Ali AYDIN
Bir yandan eğitim kültür bahsinde mütemadiyen yetersizliğimiz konu ediliyor bir yandan da etkinlikten etkinliğe koşuyoruz. Salon toplantıları, anma programları, ödül törenleri, sohbetler, konferanslar, seminerler, çalıştaylar... Kamu kurum ve kuruluşlarımız, Belediyelerimiz, STK’larımz seferber… Baş döndürücü müthiş bir hareketlilik var.
Faaliyet alanı eğitim ve gençler olan başta Milli Eğitim Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, sayısal açıdan azımsanmayacak etkinlik haberleri ile medyada kendilerine yer buluyorlar. Ortaya konan gayret ve emekleri tahfif etmek aklımızın ucundan bile geçmez. Ne var ki dünyanın aldığı yeni hâl amaçlarımız ile araçlarımız arasındaki uyumu, benimsediğimiz yöntem ve tekniklerin nereden gelip neye hizmet ettiklerini sorgulamamızı gerektiriyor. Onca çabaya, gayrete, sarf edilen enerjiye rağmen içerik zenginleşmiyor, nitelik artmıyor ise neyi nasıl yaptığımıza bakmamız icap ediyor.
21.yüzyıl toplumlarının hiperaktiviteden muzdarip birer performans toplumuolduklarını söyleyen düşünür Byung-Chul Han’ın bunu laf olsun diye söylemediği aşikâr. Kültürel etkinlik kültüre engeldir, diyen bir yazar olarak eğitim dünyamızdan kültür hayatımıza uzanan bir sahada fetiş-faaliyet, bir performans gösterisi haline gelen “etkinlik” ile sorunlarımızın çözümü için ufukta bir türlü belirmeyen “reform” arasındaki 6 farkı sizler için derledim.
1-Etkinlik için paraya, reform için ise kafaya ihtiyaç vardır.
Etkinlik için etkinliğin gerçekleştirileceği bir salona, etkinliğin süresine göre katılımcıların ve davetlilerin konaklama masraflarının da karşılanacağı 5 yıldızlı bir otele ihtiyaç vardır. İklimi ve denizi dikkate alındığında Ege ve Akdeniz Bölgesi otel tercihinde bir adım öndedir. Etkinlikte sahne alacak medyatik bir yüz medyatik bir ilgiyi de garanti altına alacağı için medyatik yüzün alacağı sahne ücreti dert değildir. Koskoca kurum kaz gelecek yerden tavuğu esirgeyecek değil ya! Dolayısıyla etkinlik ancak para ile icra edilebilir. Reform için ise önce kafaya ihtiyaç vardır. Reform yapılacak alanda birikim ve dert sahibi olan kafaları bulmak para bulmaktan daha zordur. Velev ki öyle kafalar bulunsa bile onlara böyle bir işte müracaat edecek kafaların olması da gerekir.
2-Etkinlik için sarf edilir, reform için ise tasavvur edilir.
Bu ikinci fark birinci farkın doğal sonucudur. Masraflı olan etkinliğin gerçekleşmesi sarf edilecek bir meblağı zorunlu kılar. Sarf edilen etkinlik masrafları gösterişli tematik başlıklarla lansmanı yapılan etkinliğin finansman ayağını görünmez kılar. Muhtemel bir; “Bunun için bu kadar para harcamaya değer mi?” sorusu da daha baştan etkinliğin gösterişli başlığı ile preslenmiş olur. Reformun gereksinimi ise tasavvur edebilmektir. Muhayyilesi olmayan adamlardan ne reformu bir ihtiyaç olarak hissedebilmeleri ne de reformu tasavvur edebilmeleri beklenir.
3-Etkinlik göze hitap eder, reform ise ihtiyaca hitap eder.
Etkinlik fotojeniktir. Bir etkinliğin ardından geriye kalan en somut şey, sosyal medya paylaşımları için özenle çekilmiş 1000 fotoğraf ile 10000 özçekimdir. Reform ise göze hitap etmez; çünkü fikirler teşhire müsait değildir. Reformun muharrik unsuru düşüncedir, fikirdir.
4-Etkinlik koşu bandında adımlamaktır, reform ise açık havada yürümektir.
Etkinlik birbirini tekrar eden bir sürü etkinliği takip eder. Tıpkı koşu bandındaki adımlar gibi. Bir hafta bitmeden yeni bir etkinliğin duyurusu yapılmıştır bile. Nasıl ki koşu bandındaki adımların niyeti bir yere gitmek değilse etkinlik ile de gidilecek bir yer yoktur. Etkinlik başlar ve biter. Sonunda kendi kendini imha eder. Etkinlik bittiğinde geride hiçbir şey kalmaz. İtiraf edilmese de bir şeyin kalması da beklenmez zaten. Reform mevcut konumdan bir an önce ayrılma arzusu taşır.
5-Etkinlik mış gibi yapmaktır, reform ise yapmak istemektir.
Etkinlik bir dostlar alışverişte görsün durumudur. Etkinlik bir şeyi yapmaktan çok yapıyor gibi görünmektir. Görüntü az çok verilebilmişse maksat hâsıl olmuştur, herkes dağılabilir. Sorun tespit edildikten sonra sorunu ortadan kaldırmaya dönük hamleler ise bir reform girişiminin meselesidir. Reformcu için mesele bir salon toplantısı ya da 1-2 gün deniz manzaralı bir otelde yapılacak çalıştayla halledilemeyecek kadar karmaşıktır. Her reform arzu edilen sonuca ulaştırmayabilir. Ne var ki bir şeyleri gerçekten değiştirmek istekliliğin sahici olup olmadığının geçerli bir alametidir.
6-Etkinlik niceliğe taliptir, reform ise nitelik arayışıdır.
Etkinlik bir skor meselesidir. Başka bir deyişle meselesi skordan ibarettir. “Kaç tane etkinlik yaptınız? Kaç kişi geldi? Kaç kişi izledi?”, türünden sorulara verilecek sayısal bir cevaptır. Örnek cevaplar şunlar olabilir; “Bir yılda 30 tane etkinlik yaptık, 20 bin kişi izledi.”… Reform ise arzu edilmeyen sonuçları bertaraf etmek için sürece yayılan hamleler bütünündür ve amacı sonuçların niteliğini değiştirmektir. Etkinliğin hedefinde ne yok ise reformun hedefi tam da odur. Etkinlik sonuçlara tesir etmezken reform sonuçları değiştirmeye muktedirdir. 1000 tane etkinliğin hiçbir şeyi değiştiremediği bir yerde bir tane reform çok şeyi değiştirebilir. Ancak nicelik saplantısının olduğu yerde kimsenin ardından yas tutmadığı maktul her zaman nitelik olacaktır.
Yazarlar
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları














































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.04.2021
10.04.2021
31.01.2021
26.01.2021
31.12.2020
21.12.2020
12.10.2020
17.09.2020
11.09.2020
5.08.2020