Ali BULAÇ
Haziran tarihli yazıda “Siyasal İslam”a yöneltilen eleştirilerin bir kısmının şu üç şıkta toplandığına işaret etmiştik: “Başka din veya siyasi görüşlerin yasaklanıp sadece Müslümanlar için geçerli olan hükümlerin herkese zorla tatbiki, yani totalitarizm; dinin bir şiddet ve terör aracı olarak kullanılması; başkalarının siyasi katılımına, bireysel veya örgütlü muhalefetine ve ifade özgürlüğüne engel teşkil eden otoriter yönetime mesnet kılınması.” Söz konusu eleştiriler tümüyle haksız değil, siyasi alanda iş gören Müslümanlar bu yönde görüntüler verirler.
Buna yol açan sebepler üzerinde durma zarureti var.
Nietzsche, İslamiyet’in “efendi”, Hıristiyanlığın “köle/uyruk dini” olduğunu söyler. “Nietzsche’eye göre İslamiyet sadece “efendi dini” olmakla kalmaz, erkeksidir de. Hıristiyanlık itaat altına alınmayı kabullendi; İslam itaat altına alınmayı kabul etmiyor, hükmetmek istiyor. Bunun pek yerinde bir değerlendirme olduğunu söylemek zor. “Efendi” yerine “izzet” kelimesini koymak gerekir (63/Münafikun, 8). İzzet sahibi olmak ile “kölelere sahip” efendi olmak arasında fark var. İzzet ve efendilikte güç ve iktidar var ama izzet sahiplerinin kullandığı güç ve iktidarın vakar ve onurla ilgisi var. Birinin vakarı ve onuru Hukuk’a bağlılığı, ahlaki erdemlere, hakkaniyete ve adalete olan sadakatiyle ölçülür. Efendi köle sahibidir, gücünü “sahip” olarak kullanır.
Nietzsche’nin iki din arasında yaptığı mukayese bir yönüyle doğru olsa da, bizi bazı temel yanlışlara sevk etme potansiyeline sahiptir. Hıristiyanlık, doğduğu yerden yani Doğu’dan Batı’ya geçince tutunmak için iki büyük taviz verdi: Biri teolojik olarak kadim Greklerin iki alan/iki cevher felsefesini dinileştirdi (ruhani ve cismani); diğeri mahalli pagan kültür ve ritüellerle uzlaşma yolunu tuttu. Dinin özüne aykırı bu iki forma büründükten sonradır ki, Roma tarafından resmi din kabul edildi. Resmi din oldu ama hâkim din olamadı, Bizans’ta Sezar’ın hâkimiyeti altına girdi, Batı Roma’da kendini prens ve kralların gölgesinde koruyabildi. İslam ise ortaya çıkışından itibaren bir “devlet dini” olarak teşekkül etti. Belki “devlet” demek pek yerine değil ama en azından kendi siyasetini ve yönetim aygıtını İslamiyet’in kendisinin kurduğunu söylemek gerekir. İslam da Yunan felsefesi ile karşılaştıysa da siyaseten üstün durumda olduğundan Yunan metafiziğine veya felsefesine teslim olmadı.
İslami hükümler siyaset olmadan hayat bulamaz, bu bir hakikat. Fakat hükümlerin tatbikini gerektiren siyasetin “mutlak hâkimiyet” veya askeri/politik tahakküm şeklinde anlaşılması büyük yanılgı. Yazık ki, İslam adına siyaset yapanlar veya dindar/muhafazakâr kimlikli siyasetçiler İslam’ın izzetini tahakküm ve hâkimiyetle karıştırdıklarından, iktidara gelişlerinden bir süre sonra temel hak ve özgürlükleri kısıtlamaya, muhalif grupları sindirmeye başlar, bu arada bir daha gitmemek üzere iktidarı, devleti, yönetimi ve siyaseti temellük etme yollarını ararlar.
Oysa hem Kur’an’a, hem Hz. Peygamber (s.a.)’in sünnetinde ve siretindeki tatbikata göre temel ilke “tahakküm” değil, “hakemlik”tir. İslam’ın “hâkimiyet”e yüklediği anlam da tahakküm değil, Hukuk’un hakemliğine teslimiyettir. Farklı dini grupların bir muahede ile bir arada yaşadıkları Medine’de, ihtilaflarını çözmek üzere Yahudiler müracaat ettiklerinde, Kur’an Hz. Peygamber’i onların davalarına bakma konusunda muhayyer bıraktı (5/Maide, 44).
Hukuk, onu doğru uygulayana izzet kazandırır. Salt politik ve askeri tahakküme kalkışmak ise Nietzschevari tarzda yönetimi başkaları üzerinde efendiliğe kalbeder. Bir kere kendinizi efendi görmeye başladınız mı, müslim-gayrimüslim size muhalif olan herkesi “köle” görmeye ve boyunduruğunuz altına almaya başlarsınız. Bazı İslamcı akımlarda varolan otoriter ve totaliter eğilimler işte bu efendi psikolojisinin tezahürüdür; Hukuk’tan beslenen izzet değildir. Tabii ki izzetin yerini tahakküm güdüsünün almasının sebepleri var.
Yazarlar
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları

























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
1.12.2025
23.10.2025
13.10.2025
4.10.2025
28.09.2025
22.08.2025
16.08.2025
7.08.2025
3.08.2025
25.07.2025