Ayhan ONGUN
Ocak ayında yapılacağı söylenen CHP kurultayına yönelik olarak şu ana kadar gerçekleşmeyen il kongreleri tamamlanıyor.
Bu il kongrelerinde hem yönetimiyle birlikte il başkanları, hem de kurultay delegeleri seçiliyor.
Görüldüğü kadarıyla, kurultay yine parti içi iktidarı ele geçirme yarışı şeklinde geçecek. Ülkeyi yönetmek adına iktidar olmaya yönelik ne bir söylem, ne bir niyet, ne de çaba var.
Oysa CHP nin kurultaydan beklentisi nedir?
Yalnızca Genel Başkan ya da parti meclisi üyelerinin değişmesi için kurultay yapıyorsanız, bu durum hem CHP seçmenine, hem de ülkenin geleceği için kaygı duyan duyarlı yurttaşlara karşı saygısızlık değil midir?
Hangi ilde, hangi genel başkan adayına yakın kaç kurultay delegesi seçilecek, kim il başkanı olursa hangi milletvekili ya da belediye başkanı ya da adayının siyasi gücü artacak hesaplarının yapıldığı bir CHP yaşıyoruz ne yazık ki!
Oysa aşağıdan yukarıya doğru yeni bir yapılanma, değişim ve dönüşümün izlerini beklerken, bugün yapılan kişisel hesaplara yönelik kavga CHP ye ne kazandırabilir?
Son yapılan beş seçimden de istediği sonucu alamayan CHP de asıl sorunun kişiler değil, yapısal olduğunu anlamak bu kadar mı zor?
Okyanusta dalgalarla boğuşan, dalganın yönüne ve gücüne göre yön değiştiren salaş ve su almaya başlamış bir tekneye benzeyen CHP de kişiler; tekneyi kurtarmak yerine kendilerini kurtarmanın telaşına kapılmışa benziyor.
Geçtiğimiz günlerde il kongresi için delegelerle yapılan bir toplantıda izlediklerim de bu düşüncelerimi ve tespitlerimi pekiştirdi.
İl başkanının siyasal birikimi,CHP ye ve ülke siyasetine bakışı, ideolojik duruşu, politik yetenekleri ve diğer demokrasi güçleriyle olan ilişkileri yerine, onun yönetiminde kaç kişiyle temsil edileceği hesapları yapılıyor, kaç kurultay delegesiyle Ankara’ya gidileceği pazarlıkları ön plana çıkıyorsa ve en kötüsü, belediye başkanlarının kimden yana olduğu öncelik kazanıyorsa, bilin ki kurultay öncesi CHP de değişen bir şey yok.
Hepimiz biliyoruz ki, son iki seçimde Sayın Kılıçdaroğlu, son derece başarılı bir performans gösterdi, çok başarılı bir seçim kampanyası yürütüldü. Aday belirlenmesinde hiçbir seçimde olmadığı kadar demokratik davranıldı.
Tüm bunlara rağmen CHP de bir sıçrama, bir oy artışı yaşanmadıysa, bunun daha köklü ve acil çözülmesi gereken nedenleri olduğu niye anlamazdan gelinir?
Niye CHP nin programı, tüzüğü, politik doğrultusu, hitap etmesi gereken toplum kesimi, muhalefet tarzı üzerinden bir tartışma başlatmaktan kaçınılır?
Genel Başkanın MYK üyelerinin değişmesiyle bu parti başarılı olacaksa, buyurun değiştirin.
Bunu söylerken mevcut yönetim değişmesin demek istemiyorum.
Elbette değişmeli, hatta çağdaş ülkelerde olduğu gibi hemen seçim sonuçlarının belli olduğu anda istifa etmeliydi.
Ancak benim özellikle altını çizmek istediğim konu, CHP de bir zihniyet değişimine olan ihtiyaç.
Hala o bildik klasik yöntemlerle siyaset yapmaya devam eder, toptancı muhalefet tarzından vazgeçmezseniz, bırakın parti içinden birini, Mustafa Kemal’i mezarından kaldırıp getirseniz ve genel başkan yapsanız CHP yine iktidar olamaz.
Benim siyasal bir beklentim olmadığı için düşündüklerimi açıkça söylüyorum, yazıyorum. Yani ne söylüyorsam, bilin ki onları düşünüyorumdur.
Halbuki,CHP de yüksek siyaset yapan baronlar hiçbir zaman gerçek düşüncelerini söylemezle. Hepsinin söyledikleriyle, düşündükleri farklıdır. Kafalarının gerisinde mutlaka bizim bilmediğimiz, söyleyemedikleri, daha doğrusu söylemek istemedikleri başka hedefleri, niyetleri vardır.
İşte asıl sorun bu iki yüzlülükte.
İşte asıl sorun, kendi kişisel çıkar, kapris ve komplekslerinin esiri olmuş, ülke yönetiminde iktidar olan bir partinin mensubu olma gurur ve onuru yerine, örgüt içerisinde iktidarı alacak kişinin adamı olmak için onurunu ve gururunu ayaklar altına alan siyaset bezirganlarında!
CHP içerinde bir kadro hareketi, yeniden yapılanma ve değişim başlatmadan, yani lider egemen siyaset tarzını terk etmeden, başkan ve adamları tarafından yönetilmekten kurtulmadan,
Kurultay öncesi CHP de hiçbir şeyin değişeceği yok.
Ülkenin nasıl yeni bir anayasa ve toplumsal barışa ihtiyacı varsa, bir o kadar da gerçek anlamda, evrensel ölçütlerde bir sosyal demokrat partiye ihtiyacı vardır.
Ama mevcut zihinsel yapı değişmeden bu sosyal demokrat parti CHP olamaz.
Bu siyaset tarzıyla da CHP hiçbir zaman sosyal demokrat bir parti olamaz.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2021
31.03.2021
17.03.2021
3.02.2021
23.10.2020
30.09.2020
28.07.2020
19.05.2020
15.05.2020
19.03.2020