Ali BAYRAMOĞLU
Terör eylemleri karşısında kararlılık ve dik duruş önemlidir, buna hiç şüphe yok. Kritik anlarda bu tür tavır ve duruşlar, şiddet ve terörle mücadelenin bir parçasıdır, buna da şüphe yok.
Şu da anlaşılabilir bir durum: Terör eylemleri, her yerde, zihin ve politikalara güvenlik aşısı yapar. Türkiye gibi özgürlük-güvenlik dengesi yapısal olarak bozuk geleneklerde ise bu ciddi bir ağırlık oluşturur.
Meseleye güvenlik gerekleri, ihtiyaçları içinden baktığınızda, tepki, duygu ve öfkeyi öne aldığınızda bu “ağırlık”, “sıradan bir durum” gibi görünür.
Ancak sorun odur ki, ne güvenlik gerekleri ve politikaları, ne derin öfke ve tepki seli, terör ve arkasında yatan sorunlarla tek başına baş edebilir.
Hatta tersine, şiddetin artışı ile güvenlik önlemlerin artışı ve derinleşmesinin paralel bir seyir izlemesi, fasit bir daire oluşturması yüksek bir ihtimal haline gelir,
“Ağırlık”, o zaman farklı ve ciddi bir sorun oluşturmaya başlar.
Yakın tarihimiz göstermiştir ki, asayiş mantığının sistemi kuşatması yanında, bu ağırlık zamanla o sistemin dengelerini bozar. Tahrip olan sadece hak ve özgürlük alanı olmaz, devletin iç işleyişinde dengeler de alt üst olur. Oyuncular birbirine hesap sormaya, fatura çıkarmaya koyulur. Siyaset ve demokrasi açısından fetret devri açılır.
Büyük istikrarsızlık krizleri, siyaset dışı iklimler, sivil siyaset alanının daralması, Türkiye'de sıkça böyle fasit daire dönemlerinin sonuçları olarak yaşanmıştır.
Kestirmeden söyleyelim, siyasetçinin, siyasi iktidarın, devletin temel meselelerinden birisi böyle bir fasit dairenin oluşmasını engellemektir. Bu fasit daireyi kırmanın tek yolu vardır, güvenlik dahil diğer önlemlerle siyasi önlemleri ve siyaseti kombine etmek...
Ne var ki, bugün gördüğümüz tam tersidir.
O fasit daireyi adım adım elimizle oluşturuyoruz.
Değil mi ki, bir süredir, siyasi alanın daraltılması, hak ve özgürlük alanın sınırlanması, terörle mücadele sırasındaki yan bir durum olmaktan öte, terörle mücadelenin doğrudan bir aracı olarak tanımlanıyor.
Cumhurbaşkanı yaptığı son konuşmalardan birinde, “terör ve terörist tanımını tekrar yapmak lazım” diyor ve ekliyordu: “Unvanının milletvekili olması, akademisyen olması, yazar, gazeteci olması o kişinin aslında bir terörist olduğu gerçeğini değiştirmez…”
Bu sözlerin pratik sonucu ve karşılığının ne olduğu ortadadır. “Benim gibi durmayan, beni izlemeyen düşmandır” mantığı… Terörle mücadele adı altında siyasi tartışmayı, öneriyi, sesi boğacak bir sonuç…
Söyledik, tecrübeyle de sabittir, bu mantık terörle mücadele açısından sonuç vermeyeceği gibi, tüm dengeleri altüst ederek aksi durumlara yol açar.
Evet, terör, bu çağda, pek çok ülkenin baş belası.
2001 New York'ta yaşananlar malum. Paris'te geçtiğimiz aylarda yaşananlar ortada. Fransa, Amerika'da, Türkiye'de yaşananlar arasında pek çok açıdan benzerlik, hatta aynılık var.
Bununla birlikte arada ciddi bir farklılık da var.
Burada yaşanan, temel olarak, dış destek alsa da dışarıdan gelen bir dalga değil, içeride üreyen bir şiddet dalgasıdır...
Ankara'daki, ucu PKK'ya giden son iki terör eylemi Güneydoğu'da yaşananlardan bağımsız değil, Rojava'dan Güneydoğu'ya uzanan hatta Kürt sorununun aldığı yeni biçimle, Kandil'in çatışma ve yayılma politikalarıyla yakından ilgili.
Ülkenin 8 ayın bilançosunu dün rakamlarla verdik.
“Devletin bitti bitiyor ya da her şey kontrol altında” tarzı kararlılık mesajlarını anlamak mümkün, verilen kaçınılmaz mücadeleyi görmek de öyle...
Ama şu da bir gerçek ki, olaylar mantar gibi her gün başka bir yerde yeniden karşımıza çıkıyor. Daha dün Diyarbakır Bağlar'da yeni çatışmalar başladı. Nusaybin'de top atışları duyuluyor. Yüksekova'da keza.
İnsan, bu durumun, bu bilançonun adını koymaya cesaret edemiyor.
Türkiye'de içeride ve bölge politikası dinamiklerinin seyri açısından misak-ı milli döneminden beri en zor anlarından birisi yaşanıyor.
Bunun da adını koymak zor
Ancak kamu düzenini sağlamak için alınan ve alınacak kaçınılmaz tedbirlere devam etmek yanında, yapılması gereken iki önemli iş var:
1.Siyasi ve fikri alanı asayiş nesnesi haline çevirmemek, demokrasiyi örselememek...
2. Ülkede ve bölgede oluşan dengeleri yeniden değerlendirmek, bunlara uyum sağlayacak ya da bunları kuşatacak stratejiler peşine düşmek...
Böyle zor günlerde bunları da söylemek zor, ama gerekli...
İpin ucunu kaybetmemeliyiz...
Yazarlar
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları

























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026