Akın ÖZÇER
Cádiz, 16-17 kasım tarihlerinde İber-Amerikan zirvelerinden yirmi ikincisine ev sahipliği yaptı. Genel Sekreterliği Madrid’de bulunan İber-Amerikan Devletleri Örgütü’ne (OEI) üye ülkelerin Devlet ve Hükümet Başkanları’nı her yıl biraraya getiren zirveler 2013’teki Panama randevusundan sonra artık iki yılda bir düzenlenecek. 22 üye devletten yarısının Devlet ve Hükümet Başkanı düzeyinde katılmadığı geçen yılki Asunción Zirvesi, AB üyesi İspanya ile Portekiz’i eski sömürgeleriyle buluşturan bu toplantıların İspanya Başbakanı Rajoy’un ifadesiyle “yeniden canlandırılması ve yapılandırılması” ihtiyacını açıkça ortaya koymuştu.
İspanya, ev sahipliği yaptığı bu yılki zirve için katılımı arttıracağı umuduyla iki yüzyıl önce ilk anayasasının (1812) ilan edildiği Cádiz’i seçmiş; Kral Juan Carlos yeni Kıta’nın üç büyükleri olan Brezilya, Arjantin ve Meksika’nın zirveye Devlet Başkanı düzeyinde katılması için bizzat çaba harcamıştı. Buna karşın Cádiz’te Arjantin Devlet Başkanı Bayan Cristina Fernández Kirchneryoktu. Arjantin’in İspanyol şirketi Repsol-YPF’yi uluslararası yatırım kurallarıyla bağdaşmayan bir yöntemle kamulaştırması nedeniyle iki ülke arasındaki ilişkiler bu yıl içinde limonileşmişti.
Bununla birlikte Cádiz Zirvesi, katılım açısından olduğu kadar İber-Amerikan zirvelerinin geleceği üzerinde ciddi bir çalışma süreci başlatılması bakımından da başarılı sayılabilir. İki yılda bir yapılacak olmasının yanı sıra, zirvelerin formatı, sekreterliğin yapısı ve üyelerin katılım payları önümüzdeki dönemde değişecek. Harcamaların yüzde 60’dan fazlasını karşılayan İspanya’nın katılım payı düşerken, İber-Amerikan ülkelerinin payları artacak. Ayrıca görevi ekim ayında sona erecek olan 81 yaşındakiEnrique İglesias’ın yerine yeni bir Genel Sekreter seçilecek. Yeni ismin İber-Amerikalı olacağına kesin gözüyle bakılıyor. Bu görev için Kolombiya’nın iki eski Devlet Başkanı Andrés Pastrana ileErnesto Samper’in isimlerinin öne çıktığı görülüyor.
Bu yapısal değişiklerle ilgili çalışmaların bir Âkil Adamlar Komitesi’nce yürütülmesi öngörülüyor. Görevi sona erecek olan Genel Sekreter İglesias, Şili’nin eski Devlet Başkanı Ricardo Lagos ile Meksika Dışişleri Bakanı Patricia Espinosa’dan bu komitede görev alabilecek şahsiyetler olarak söz ediliyor. İber-Amerikan zirvelerine verilecek iki yıllık ara sırasında yapısal değişikliklerle ilgili çalışmaların tavsatılmaması için de 2015 Zirvesi’nin büyük bir İber-Amerika ülkesinde düzenlenmesi bekleniyor ki bu ülke olasılıkla ilk zirveye (Guadalajara) ev sahipliği yapmış olan Meksika olacak. Başkan seçilen ama görevi henüz devralmamış olan Enrique Peña Nieto bu zirvenin ülkesinde düzenlenmesine sıcak bakıyor.
Görüldüğü gibi, İspanya ve Portekiz’in, üyesi oldukları AB ile tarihsel ve kültürel bağlarının bulunduğu İber-Amerika ülkeleri arasında köprü rollerini oynayabilmelerine imkân veren OEI içinde yeni Kıta’nın ağırlığı giderek artıyor. Kral Juan Carlos’un Zirve’yi açış konuşmasında dile getirdiği “daha çok İber-Amerika” kavramı da bunu ifade ediyor. Dünya bu zirvelerin başladığı 1991’den bu yana büyük bir değişim geçirdi. Kral’ın dediği gibi İspanya’nın demokratikleşme süreci (transición democrática) ve ekonomik mucizesi ile model ülke olduğu ve İber-Amerika ülkelerine öğütler verdiği dönem artık geçmişte kaldı. Bugün İber-Amerika ülkeleri ortalama yüzde üç dolayındaki büyüme oranlarıyla kriz içinde yüzen İspanya ve Portekiz, hatta AB için model oluşturuyor.
Cádiz Zirvesi sonunda yayımlanan ortak bildiride tasarruf politikalarının gerekli ancak yeterli olmadığı vurgulanıyor ve AB’nin izlediğinin tam aksine ekonominin canlandırılması ve istihdam yaratılmasının önünü açan politikalar öneriliyor. Bu politikaların savunuculuğunu Zirve’nin yıldızı Brezilya’nın “solcu” Devlet Başkanı Dilma Rousseff üstleniyor. El Pais’e verdiği mülâkatta, Avrupa’nın sorununun refah devleti modelinden değil, krize karşı yanlış önlemler alınmasından kaynaklandığını söylüyor. Bu önlemlerin orta sınıfın yoksullaşmasına ve resesyona yol açtığını vurguluyor. Dilma Rousseff 80’li yıllarda sadece Brezilya değil, İber-Amerika ülkelerinin çoğunun IMF ile yaptıkları anlaşmaların gereği tasarruf politikaları izlemek zorunda kaldığını hatırlatıyor ve herkesin tasarruf yapması hâlinde yatırım olmayacağının, krizden çıkış içinse yatırımların ve büyümenin özendirilmesi gerektiğinin altını çiziyor.
Kriz içindeki İspanya ve Portekiz için ortak dil ve kültürünü paylaştıkları İber-Amerika, hem orta sınıfı giderek zenginleşen 600 milyon nüfusuyla önemli bir pazar oluşturuyor, hem de büyüyen ekonomisiyle yatırım olanakları sunuyor. Ayrıca İber-Amerikan şirketlerinin artık bu iki ülkenin ihtiyaç duyduğu yatırımları yapabilme kapasitesi de var. Nitekim Kral Juan Carlos da, Başbakan Rajoy da, Zirve’de İber-Amerika şirketlerini İspanya’da yatırım yapmaya çağırmayı ihmal etmedi. Görünen o ki artık sadece İspanya ve Portekiz’de değil aynı zamanda Avrupa’da da daha çok İber-Amerika olacak.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları



























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
15.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
21.12.2025
13.12.2025
6.12.2025
1.12.2025