Abdurrahman Dilipak
Tehlike geçmedi, devam ediyor.
Tehlikenin adresi sadece TSK değil. Emniyet ve istihbarattan ibaret de değil bu tehdit. Merkezi yönetimden tutun, valilik, kaymakamlık, yerel yönetim her yerde varlar. Media, Mafia, sermaye, siyaset, bürokrasi, oda, STK, üniversite, her yerde varlar.
Bana kalırsa Beştepe’nin de, bu açıdan yeniden gözden geçirilmesi gerek. Keşke bu bugün yapılsa. Bugün değilse yarın ve mutlaka.
Hemen her gün bir FETÖ operasyonu haberi geliyor. Ama öte yandan bir sürü yanlış iş de yapılıyor. Bazı tepe isimlerin FETÖ ile iltisakı bilindiği halde, onlara dokunulmuyor. Hatta yerel yönetimlere aday olan isimler arasında da şaibeli isimlerin olduğu tartışılıyor.
Madem böyle kapsamlı bir operasyon yapılıyor, o zaman bu iş TSK ile sınırlı kalmaması gerek. Ayrıca, yine bir FETÖ operasyonu olarak, örgütle ilgisi olmayan isimlerin örgüt üyesi imiş gibi gösterilen kişilerin mağduriyetlerine son verilmeli ve onları sanık durumuna düşürenler hakkında işlem yapılmalı.
Kafama takılan bir başka sorun da şu: Hâlâ il ve ilçelerde, emniyet teşkilatında FETÖ’cüler var. Diğer istihbarat örgütleri içinde de bunlar var. CIA gelişmeleri yakından izliyor. FETÖ’cülerin ittifak kurdukları PKK’lılar var.
Peki, nasıl oluyor da, 1 yıldır devam eden izlemeler konusunda örgüt nasıl bu işten haberdar olmadı ve tedbir almadı.
Zaten sürekli operasyon yapılırken, hatta yeni bir darbe ihtimalinden söz edilirken, örgüt nasıl kendinden bu kadar emin olabildi? “Zirve”ye (İngilizcesi: Peak) giden yolda av da avcı da nasıl bu kadar kendinden emin olabiliyor?
Bu arada İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, FETÖ’nin GSM’ler üzerinden oyun görünümlü bir kriptografik haberleşme programı olan “2048 Fun and Relaxing Puzzle Game” kullandığını tesbit etti. Ama hâlâ Raspberry Pive Deepweb / Blackweb konusunda bir ilerleme var mı bilmiyorum.
FETÖ/PDY mahrem imamlarının TSK’da görevli askerlerle irtibat kurduğu ardaşık arama (ankesör) soruşturmasında yeni bir gelişme oldu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Türkiye genelinde 3.387 sabit hat kullanıldığını tespit etti. Bunların 662’si İstanbul’da kullanıldı. Bu telefonlardan Ankara ve İstanbul’dan 3.500 cıvarında asker aranmış.. Türkiye genelinde bu rakam 13.000’i buluyor.. Ankara’da 7.000, İstanbul’da 3.500, diğer illerde 2.500 cıvarında şüpheli sözkonusu.
Bakalım bu operasyondan sonra arama ve sorgulamalarda ele geçecek bilgi ve belgelerden sonra nasıl bir sonuç ortaya çıkar, kestirmek zor.
Bu işin Media, Mafia, sermaye, siyaset, bürokrasi, STK, yerel yönetimler ve meslek odalarındaki uzantıları, uyuyan hücreleri tam olarak ortaya çıkarılmış değil.
Bu operasyon örgütün iç ve dış unsurlarını harekete geçirebilir. Bu konuda dikkatli ve hassas olmak gerekir. Bakın, bildik FETÖ’cülerin serbest kalır ya da kimilerinin hakkında hiçbir işlem yapılmadan görevleri başında dururken ya da terfi ettirilirken, bu konuda eskiden ilişkisi olup, gerçek ortaya çıktıktan sonra onlardan ayrılanlar sanık sandalyesine oturtuluyorsa burada bir yanlışlık olmalı.
Bu hesaplaşma bugün sandıkta, seçim sonrası, biraz da seçim sonuçlarına göre her yerde kendini gösterebilir. Bu hesaplaşma bugünden yarına bitmeyecek.
Bakın kimse iddiasından vazgeçmiş değil. Sadece konjonktürden kaynaklanan sorunlar var. Merkezi derin güç kendi içinde bölündüğü için bizim için biraz hareket alanı oluşturuyor.
Baksanıza şimdi İtalya AB’den ayrılmak için referanduma hazırlanıyor. Avrupa saatli bomba gibi. AB ve NATO dağılmanın eşiğinde. BM zaten işlevsiz hale geldi. Güvenlik Konseyi artık fonksiyonel değil. İnandırıcılığını ve ciddiyetini de kaybetti. İnsan hakları, demokrasi, liberalizm ve çevre de öyle. Batı kavram ve kurumları ile çöküyor. Ekonomileri de aynı şekilde. Aile ve gençlik, ahlaki açıdan dibe vurmuş durumda. Artık bir şeye inanmıyorlar. Kilise artık alay konusu. Vatikan için yolun sonu. İtalya’nın AB’den ayrılma fikri yeni değil. İtalya’dan önce, İtalya ile beraber, İtalya’dan sonra bu yola girecek başka ülkeler de var. Sahi bu konuda biz ne bekliyoruz. AB’nin kurucu babaları bile çekip giderken biz niye kapıda beklemeye devam ediyoruz.
AB’nin kurucuları: Almanya, Fransa, İtalya, Hollanda, Belçika, Lüksemburg. İngiltere ile birlikte 1961’de İrlanda ve Danimarka üyelik için AB’ye başvurdular. Fransa dışındaki diğer ülkeler, İngiltere’nin üyeliğine sıcak bakıyordu. O zamanki Fransa Cumhurbaşkanı Charles De Gaulle, ülkenin Kıta Avrupa’sından oldukça farklı olduğu, ekonomik sıkıntılar yaşadığı, ABD’ye askeri ve diplomatik açıdan bağımlı olduğu, bu yüzden AB’nin gelişimini engelleyeceği gibi gerekçelerle bu üyeliğe karşı çıktı. İngiltere 1967 yılında tekrar başvuruda bulundu ve yine kabul edilmedi. Genişleme süreci, ancak 1969 yılında De Gaulle’ün Fransa Cumhurbaşkanlığından istifa etmesinden sonra başladı ve İngiltere, İrlanda, Danimarka 1 Ocak 1973’te AB’ye üye oldu. Bugün ise İngiltere üyelikten ayrıldıktan sonra İngiltere’ye yakın bir isim olan Macron Fransa’nın Cumhurbaşkanı oldu. Üstelik sola yakın Fransız halkının başında bugün kapitalistlerin adamı Macron gibi biri Cumhurbaşkanı olarak Fransa’nın başında bulunuyor.
Sahi biz bu AB üyeliği konusunda ne yapıyoruz?. Biz neden bu konuda referanduma gitmiyoruz. Zaten bizi istemiyorlar. NATO ve NATO ülkeleri bile teröristler ve darbecileri korumaya devam ediyor.
Erdoğan çok çocuktan söz ediyor ama müttefiklerimiz eli ile hızla kısırlaştırılıyoruz. Gıda-Tarım ve Sağlık Bakanlığının ve Aile Bakanlığının bu konuda büyük sorumluluğu var. Buna Adalet, Milli Eğitim, Kültür ve Gençlik Bakanlığını da ekleyin.
Seçim sonrası, aile ve gençlik ile ilgili can sıkan, can yakan bilgiler sunacağım. Bunlar patates soğan, döviz.. Seçim kampanyasında dile getirilen “Materyal”lerden çok daha önemli. Aile ve gençliği kaybederseniz, geriye kaybedecek fazla bir şey kalmayabilir.
Yeni Meclis Başkanı bir adım atıp, aile ve gençlik konusunda meclis araştırması açtırabilir mi?
Siz sanıyor musunuz ki, “Tarihin sonu”nu getirecek bir “Medeniyetlerarası savaş”tan vazgeçtiler. Tamam, BOP çöktü ama birileri bu konuda yeni bir senaryo peşinde. Savaş, terör ve darbe gündemde. Suikastlar ve iktisadi operasyonlar da sözkonusu. Neyse ki, kendi aralarında, bu senaryo konusunda fikir birliği içinde değiller. Ama gidişat iyi değil ve bu iş ilanihaye böyle devam edemez. Nisan ayı bu açıdan önemli bir ay. Ve sonrası tabii. Ve bu süreç bugünden yarına bitmeyecek. Uzun soluklu bir mücadeleye hazır olalım. Selâm ve dua ile.
Yazarlar
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları






















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
18.01.2026
18.12.2025
7.09.2025
3.08.2025
26.08.2024
5.08.2024
4.06.2024
27.05.2024
20.05.2024
5.05.2024