Aydın ENGİN
Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplandı.
Özel bir toplantıydı besbelli.
Bir kere MGK’ye cumhurbaşkanı olarak Tayyip Erdoğan başkanlık etti.
Alışılmış MGK toplantılarından farklı olarak 10 saat 25 dakika sürdü.
Veeee….
Ve en önemlisi bu MGK toplantısında Milli Güvenlik Siyaset Belgesi (MGSB) güncellendi. En son 2010’da güncellenmişti. Güncellendiğinde ülke için neyin “yakın tehdit” olduğunu konuşuyorlar, yakın tehdit olmaktan çıkanları ayıklıyor, yenilerini ekliyorlar.
Bu defa da yakın tehditleri yeniden tartışıp değerlendirmişler ve yenilerini eklemişler.
Bu MGK’nin özel ve önemli olduğu besbelli. Yazılı medyanın son dönemlerde “tek sütunluk haber” değeri biçtiği, görsel medyanın ana haber bültenlerine alsa bile 2-3 cümle, 5-10 saniye ile geçiştirdiği MGK toplantılarından farklı olarak bu MGK toplantısı gazetelerde manşetlere taşındı, TV’lerde ilk haber oldu.
MGK kararları yasa gereği “gizli.” Ama her MGK kararından sonra Ankara gazetecileri bir yolunu bulur ve konuşulanlardan epey bilgi sızdırır; alınan kararları en azından arabaşlıklar halinde okurlara, seyircilere aktarırlar.
Bu defa da öyle oldu.
Sızan bilgilerden Tayyip Erdoğan’ın baskısı ve anlaşılan geri kalan üniformalı ve üniformasız MGK üyelerinin “onayı” ile iç güvenlikteki yakın tehlikeler arasına adını koymadan “cemaat” de alındı.
Düne kadar kol kola, sarmaş dolaş hükümet ettikleri, kilit devlet kurumlarını paylaştıkları, ancak 17 Aralık’tan sonra papaz oldukları cemaat yakın tehdit haline geldi.
Eski iktidar ortaklarının, yeni can düşmanlarının arasına girmeye niyetim yok.
Aralarına girmek istemem, ama seyretmek de isterim. Bakalım cemaat neden ve nasıl yakın tehlike imiş öğreneceğiz ve yakın tehdit olarak tanımlanıp iyiden iyiye köşeye sıkıştırılacak olan cemaat, can havliyle hangi yeni “tapeler”i günışığına çıkaracak izleyeceğiz?
Yani heyecanlı günler bizi bekliyor…
***
Tamam, dünkü iktidar ortakları arasında bugün patlayan itiş kakış umurumda değil ama MGK ve onun güncelleyip güncelleyip uygulamaya soktuğu “Milli Güvenlik Siyaset Belgesi” çok umurumda.
Milli Güvenlik Siyaset Belgesi deyip geçmeyin. Ona “Kırmızı Kitap” da deniyor ve rivayet olunuyor ki cumhurbaşkanlığı ve başbakanlık koltuklarına oturan siyasetçilerin önüne o kırmızı kitap konulup “Bu ‘Kitap’ta yazılanlara kesinlikle uyulacak” deniyor(muş).
Oldum bittim merak eder, sorarım: O “Kırmızı Kitabı” bu makamların yeni sahiplerinin önüne kim koyar, önüne konan siyasetçi, “Ne diyorsun sen efendi? Bunu kim yaptı, kim yazdı, kim karara bağladı” filan diye sorar mı, yoksa boynunu büküp, “Tamam” mı der?
Sorunun cevabını bilse bilse Ankara gazetecileri bilir deyip, Ankara’da iyi tanıdığım hemen bütün gazetecilere sormuşluğum vardır. Bilmem hatırlar mı ama meslek ağabeyim Cüneyt Arcayürek’e sorduğumda kestirmeden gitmiş ve “Oğlum, siz İstanbul gazetecilerinin bunlara aklı ermez, işte böyle abuk sabuk sorular sorar” deyip yürümüştü.
Yani sorularıma doyurucu bir cevap alamamıştım ve hâlâ da alabilmiş değilim.
Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’ne “Gizli Anayasa” diyen de var.
İlk duyduğumda “Olur mu öyle şey” diye omuz silkmiştim. Ancak omuz silkişimden sadece birkaç gün sonra (Sanırım 1997 sonu ya da 1998 başlarında) yine önemli bir MGK toplantısından çıkan dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz, “Bir cigara versene” der kadar doğal konuşup bir demeç verdi. Aynen aktarıyorum:
“Bu belge Bakanlar Kurulu’nun imzasına açılacak ve kararnameye dönüşecek. Kararnameden sonra, artık hiçbir yasa ve uluslararası anlaşma bu belgeye aykırı olamayacak.”
O cümlede geçen kararname terimine resmi dilde yönerge deniyor. O yönerge bir yerlerde, bana söylendiğine göre MGK Genel Sekreterliği’nde hazırlanıyor ve büyük bir kesimi MGK toplantısına katılmayan bakanların yer aldığı Bakanlar Kurulu’nda imzalanarak yürürlüğe giriyor.
Ama yürürlüğe giren o yönergeden benim, senin, bizim haberimiz, bilgimiz olmuyor. Çünkü gizli.
Bizi bırakın, milletvekillerinin, hatta MGK üyesi olmayan bakanların da haberi, bilgisi olmuyor. Çünkü gizli.
Yönerge Resmi Gazete de yayımlanmıyor. Ama yürürlüğe giriyor ve yürürlüğe girdiği andan itibaren de “hiçbir yasa ve uluslararası anlaşma bu belgeye aykırı olamıyor”…
Yani bu ülkenin bir yurttaşı olarak bu yönergelerde öngörülenleri bilmem(iz) mümkün değil. O yönergelerde öngörülen fiilleri işlersek belki de suçlu olacağız ve neden suçlu olduğumuzu bilemeyeceğiz.
Dahası, alnında “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” yazan TBMM’deki milletvekilleri de bilemeyecekler. Yasa çıkaracaklar ama bu yasa, o an yürürlükte olan yönergeye aykırı olamayacak. Yani milletvekilleri oy vererek çıkardıkları yasanın neye aykırı olduğunu da bilemeyecekler.
Sakın “Saçmalama, olmaz öyle şey” diye itiraz etmeyin.
Ben itiraz etmek istedim. Tanıdığım ünlü ve bilgili hukukçulara danıştım. “Olmaz öyle şey” demek yerine kaderci bir dudak bükme ve kederli bir gülücükle yetindiler.
28 Şubat günlerinde generallerin dediği oluyor, ona uygun yönergeler çıkarılıyordu. O zamanlar Cumhuriyet’te yayımlanan tırmıklarda ben “Annneeeee” diye korku çığlıkları atıyordum.
Bugün de Tayyip Erdoğan’ın dediği oluyor, ona uygun yönergeler çıkarılıyor.
Bana da yine “Annnnneeee” diye korku çığlıkları atmak düşüyor.
Annneeeeee!..
http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/136513/Erdogan_in_28_Subat_i_.html
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları



























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.01.2022
29.01.2022
28.01.2022
18.01.2022
17.01.2022
3.01.2022
24.12.2021
13.12.2021
6.12.2021
4.12.2021