Ali BAYRAMOĞLU
Neredeyiz?
Önce dış politika…
Son 10 yıllık dış politika performansı edilgin bir konumdan etkin bir konuma geçiş, an azından etkin bir konum arayışına dayalı politik sıçrama çerçevesinde tanımlanabilir.
Türkiye son yıllarda artan oranda Ortadoğu politikalarına ağırlık verdi. AK Parti'nin Ortadoğu sorunları (Filistin, Kürt meselesi, vs) ve Arap Baharı çerçevesinde, görülmemiş bir etkinlikle bu alana müdahil olduğu çıplak bir gerçektir.
Bu politik eğilimin artıları ve eksileri oldu. Bunları sadece Türkiye'nin tutumu ve politik girişimleri değil, aynı zamanda bölgedeki dinamizm, dengeler, çatışmalar, belirledi..
Nitekim Arap Baharı eski rejimleri yıkarak, demokrasi arayışı çerçevesinde ilerlerken Türkiye'nin etkinliği, Türk modeli vurgusu, 'kurucu' ve 'yeni' bir çerçeve olarak görülüyordu. Arap dünyasındaki kuvvetli Tayyip Erdoğan imajı, Batı'nın Türk etkinliğine verdiği güçlü anlam bunun doğal ve doğrudan uzantısıydı.
Buna karşın Mısır'da darbeyle gelen ters yüz oluş, Tunus'taki sıkıntılar, Suriye'nin bir batak haline dönmesi, Ortadoğu'da İslam-siyaset temasının çok parçalı ve çatışmalı hale gelmesi, hızla Türkiye'nin etkinliğiyle ilgili bir düşüşe yol açtı.
'İstikrar, büyüme, İslam ve demokrasi dörtlüsü içeren' Türk modeli parantezi daraldı. Mısır konusunda Batı ile yaşanan ayrışma, Türkiye'nin Batı'ya karşı bir süre bayrak açması, İslami vurgu, Suriye rejiminin ayak diremesi ve Türkiye'nin bu alanda aradığı etkinliği bulamaması bu düşüşü besledi. Ve Türkiye'nin Ortadoğu politikalarının yerel kalmaya başladığı eleştirisi ortaya çıktı.
Bugün Türkiye bölgedeki bu denge değişimine ayak uydurmaya çalışıyor. Bir dönem dış politikadan gelen etkinlik ve üstün imaj bugün aynı güçte değil, ancak tümüyle yerle bir olmuş, yok olmuş durumda da değil.
Durum, imaj olarak zirveden orta seviyeye doğru iniş hali olarak tanımlanabilir. Ancak hemen belirtmek gerekir ki, Türkiye'nin 2002 sonrası başka bir kategoriye çıktığını, dönemler arası karşılaştırmalı performansının tartışılmaz derecede üstün olduğunu teslim etmek gerekir.
Gelelim iç meselelere, ülkenin demokrasi performansına…
Türkiye'ye bugün içte ve dışta yöneltilen en büyük eleştiri bu performansın kabul edilebilir seviyenin çok altına inmesidir.
2002-2010 arası, 8 yıl boyunca Türkiye hem Kopenhag kriterleri üzerinden, hem Kürt meselesi, başörtüsü yasağı gibi sorunları çözmeye yönelik demokratik arayışlar üzerinden 'model' bir dönem geçirdi.
İslam-demokrasi ilişkilerinin bu çerçevede aldığı istikamet Türkiye modeli fikrini en çok besleyen husus oldu.
Bu dönem ana hatlarıyla eski rejimin, eski dengelerin, eski kurumların yıkıldığı, tek tek elden geçirildiği bir evreydi. Askeri vesayet, dar özgürlükler alanı, kemalist bürokrasinin eğitim ve yargı tahakkümü, demokrasiden azade laiklik anlayışı el atılan, yıkılmaya çalışılan eski temeller oldular. Darbe girişimlerinin ve derin devlet dokularının adliyeye sevki, bu çerçevede yasal korunaklı alanların yıkılması, bu dönemin diğer taşıyıcılarıydı.
2010 sonrası ikinci dönem başladı.
Artık eski rejim önemli ölçüde yıkılmıştı. Devlet alanı siyasi iktidarın ve sivil gücün kontrolü altındaydı. En önemlisi Türkiye yeni rejimini inşaa etme aşamasındaydı ve karşısında iki soru vardı:
-Yeni rejim nasıl, kimlerin katkısıyla tarafından kurulacaktı?
Buna bağlı olarak eski rejimin yıkımına katılan güçler, cemaat, AK Parti ve liberal kesim arasındaki siyasi yeni denge nasıl sağlanacaktı?
-Devlet gücünü kontrol eden, dolayısıyla muhalif konumdan hakim konuma geçen siyasi iktidar ataerkil siyaset anlayışını, siyaset dışındaki alanlara özerklik fikrine kapalı duruşunu yeni rejim kurumu sırasında ne kadar değiştirecekti?
Bu iki soru, iki soruna dönüştü ve ülke açısından 'demokratik açık verme' dönemini başlattı.
Nasıl?
Yarına…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları


























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026