Alper GÖRMÜŞ
Türkiye’de olağanüstü hal (OHAL) ilanından bu yana geçen iki buçuk yılda tamamı “FETÖ” soruşturmalarıyla bağlantılı 26 adam kaçırma hadisesi yaşandı. Bunlardan son beş ayda kaçırılan altısından bugüne kadar herhangi bir haber alınamadı. Öncekiler, aylar boyunca belirsiz yerlerde tutulduktan sonra, çoğu emniyet müdürlüklerinin önü olmak üzere zayıflamış, perişan bir halde çeşitli yerlere bırakıldılar.
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, bu kaçırılmaları düzenli bir şekilde izliyor ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın toplantıları ve yaptığı video yayınlarında bunları kamuoyuyla paylaşıyor.
Gergerlioğlu, geçtiğimiz haftalarda Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na verdiği bir soru önergesinde, bu 26 kişiden ilk kez birinin (Zabit Kişi) gördüğü işkenceleri anlatan bir mektup yazıp cezaevinden kendisine gönderdiğini belirtti ve mektubu, konunun araştırılmasını istediği soru önergesine ekledi.
Gergerlioğlu, yayımladığı videoda mektuptan bazı bölümleri paylaşırken şöyle konuşuyordu:
“Kendisi, resmi görevlilerce kaçırıldıktan sonra 108 gün boyunca bilinmeyen bir yerde işkence gördüğünü belirtiyor ve neler yaşadığını anlatıyordu. Bunları okurken fenalık geçirmemeniz mümkün değildi. Ağzından, burnundan, makatından kan gelinceye kadar işkence yapldığını söylüyordu. Günlerce yıkanamadığını, ancak 75. günün sonunda üstünün başının çok kokmasından dolayı, ona işkence yapan kişilerin, ‘senin için değil, kokudan biz rahatsız olduğumuz için yıkanmana izin veriyoruz’ dediklerini söylüyordu. 108 günde 30 kilo zayıfladığını, bu 108 gün boyunca ellerini havaya kaldırıp dua ederek, ‘yarabbi, ölüm nerede, ben ölümü istiyorum’ diyerek yalvardığnı anlatıyordu.”
“Kaba ve yaralayıcı... Gündeme alınamaz”
Gergerlioğlu’nun TBMM Başkanlığı’ndan beklediği cevap önceki hafta kendisine ulaştı. TBMM Başkanı Mustafa Şentop imzalı cevapta, mektuptaki ifadelerin “kaba va yaralayıcı” olduğu belirtiliyor, araştırma talebinin bu nedenle kabul edilmediği bildiriliyordu.
Yani, mektuptaki işkence anlatımı o kadar dayanılmazdı ki, TBMM Başkanlığı, mektuptaki ifadelerin bilinmemesinde “kamu yararı” görüp önergeyi reddetmişti.
Peki, bir insanın, kendisine yapılan işkenceyi “kaba ve yaralayıcı” bir tarzda dile getirmesi ne anlama gelir?
Hepimizin bildiği üzere işkence gibi, tecavüz gibi aşağılayıcı, onur kırıcı muamelelere maruz kalan insanların doğal refleksi, işkence ya da tecavüzü ifade etmekten kaçınma ve olanları unutmaya çalışma şeklinde tecelli eder. Dolayısıyla, bir insanın kendisine yapılan işkenceyi kapalı ifadeler yerine bütün çıplaklığıyla (doğal olarak da “kaba ve yaralayıcı” biçimde) anlatması, sadece iddiasının doğru olma ihtimalini güçlendirir. Yani, ifadelerin “kaba ve yaralayıcı” olması, TBMM Başkanlığı’nın önergeyi reddetmesi için değil, tam tersine kabul etmesi için gerekçe oluşturabilirdi.
Aynı günlerde eski Dışişleri personeline işkence iddiaları
Gergerlioğlu’nun Zabit Kişi’nin işkence iddialarını kamuoyuyla paylaştığı günlerde, yine ilk haberini attığı bir tweet’le onun verdiği yeni ve bu defa toplu bir işkence iddiası daha dile getirildi. Geçtiğimiz ayın son günlerinde gözaltına alınan 111 eski Dışişleri personelinin yakınları, gözaltındakilere işkence yapıldığı iddiasıyla Ankara Barosu’na baş vurmuş, Baro da yasaların kendisine verdiği hakkı kullanarak, bazı avukatları, bu kişilerin gözaltında tutulduğu Ankara Emniyeti’ne göndermişti.
Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun anlatımlarına göre, Emniyet’te avukatların gözaltındakilerle görüşmelerine önce izin verilmemiş, fakat avukatların ısrarlı çabalarıyla bu engellemeden vazgeçilmek zorunda kalınmıştı.
Gergerlioğlu, Ankara Barosu’nun raporunu da aktardığı bir söyleşide (Ahval), olayla ilgili olarak şöyle konuştu:
“Gözaltına alınanlar üst düzey bürokratlardı ve çoğu OHAL kararnameleriyle meslekten atılmışlardı. İlk planda 78 kişiydiler, sonra sayıları 111’e yükseldi. Bunlardan yaklaşık 20’sine işkence yapıldığına dair bilgiler vardı.
“Ben, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ilgili maddelerini hatırlatarak iddiaları Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’a ilettim, ayrıca TBMM İnsan Hakları İzleme Komitesi’ne bir dilekçe verdim. Konuyu Ankara Barosu da duymuş, onlar da benimle iletişime geçtiler. Onlardan öğrendim ki, Baro’dan sekiz avukat gece aniden Emniyet’e gitmiş ve uzun uğraşlardan sonra işkence iddialarıyla anılan 20 kişiden görüşmeyi kabul eden altısıyla sabaha kadar süren konuşmalar gerçekleştirmişler.”
“Kardeşim bunlar FETÖ’cü, büyütmeyin...”
“Bu altı kişinin anlattıkları tüyler ürpertici mahiyette... Görüşülenlerden beşi aynı ifadeleri kullanmışlar, yani birbirleriyle çelişen ifadeler yok, örtüşen ifadeler var. Biri ise, ‘Ben işkence görmedim, fakat işkence görenleri gördüm, onların perişan hallerine tanıklık ettim’ demiş.
“İşkencelere gelince... Önce üç kişi çırılçıplak, ikisi belden aşağıya kadar olmak üzere soyulmuşlar. Sonra ters kelepçe bağlanarak cenin vaziyetinde yere uzatılmışlar. Ardından vücutlarında cop dolaştırılmaya başlanmış. Makatlarına kayganlaştırıcı sürülerek cop yaklaştırılmış, kimisine cop sokulmuş, kimisinde de korkutmakla yetinilmiş.
“Ardından bu altı kişi sulh ceza mahkemesinde hâkim karşısına çıkıyor. Birisi işkence gördüğünü söyleyince hâkim tersliyor onu, ‘bir tek sen söylüyorsun, bak başka kimse söylemiyor’ deyince diğerleri de gördüklerini söylüyor. Sonunda skandal bir olay oluyor ve mahkeme zabıtlarına bu ifadeler girmiyor. Hâkim, bu ifadeleri mahkeme zabıtlarına geçirmiyor. Ankara Barosu Başkanı Erinç Sağkan bu durumu büyük bir şaşkınlıkla karşılamıştı: ‘Gözaltındaki sanıklar ne derse desin, isterlerse küfretsinler, mahkeme zabıtlarına geçirmek zorundadırlar, başka bir şey olamaz yani’ diyordu.”
Yine Gergerlioğlu’nun açıklamalarına göre, Baro Başkanı düzenlediği basın toplantısında, resmi yetkililerin “Kardeşim, bunlar FETÖ’cü, biz büyük bir belayla uğraşıyoruz, siz neden bunları koruyorsunuz”a getirmiş, kendilerinin de bu çerçevede baskı altında tutulduklarını ifade etmişti.
İşkence karşıtlığında samimiyet ölçüsü
Yakınlarımızı ya da benzer duygu ve düşünceleri paylaştıklarımızı koruyup kollamak, insan olma vasfımıza ilave puanlar getirebilir, fakat bu işlerde asıl ölçü şudur: Biz, bize benzemeyenlerin, bizimle aynı görüş ve duyguda olmayanların maruz kaldıkları kötülükler karşısında ne yapıyoruz? Şayet “onlara işkence dahil her şey yapılabilir” diyenlerdenseniz, yakınlarınıza, sizin gibi olanlara karşı şefkatli olmanızın fazla bir değeri kalmaz.
Bu ülkenin siyasetçileri, aydınları, gazetecileri ne yazık ki tam olarak öyle davranıyorlar. Onlar, “FETÖ’cünün işkence görmesi, kaçırılması benim vicdanımı yaralamaz”dan başka bir anlama gelmeyecek derin suskunluklarından ötürü ileride muhakkak çok büyük bir pişmanlık duyacaklar.
Size böyle gelmiş böyle giden bilindik bir Türkiye hikâyesi anlatmış oldum, tek fark, özneler değişmiş durumda.
Yazarlar
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları






















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
21.07.2025
14.07.2025
23.06.2025
19.06.2025
17.06.2025
8.06.2025
1.06.2025
11.05.2025
8.05.2025
4.05.2025