Ali BAYRAMOĞLU
Özgürlük meselesinin 'araçsallaşması' ya da 'araçsallaştırılması' her zaman rahatsız edicidir.
Basın özgürlüğü açısından Türkiye ve Batı arasındaki son gidiş gelişlerin de böyle bir yönü var.
Önce teslim edelim:
Basın özgürlüğü konusunda her zaman sorunlu, baskının, işten atmalaların mevsimsel zirveler yaptığı bir ülke olduk.
Son dönemde bu sorunlar iyice arttı.
Terör yasası, siyaset, okur ve patron baskısını tahrik eden siyasi kutuplaşma, AK Parti'nin özerklik fikriyle kavgalı siyaset tarzı, başbakanın bu çerçevede doğal gördüğü müdahaleci tavrı, basına yönelik iktidar çıkışlarının estirdiği rüzgarlar ve sonuçları, son aylarda cemaatin ortaya döktüğü halı altındaki kirlerin bu açıdan iyice görünür hale gelmesi, hepsi, ortada.
Bununla birlikte Batı yakasındaki Türkiye'ye ilişkin basın özgürlüğü imajı ve vurgusu bu tablonun çok ilerisinde.
Freedom House'un son raporu ve zaman zaman tebessüm ettiren Türkiye tespitleri buna açık örnek.
Rapora göre Avrupa'nın 'özgür olmayan' tek ülkesi Türkiye. Sıralamada Türkiye, Bangladeş, Endonezya, Moğolistan, Uganda, Kenya, Tanzanya, Lübnan, Tunus, Cezayir, Kuveyt'in gerisinde.
Sonuç eğer buysa, kullanılan kriterler, metodoloji ne olursa olsun, bu tasnif önemli bir araçsallaşma dozu taşıyor demektir.
ABD gezisi sonrası yaptığımız tespitin tekrar önümüze gelmesi diyelim:
ABD'de Türkiye'ye ilişkin olumsuz kanaat, esasen AK Parti'nin Arap ve İsrail politikalarıyla ilgili olduğu halde, sorunun basın özgürlüğüne ve Batı karşıtlığına transfer edilmesi nasıl tipik bir araçsallaşma örneği ise, Freedom House raporu da yaptığı düz korelasyonlarla öyle bir ton taşıyor.
Sorunlu diğer bir nokta, şüphe yok ki, Türkiye'nin basın özgürlüğü düzeyini tartışırken bu raporu veri alması, dahası bu raporu iç siyasi tartışmalarda ve kutuplaşmalarda araçsallaştırması. Ve bu yapılırken doğal olarak sorunun, Freedom House raporunun bile yapmadığı şekilde sadece, 'basın-siyasi iktidar ilişkileri'ne indirgenmesi...
Türkiye'de basının genel yapısına baktığımız zaman ortada bir tür çok seslilik görürsünüz.
Daha ilk bakışta her çıplak göz dört grup görür:
Yayın politikalarıyla iktidara yakın duran, Yeni Şafak, Sabah, Star, Akşam gibi gazeteler, iktidarla yeminli bir savaş içinde olan Sözcü, Aydınlık, Cumhuriyet gibi diğerleri, son dönemde siyasi iktidarla bir ölüm kalım kavgasına girişmiş Zaman, Bugün gibi cemaat yayın organları, en nihayet Milliyet, Hürriyet gibi yayın politikaları ortada, ama siyasi iktidara mesafeli bir diğer grup.
Herkesin kendisine yer bulacağı bir 'çokluk' hali...
Bu 'çokluk hali' Türk basın sektörü tanımlanırken sıkça gözden kaçırılır.
Ancak yine teslim edelim:
Basın özgürlüğü ve gazetecinin mesleki faaliyeti açısından sorun burada değildir.
Sorun çoklukta değil, çoğulculuktadır.
Çokluğun varlığında değil, çoğulculuğun yokluğundadır.
Bu grupların her biri, her bir gazete, her bir yayın organı kendi içinde tek seslidir. Bir iki istisna ya da bir iki zorlama durum dışında yayın politikası dışında duran yazar dahi barınmamaktadır. Muhabiri ise iyice etkisizleştirmektedir. Birinin işten çıkardığı, diğer tarafta yer bulmaktadır.
Hürriyet'te de durum budur, Akşam Gazetesi'nde de...
Bu tablonun siyasi iktidar ya da onun estirdiği iklim kadar, bizzat gazete patronlarıyla, onların siyasi tercihleriyle ilişkisi olmadığı söylenebilir mi?
Bu sadece belli bir kesimden gelen ya da yeni tabir edilen patron tipiyle sınırlanabilir mi?
Bu görüntü Türkiye'deki basının baskın, iktidar kuran, iktidar deviren bir siyasi aktör gibi davranmasından bağımsız ele alınabilir mi?
En nihayet 'çoklukla sınırlı özgürlük' büyük bir sınıfsal altüst oluş yaşayan, kutuplaşmış bir ülkenin toplumsal ve siyasi koşullarının doğrudan sonuçlarından birisi değil midir?
Gözünü siyasi iktidar ve başbakan öfkesi bürümüş, her şeyi kişiden hareketle açıklayan okuma, iddialar, araçsallaştırmalar dışarıdan mi içeri, içeriden mi dışarı sirayet ediyor, bilemem, ama ikisi de yeteri kadar anlamlı ve akıllı değil.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları


























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026