Ayhan ONGUN
Son günlerde giderek daha da artan kutuplaşma, birbirini ötekileştirme, yok sayma ve sonuçta bir arada konuşamama hali en çok da barışa zarar veriyor.
Barışın önündeki en büyük engel, önyargıdan kaynaklanan tahammülsüzlük, kendi gibi düşünmeyeni dinlemeye değer bulmamak ve kendi görüşlerini dayatmak olarak kendini gösteriyor. Öyle olunca da barış dilinden uzaklaşarak hem çevremizdeki insanlara hem de zaman içerisinde kendimize yabancılaşıyoruz.
Oysa konuşabilir olsak, birbirimizi dinleme, anlamaya çalışma nezaketini göstersek, yani diyalog kurabilsek; önyargılarımızdan kurtulmamız çok daha kolay olacak.
Karşımızdakini dinlemek, onun görüşlerini kabul etmek anlamına gelmeyeceği gibi, kendi görüşlerimizi anlatırken de onu karşıdakine dayatmak gibi bir tavır içinde olmamamız gerekiyor.
Kuşkusuz öyle bugünden yarına çok kolay sağlanabilecek bir davranış biçimi değil. Bunun için empati yapmayı öğrenmek, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmayacağını kavramak, ayrımsız insanları eşit yurttaş olarak kabul edebilecek bir hoşgörü kültürünü geliştirmek gerekiyor.
Ülkemizde yaklaşık otuz yıldır devam eden terör sorununa kalıcı çözüm bulunması için gösterilen çabalar üzerinden yapılan polemikleri görünce, kişiler ve kurumlar arası diyalogun önemi daha çok ortaya çıkıyor.
Bir yanıyla milliyetçilik argumanı üzerinden yapılan eleştirler, diğer yandan AK Parti karşıtlığı üzerinden geliştirilen kısır muhalefet anlayışının kökeninde yine diyalog eksikliğinin yattığını düşünüyorum.
Halk adına siyaset yapması gerekenler, özellikle konu barış olunca hiç de halkın ne istediğini, ne beklediğini sorma gereği duymuyorlar.
İçinde bulunduğumuz süreçte şehit aileleri derneği bile” yeter artık, kimle görüşürseniz görüşün, ama yeter ki bu akan kanı durdurun” derken, onlar adına siyaset yaptığını iddia edenlerin barış görüşmelerini ihanet olarak değerlendirmelerini başka nasıl izah edebiliriz.
Öte yandan iktidarın,” benim çoğunluğum var, istediğim gibi davranırım” anlayışının ardında yatan gerçek, muhalefetle gerçekleştirilemeyen diyalog ve bunun sonucu oluşan önyargılar değil midir?
“Barış bu dönemde sağlanırsa bu durum AK Parti’nin işine yarar” düşüncesiyle barış görüşmelerine biçimsel bahanelerle karşı çıkanlara ne diyeceksiniz!
Daha da önemlisi kimileri de” konuşursam belki ikna olurum “diye özellikle kaçıyor diyalogdan.
Yeni bir anayasa yapılması konusunda toplumun tüm katmanlarında çok geniş bir uzlaşı sağlanmışken, bugün değişik gerekçelerle bu süreci uzatmaya, savsaklamaya ya da sabote etmeye çalışanlara inat; barıştan yana olan herkesin diyalog kapısını aralık tutma konusunda kararlı ve ısrarlı olmaları gerekir diye düşünüyorum.
Bu konuda atılacak her adım, gösterilecek her çaba, yapılacak her çalışma benim gözümde anlamlı ve desteklenmesi gereken eylemlerdir.
Bodrum da son bir ay içerisinde üç toplantı gerçekleştiren BODRUM DİYALOG GRUBU’ nun çalışmalarını da bu yüzden çok önemsiyorum.
2 Mart cumartesi günü yapılması planlanan Yeni Anayasa konulu forum, bir anlamda bu çabaların somutlanması olacağı gibi, bu foruma katılacakların ilgi ve katkısı da yarımada da barışa, demokrasiye, yeni bir anayasaya ve diyalog kültürüne ne kadar ihtiyacımız olduğunun bir göstergesi olacaktır.
Şimdiden Bodrum da barış dilinin egemen olması için katkı koyan, bu çalışmaların içinde yer alan herkesi yürekten kutluyor, başarılı olmasını diliyorum.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2021
31.03.2021
17.03.2021
3.02.2021
23.10.2020
30.09.2020
28.07.2020
19.05.2020
15.05.2020
19.03.2020