Ayhan ONGUN
Soma maden faciası nedeniyle daha çok tartışılmaya, konuşulmaya başlanan insani değerlerimiz, bir soruyu yeniden gündeme taşıdı.
Yaşadığımız coğrafyada en önemli kaynak nedir?
Soma maden faciası nedeniyle daha çok tartışılmaya, konuşulmaya başlanan insani değerlerimiz, bir soruyu yeniden gündeme taşıdı.
Yaşadığımız coğrafyada en önemli kaynak nedir?
Kuşkusuz hangi kaynağın daha önemli olduğu, doğada yaşayan canlıların ihtiyacıyla ilgili olarak değişkenlik gösterir.
Kimi zaman bir dilim ekmek, kimi zaman bir yudum su, kimi zaman da tüm bu ihtiyaçlarınızı iyi niyetle size sağlamaya çalışan bir insan, sizin için en önemli ve değerli kaynak haline gelir.
Öte yandan gelişen teknoloji ve üretim ilişkileriyle birlikte özellikle de insanların ihtiyaçları da farklılaşabiliyor.
Sonuçta hangi kaynağın daha önemli olduğu, yaşadığınız ortam, ihtiyaçlarınız, zaman ve algılarınızla da doğrudan ilgili.
Fakat tüm bu ihtiyaçları talep eden insan olunca, insandan daha değerli bir kaynak düşünülemez.
Yeraltı ve yerüstü zenginlik kaynaklarımızı en verimli şekilde değerlendirme çabası insan var olduğu günden beri var olmuştur.
Yani bu kaynaklar, ister elmas, ister kömür, ister petrol olsun; eğer insanların mutluluğu, refahı için kullanılabiliyorsa bir anlam ifade ediyor.
Aksi halde birileri daha çok kar sağlayacak, servetine servet katacak diye insanların canı pahasına elde edilecek en değerli maden bile, insan yaşamına değiştirilebilir mi?
“Ekonomiye katkı sağlıyor, istihdam yaratıyoruz" diyerek; yeterli iş ve işçi güvenliği tedbirlerini uygulamayıp, göz göre göre insanları ölüme gönderenler, çocukları yetim, kadınları dul bırakan, ana babaları evlat acısıyla yakıp kavuranları, bu “en değerli kaynak, insan“ tanımlamasının dışında tutuyorum.
Çünkü onları da bu kategoriye koyarsak, Soma’da, Zonguldak’ta, Bursa’da ekmek parası uğruna maden facialarında yitirdiğimiz değerlerimize saygısızlık etmiş oluruz.
İstanbul’un göbeğinde rezidanslar yapabilmek, finans kaynağı yaratmak için maden ocağı için yaşamsal öneme sahip gaz maskelerinden bile çalanlar insan olamaz.
Bu madenleri denetleme görevini bilerek ya da kasten ya da çoğu zaman çıkar için savsaklayan, yerine getirmeyenler kadar, yasal zorunlulukları yerine getirmeden bu madenlere ruhsat verenler de bu suçun ortağıdırlar.
Sözüm ona işçi haklarını savunduklarını iddia eden, ancak bu eksik ve olumsuzlukları görmeyen, görmezden gelen, işveren temsilcileriyle aynı karede yer alan sendikalar, sendika yöneticilerinin hiç mi suçu yok?
Kuşkusuz bu tür büyük faciaların mutlaka siyasi sorumluları vardır.
Siyaseten bunun hesabını halka vereceklerdir ancak gelişmiş demokratik ülkelerde olduğu gibi halkın bunlardan bir siyasi bedel ödemelerini isteme hakkı da vardır.
İlgili bakan ve bürokratların istifa etmeleri de bir yöntemdir.
Şu an devam eden yargılama sürecine yönelik fazla bir şey söylemek istemiyorum.
Ancak toplum olarak, kamu vicdanını rahatlatacak, mağdur aileleri tatmin edecek, onların acısını hafifletecek bir yargılama süreci ve kararın çıkması hepimizin dileği.
Bu süreç devam ederken yurttaşlar olarak bize düşen görev de; ölenleri ve acıları unutturmamak, sorumlulardan hesap sorulması için takipçi olmak ama bu durumu bir siyaset malzemesi yapanlara da karşı durmak.
Ne bakanların, ne hükümetin istifası ölenleri geri getirmeyeceği gibi, onların siyasi sorumluluğu ve hesap vermeleri gerçeğini de değiştirmez.
Üzücü olan, muhalefet liderlerinin tüm sağduyu çağrılarına, bu felaket üzerinden siyaset yapılmaması taleplerine rağmen kimi siyaset taşeronlarının, köşe yazarlarının halkın ve Soma mağdurlarının acılı durumunu ve içinde bulundukları öfke potansiyelini fırsat bilerek kışkırtıcı, kutuplaştırıcı söylemlerde bulunmalarıdır.
Başbakan Erdoğan’ın 19. yüz yıldan örnekler vermesi, bu kazanın kader olduğu anlamına gelen anlamsız sözleri kadar, bu felaketi fırsat bilerek kolaycı yoldan iktidar değişikliği heveskârlığı da o denli tehlikeli ve sağlıksız bir tutumdur.
Önemli olan bu faciadan ders çıkararak, ileriye dönük yasal düzenlemelerin yapılması, yeni ve önleyici yasaların çıkarılması konusunda siyasetçilerin ortak bir zeminde buluşabilmesidir.
Aksi halde, bu tür felaketleri yaşamaya, bu durumlardan siyasi rant elde etmeye ve kimilerinin yaptığı gibi sahte gözyaşları dökmeye devam ederiz.
Unutmamamız gereken, ”dünyada her şey insan içindir ve en önemli kaynak da insandır”.
Hiçbir kaynak insandan daha değerli değildir.
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2021
31.03.2021
17.03.2021
3.02.2021
23.10.2020
30.09.2020
28.07.2020
19.05.2020
15.05.2020
19.03.2020