Ali BAYRAMOĞLU
Önümüzdeki en önemli siyasi aşama cumhurbaşkanlığı seçimleri, buna şüphe yok.
Seçimleri AK Parti adayının kazanması da neredeyse muhakkak.
Bu adayın Tayyip Erdoğan olması ihtimali de yüksek.
Bu tablonun gerçekleşmesi halinde, önümüzdeki dönem muhtemelen 'rejim tartışmaları ve soruları'yla açılacaktır.
AK Parti Grup Başkan Vekili Canikli'nin şu sözleri tartışma ve sorun istikametini şimdiden tarif ediyor: 'Fiili olarak icraatın başı bundan sonra Başbakanlar olmayacak, Cumhurbaşkanları olacak...'
Peki mevcut koşullarda bu mümkün mü?
Açık ve kesin bir şekilde: 'Hayır'...
İcraatın başının hangi makam olacağını belirleyen 'siyasi iradenin arzusu' değil, 'Anayasa'nın hükümleri'dir. Ve 1982 Anayasası'na göre icra açısından yetkili olan ve yetkilerinden dolayı sorumluluk taşıyan açık bir şekilde Başbakan'dır. Cumhurbaşkanı karar ve tasarruflarından dolayı siyasi sorumluk taşımaz ve yetkileri arasında hiç bir şekilde icrai yön ve unsur bulunmaz..
Cumhurbaşkanı'nın halk tarafından yüzde 50'nin üzerinde oyla seçilecek olması, şüphe yok onun siyasi meşruiyetini ve ağırlığını arttıracaktır. Ancak yasal tablo değişmeyecektir. Anayasa'nın fiilen esnetilmesi ise mümkün değildir.
Canikli'nin işaret ettiği hususun, yani 'fiili olarak icraatın başı bundan sonra Başbakanlar olmayacak, Cumhurbaşkanları olacak' arzusunun gerçekleşmesi için ülkenin 'ana siyasi sözleşmesi'nin, yani Anayasa'nın değiştirilmesi gerekir.
Nitelikli çoğunluk gerektiren bu tür bir Anayasa değişikliği mevcut koşullarda ve kısa vadede imkansız görünmektedir.
Buna rağmen, yani Anayasa değişikliği yapılmadan Cumhurbaşkanı'nın fiili olarak icrayı yönetmeye kalkması 'Anayasa ihlali' demektir.
Bunun tevili, yorumu yoktur. Esnetilmesi mümkün değildir.
Böyle bir durum anayasal krizler ve devlet krizlerine kapı açar.
Seçim kazanan her aktörün seçimin meşruiyetine dayanarak yasaları, Anayasa'yı istediği gibi yorumlaması, şekillendimesi, bükmesi anlamına gelir ki, bunun tanımını demokrasi sınırları içinde bulmak mümkün değildir.
Bu satırları yazmanın nedeni duyduğum endişedir.
Sadece Canikli değil, pek çok diğer AK Partili siyasinin ima ve ifadeleri bu istikamettedir. Basında pek çok yorumcu alınacak yüksek oyu, (cumhurbaşkanının yüzde 51'le, iktidar partisinden daha yüksek bir oyla seçilecek olmasını) fiili yarı başkanlık sistemine geçiş için yeterli bir gerekçe olarak tanımlıyor.
Türkiye 2007'den bu yana devlet krizi yaşamıyor. Buna karşın pek çok siyasi kriz ve toplum-siyaset gerginliği yaşandı. Bu kriz ve gerginlikler, siyasi hayata ilişkin oldu. Özgürlük, hak, adalet gibi temel meselelerde altüst oluşlar yaratsa da, devlet dokusuna değse de, sistem tarafından taşınabilir ve çözülebilir nitelikteydiler.
Devlet krizleri seçmenin hakemliği, kutuplaşma, siyasi karşılaşmalarla çözülemez.
Bu krizler ağır ve tehlikelidir.
Umarız ülke treni bu iskamette ilerlemez.
Tayyip Erdoğan cumhurbaşkanı olursa anayasal sınırlar içinde hareket etmeli, arzu ettiği geçişe doğru anayasal değişiklik için kolları sıvamalıdır.
Anayasal değişiklik mevcut parlamentoda ancak uzlaşmayla sağlanır. Kürtlerle uzlaşmanın önü her zaman açıktır. Diğer muhalefet partileriyle anlaşmanın koşulu ise siyasi alana gözden geçirilmiş demokratik bir anayasal çerçeve sunmaktır.
İkinci yol AK Parti 2015'i bekleyecek ve seçimlerde anayasal çoğunluk peşinde koşacaktır.
Dar ve daraltılmış bölge sistemi önerilerinin arkasındaki temel saik de budur. 2015'te AK Parti'nin istediği hedefe ulaşabilmesi için teknik düzenlemeler muhtemelen yetmeyecektir. Siyasi iktidarın yapması gereken oy oranını arttırmak için önündeki ve içindeki kimi anti demokratik unsurları bertaraf etmektir.
Her zaman olduğu gibi AK Parti'nin ve Türkiye'nin önünde iki yol var.
Biri otoriter ve krizli yeni kıskaca işaret ediyor...
Diğeri demokratik bir sıçramaya...
Yazarlar
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları


























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026