Ayhan ONGUN
Teninin rengi yine böyle esmer, saçların siyah, bakışların böylesine derin ve hüzünlü olur muydu bilmem?
Ama ülkende her gün yüzlerce masum çocuk öldürülmez, milyonlarca aile evini terk etmek zorunda kalmazdı.
Kimse size haksız yere” korkaklar, hainler, ülkelerini terk edip gelmişler, burada bizlerin rahatını bozuyorlar!” demezdi.
Şimdi sen; kara yağız, esmer çocuk; sanki kendi iradenle, isteyerek ülkeni terk etmişsin gibi, buradaki amcaların, teyzelerin seni istemiyor.
O; kendini bu ülkenin sahibi, vazgeçilmezi sanan kibirli modernistlerin tepkilerini; kafatasçıların; ulusalcılığı ırkçılık sanan tavırlarını anlamak mümkün de, bizim anlı şanlı devrimcilerin, sözde enternasyonalistlerin “istemezükçü” yaklaşımını nasıl izah edeceğiz?
Ah! be çocuk, bak senin yüzünden toplum yine ikiye bölündü.
Sen gerçekten bölücü, terörist ya da gizli servis ajanı olmayasın!
Bak buradaki janti ağabeylerin, dövmeli ablaların sana çok kızıyorlar.
Hele de şu tatil günlerinde, sahil kentlerinde, eğlence yerlerinde buzlu viskilerini yudumlarken; bu ülkenin en saygın efendileri, en yardımsever teyzeleri; bir de senin için mi üzülsünler!
Laik cumhuriyeti, cumhuriyetin en temel ve vazgeçilmez değerlerini korumak uğruna öyle çok yoruldular ki, biraz dinlenmek, eğlenmek onların da hakkı değil mi?
Ah! be çocuk, sen ne muzur birisin.
Kekik toplayacak başka yer mi bulamadın?
Ne işin vardı Amanos yaylalarında, gavur dağlarınnda?
O da yetmedi, dağıldınız ülkenin dört bir yanına
Bir de utanmadan, sıkılmadan ta! Bodrum’a gelmişsiniz.
Boğulacak başka deniz mi yoktu?!
Alan bebeyi duymadın mı?
Kalsaydın ülkende, Esat amcan sana misketler verecekti,
Senin havai fişekler sandığın bombalar patlatacak, en yeni ve gelişmiş silahları deneyecekti senin bedeninde!
Ah be çocuk; niye Suriye de doğdun?
Niye arap, niye Müslüman doğdun?
Müslüm Babadan, Fatma anadan doğacağına, bulsaydın kendine bir sarışın ana, sert bakışlı batılı bir baba.
Pembe panjurlu, kocaman bahçesi olan bir ev de, çocuk parkları, oyun alanları olan bir kent de doğmak var iken, niye Hama’nın bir küçük köyünde doğdun?
Suriye’li olmak zorunda mıydın?
Ah! be çocuk, gelip burada rahatımızı bozacağına, ülkende kalıp ölseydin ya!
Senin parçalanmış cesedinin resmini gazete sayfalarında gören ablaların, ağabeylerin, amcaların, teyzelerin; inan çok üzülürlerdi.
Ölünce de üzüyorsun, burada aramızda yaşayınca da!
O zaman orada kalıp ölseydin ya çocuk.
Niye rahatını bozuyorsun, bu güzel ülkenin mutlu mesut insanlarını
Sen duydun mu bu ülkenin hükümeti sana vatandaşlık hakkı verecekmiş!
Ama kalifiye olman gerekiyormuş.Ne boyacı ustası baban, ne de evlere temizliğe giden anan, Erdoğan amcanın istediği kalifikasyona sahip değil.
Esat amcan senden nefret ediyor, Erdoğan amcan beğenmiyor, Rüknettin! Amcan istemiyor.
Ne olacak senin halin.böyle? Ölmekten başka şans tanımıyorlar sana.
Erdoğan amcanla, Esat amcanın arasını sen mi bozdun?
Rus uçağını düşürüp de Putin amcanı sen mi kızdırdın?
Ankara’nı göbeğinde, İstanbul’da Atatürk Havalimanında patlayan bombaları da sen mi patlattın yoksa?
Eminim karakollara yapılan baskınlarda da senin parmağın vardır!
Hatta Bahoz Erdal’ı da sen öldürmüş olmayasın!
Ah! be çocuk, ne işin var senin bir Arap ananın kucağında? Ne işin var Türkiye’de?
Tatil yapacak, kekik toplayacak başka yer mi bulamadın!
Ah! be çocuk, sen de İsveç’de doğsaydın ya!
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2021
31.03.2021
17.03.2021
3.02.2021
23.10.2020
30.09.2020
28.07.2020
19.05.2020
15.05.2020
19.03.2020