxwebun.org/arsiv/139/#/18/zoomedü
(Hamzabey Mezrası’nda Gökoğlu ailesinin evine atılan roketle öldürülen 6 korucu yakınından ikisi bebek, ikisi çocuk ve ikisi de kadındı)
Bir Savaşın Anatomisi-Murat Karayılan 2010
“Yer yer hedeflerin doğru tespit edilememesi sonucu sivil kayıplar yaşandı. Özellikle Dersim eyaletinde Madımak Oteli katliamına “misilleme” olsun diye Erzincan’a bağlı Türk kökenli faşist bir köyün vurulması olayı yalanmıştı. Ardından aynı yörede başka bazı sivil hedeflerin de vurulması bize zarar vermişti. Erzincan Tercan alanlarındaki tüm Türk köyleri silahlandırıldı.”
(Karayılan’ın bahsettiği “sivil faşist” köy Başbağlar. 5 Temmuz 1993 günü basılan köyde 33 kişi öldürülmüş, köy ateşe verilmişti)
Serxwebun Ekim 1993
“Gerillalarca Şirvan’a bağlı Kalkancuk ve Daltepe köyünde düzenlenen baskında 56 korucu ve yakını öldürüldü, 25 kişi de yaralandı”
http://serxwebun.org/arsiv/142/#/23/zoomed
(4 Ekim 1993 günkü Siirt’in Şirvan ilçesine bağlı Daltepe köyüne ve mezrasına saldıran PKK’lılar 10’u çocuk, 7’si kadın 33 kişiyi öldürdü)
Serxwebun Kasım 1993
“Gerillalar Bitlis’in Yolalan köyünde düşmanla iş birliği içinde olan 4 öğretmeni cezalandırdı. Ayrıca 2 ilkokul 1 ortaokul ve 1 sağlık ocağı da gerillalar tarafından yakıldı”
http://serxwebun.org/arsiv/143/#/25/zoomed
( Yolalan beldesindeki baskında biri kadın dört öğretmenle birlikte öldürülenler arasında öğretmen çiftin 2 yaşındaki kızları Betül de vardı)
Serxwebun Ocak 1994
(“Kürdistan’da sıcak bir kış” yazıdan)
“Savur İlçesinin Benedura mıntıkasındaki Mende ve Eskilan korucu köylerine yönelik gerillalar tarafından baskın düzenlendi. Çok sayıda çete öldü ve yaralandı”
http://serxwebun.org/arsiv/145/#/23/zoomed
(Bahsedilen baskının tarihi 21 Ocak 1994. Mardin’in Savur ilçesine bağlı iki köye saldıran PKK, 11’i çocuk 21 kişiyi katletti)
Serxwebun Ocak 1994
“Ankara terminalinde Kürdistan’daki katliamları protesto etmek amacıyla faşistlere ait bir firmanın 4 otobüsüne ARGK şehir grubu tarafından saatli bomba yerleştirildi. Bombaların patlaması sonucu 3 kişi öldü çok sayıda kişi de yaralandı”
http://serxwebun.org/arsiv/145/#/23/zoomed
(Ankara’dan İstanbul, Rize ve Samsun’a giden üç otobüse konan bomba eş zamanlı patladı. Patlamalarda aralarında üniversite öğrencilerinin de olduğu 3 kişi hayatını kaybetti)
Serxwebun’un her sayısında o ay infaz edilen “ajan” “işbirlikçi” hatta “DYP ilçe başkanının kardeşi, eşi, oğlu” insanların listesi veriliyor.
İleride bir Hakikatleri Araştırma Komisyonu kurulursa en ciddi kaynak olabilir bu sayılar.
İnsan hakları derneklerinin şu ana kadar hiç ilgisini çekmemiş olsa da 1982’den beri ay ay tutulan bu arşiv, PKK’nın fail-i meçhul infazlarının sayısının devletinkinden daha çok olduğunu ortaya koyabilir.
Onlardan biriyle bitirelim: Ağustos 1987 sayılı Serxwebun’dan: "Yenisöğüt köyünde Ali Rıza Polat adlı ajan ölümle cezalandırıldı”
http://www.serxwebun.org/arsiv/12tebaxteybet/files/assets/downloads/page0007.pdf
Peki, kimdi Ali Rıza Polat? Bava İbrahim'in oğlu Seyid Rıza’nın torunuydu. Dersim katliamından kurtulabilen sayılı kişilerden biriydi...
PKK’nın 90’lı yıllar defterleri açılınca Öcalan’ın 1999’da Cemil Bayık’la ilgili şu açıklaması da bir yere yazılır herhalde:
“Savaş içerisine girmez. 92’de bir mağarada 17 kadroyu yaralı oldukları ve ele geçmemeleri için, karargahta 13 kadroyu ise disiplini sağlamak için öldürmüştür. Bu yüzden yoğun eleştiriler alıyor”
Artık “90’lı yıllara dönmek” dendiğinde aklınıza sadece devletin karanlık sayfaları değil bunlar da gelecek…Ancak böyle bir adil hafızayla barışa adım atabiliriz.
Bu savaşın bitmesi için en iyi yol silahın neden olduğu bilançoyu, felaketi bütün çıplaklığıyla, adilce ortaya koymak.
Silahtan, cinayetlerden utanmadan silahlar bırakılmayacak savaş bitmeyecek çünkü…
Yazarlar
-
Mahfi EgilmezÖnümüzdeki Küresel Riskler 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÇankaya şişmanı... 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTrump şaşırtmaya devam ederken… 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciÇöken CHP mi AK Parti mi? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNHızlı çöküşün anatomisi 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasSuriye’nin bir ucunda oyun içinde oyun 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUHakan Fidan’ın anlamadığı 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUİçişleri bakanı ne demişti, gerçek ne çıktı? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAGün Rojava’yı Savunma Günüdür; Ortak Geleceğe Yönelik Tehdit... 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKDışarıdan ABD, içeriden mollalar: İranlılar ne yapacak? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENSuriye’nin “normal”i inşa ediliyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİBeleş hamaset, boş balon 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSuriye’de yeni dönem arayışı: Çatışmadan entegrasyona geçilebilecek mi? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTSıfır tüketim, 402 lira fatura… 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENSuriye’de İstikrar da “Süreç” de Tehlikeli Sularda 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENDavos 2026: Küresel belirsizlikler eşliğinde ‘diyalog ruhu’ 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİstanbul çok kötü yönetiliyor! 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYılın kelimelerine siyaseten bakmak: “Parasosyal” ve “Rage Bait” neden ayrımı keskinleştiriyor, araş 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRSURİYE'DE İHLALE SUKUNET MORFİNİ 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanGrönland kavgası: Ne Trump NATO’yı feda edebilir ne Avrupa 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞRastgele büyüme 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluCumhurbaşkanı 23 yıl sonra niye hâlâ şikayetçi? 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞ“81 İLDE 81 AŞEVİ “YOKSULLUĞU”… 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURBuyurun tekrar çözüm sürecine... 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakDizinformasyon mu, manipülasyon mu? 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİTO Başkanı’na milyonlarca liralık harcamayı sordular 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile Bayraktarİran’ın dinamikleri 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayVenezuela ve Trump doktrini 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalVenezuela, MAGA ve Çin 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUToplumsal gidiş nereye doğru? 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN“Yetkim olsa HSYK’yı anında yargılardım” … 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Figen Çalıkuşu“Terörsüz Türkiye” süreci ne alemde? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRGül, Arınç, Atalay’ın olduğu bir AK Parti iktidarında İmamoğlu tutuklanabilir miydi? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİAranan baron İmamoğlu muymuş? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERSefalet ücreti 15.01.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraZamanımızın Bir Kahramanı 14.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanAdaletsizlik Müslüman toplumların kaderi olabilir mi? 14.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürtlerle Suriye’de savaş, Türkiye’de barış: Ne kadar mümkün? 12.01.2026 Tüm Yazıları
-
Murat Sevinç'Barış Bildirisi'nin 10'uncu yılında hali pür melalimiz 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKABD terörü ve rızanın çözülüşü 6.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalSiyonist evanjelist yayılmacılığa karşı demokratik konfederal dayanışma 4.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANDavutoğlu’nun “öfkeli çocuklar”ı 3.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları





































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.01.2026
13.01.2026
10.01.2026
7.01.2026
5.01.2026
3.01.2026
31.12.2025
24.12.2025
23.12.2025
17.12.2025