Ayhan AKTAR
Kültürümüzün temel özelliklerinden biri de, bireylerin samimi kanaatlerini açıkça söylemekten kaçınmalarıdır. Cennet vatanımızda, özellikle bürokratların resmî görüşleri vardır. Sorulduğunda papağan gibi tekrarlarlar. Zaten devletimizin de istediği budur. Böylece, ne kadar saçma olursa olsun, resmî görüşün kamu alanında tekrarı ve yaygınlaşması sağlanır. Necip Türk basını sayesinde de ortalama vatandaş bu görüşleri ezberler ve sorulduğunda tekrarlar. Ama arkadaşlarla çay içerken veya rakı sofrasında gerçek görüşlerini dile getirirler.
Bu nedenle, ortalama TC vatandaşına “En güvendiğiniz kurum hangisidir” sorusu yöneltildiği zaman hemen “ordumuz” diye cevap verirler. Ama anketörler gittikten sonra, TSK’nın ne kadar kirlenmiş bir kurum olduğunu ballandırarak anlatırlar. Oğulları da “askerlikten yırtmak” için uğraşırlar. Zaten “macho” halleri ve yiğitlikleri ile pek övünen Türk erkeklerinin en çok tekrarladığı atasözü şudur: Erkekliğin onda dokuzu kaçmak; biri ise hiç görünmemektir!
Ortalama TC vatandaşı, bu şizofrenik zihniyet yapısından pek rahatsız değildir. Kendilerine riyakârlıkları hatırlatıldığında ise, boyunlarını büküp “idare et, abi!” türünden pespaye cevaplar verirler. Güneri Cıvaoğlu’nun bir yazısı, devlet yönetimindeki şizofrenik zihniyet yapısının güzel bir örneğini veriyordu.
Yıl 1963. Aralık ayında Kıbrıs’ta etnik çatışmalar alevlenmiştir. EOKA örgütü, Türkleri öldürmeye başlar. Kıbrıslı Türkler devlet yönetiminden çekilir ve gettolarda toplanmaya başlarlar. Kendi aralarında savunma birlikleri kurarlar.
O günlerde, İnönü’nün başında olduğu koalisyon hükümeti iktidardadır. Kıbrıslı Rumların giriştiği katliam İnönü’ye İstanbul Rumlarından kurtulmak için bir fırsat sunmuştur. Zaten 6-7 Eylül olayları ile rejime güveni sarsılmış olan Rum cemaatine karşı ölümcül bir politika geliştirilir. Türkiye ve Yunanistan arasında 1930 yılında imzalanmış olan “İkamet, Ticaret ve Seyrisefain Antlaşması” yürürlükten kaldırılır. Basında, Ertuğrul Özkök’ün babaları sayılabilecek bazı yazarlar da, bu politikayı ağzı köpürmüş bir biçimde desteklerler.
Aslında karardan etkilenen Rumların sayısı 12 bin civarındadır. Fakat çoğu evlidir. Mecburen eşleri ve çocukları ile birlikte giderler. 1964’te yaklaşık 30- 40 bin Rum ülkeyi terk eder. Kendilerine verilen 10 günlük süre içinde, ceplerinde sadece 200 TL (22 dolar!) ve toplam 20 kg’lık şahsi eşyaları ile sınır dışı edilirler. Tassos Boulmetis’in Bir Tutam Baharat (Politiki Kouzina, 2003) filmi bu hazin hikâyeyi anlatmaktadır.
O günlerde, İnönü’nün damadı Metin Toker’in Akis dergisinde çalışan genç gazeteci Güneri Cıvaoğlu, dönemin Dışişleri Bakanı Feridun Cemal Erkin (1899-1980) ile bu konuyu görüşür. Sözü, Cıvaoğlu’na bırakalım:
“Erkin, beni Dışişleri Konutu’nda kabul etti... Bana ‘ülkedeki Rumların gönderilmesinin önemli ve gerekli olduğunu’, bunun politik ve diplomatik nedenlerini, nasıl da yararlar sağlayacağını inandırıcı bir dille anlattı. Bakan Erkin, ‘Resmî konuşma bitti. Hadi limonluğa geçelim. Orada birer kadeh viski içelim, resmî olmayanı konuşalım’ dedi.”
“Erkin, limonlukta tam tersini konuştu: ‘Birkaç dakika önceye kadar devletin resmî politikasını anlattım. Şimdi Feridun Cemal Erkin olarak konuşuyorum. Rumların, Yahudilerin. Ermenilerin bu memleketten gönderilmeleri, umutlarını keserek gitmeleri büyük yanlışlık olur. En basitinden başlayayım: Şu adalara giden vapur güvertelerini düşünmek bile yeter. Rumca, Ermenice, Fransızca, Ladino duyulmayan vapur, renklerini kaybeder. Lokantaları da saymak lazım. Ama görünenin ötesinde Türkiye’de sermaye erozyonu yaşanır. Yüzlerce yıllık sermaye birikimi başka ülkelere gidecektir. İkincisi... Onların hepsi dış ticaret uzmanlarıdır. Türkiye’nin dışarıya açılan pencereleri kapanacaktır. Yenilerin açılması zaman alacaktır. Üçüncüsü... Hepsinin Batı ülkelerinde akrabaları vardır. Çoğu da güçlüdür. Türkiye’nin Batı ülkelerindeki avukatları gibidirler. Onları da karşımıza almış oluruz. Dördüncüsü... Azınlıklar iyi sanatçıdırlar, zanaatkârdırlar. Terzilikten aşçılığa, inşaata, ahşap işlerine, mimariye iyi sanatçıları yitireceğiz. Onların yanında yetişecek olan gençleri de bu hayat okulundan mahrum edeceğiz. Beşincisi... Elbette insani değerler...’ Birkaç uyarı cümlesi... Sustu... Gülümseyip yüzüme baktı. ‘Bundan sonrası sana kalmış, ne istersen öyle yaz. Ama bu genç yaşında gerçekleri görmüş oluyorsun’ der gibiydi bakışları” (Milliyet, 26 Mayıs 2009).
Samimi fikirleri böyle olan, anlı şanlı diplomat Feridun Cemal Erkin neden direnmez veya bakanlıktan istifayı düşünmez? Bu rezilliği, sadece “oportünizm” ile izah edemeyiz. Kamu yönetimini biçimlendiren “şizofrenik zihniyet yapısı” dışında cevap bulmak zor! Acaba, Güneri Cıvaoğlu bu görüşmeyi Akisdergisinde nasıl haberleştirdi? Benim bazı tahminlerim var, ama size söylemem!
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları














































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.02.2016
25.01.2015
3.01.2015
19.03.2014
30.11.2012
29.11.2012
28.11.2012
30.04.2012
16.04.2012
9.04.2012