Ayhan ONGUN
Sözcü gazetesi yazarlarından Rahmi Turan’ı son günlerde akıl almaz bir Bodrum sevdası sardı. Her ne kadar Bodrum’da evi olsa da, son bir hafta da bir ulusal köşe yazarının 3 kez Bodrum’u yazması size de ilginç gelmiyor mu?
Ben 12 yıldır Bodrum’da yaşıyorum ve bu kentin sosyal, kültürel yaşamının her anında bulunmaya çaba gösteren bir yurttaşım.
Ancak daha bir kez olsun ne Rahmi Turan’la, ne de Kemal Ulusu ile hiçbir yerde karşılaşmadım, onları bir esnafla sohbet ederken görmedim. Gerçi sosyal ve ekonomik koşullarımız gereği belki da onların takıldığı yerlere biz gidemediğimiz için rastlaşmamış olabiliriz.
İnsanların yaşadıkları kente karşı duyarlı olmaları çok doğal ve hatta topluma mal olmuş isimlerin daha duyarlı olmaları zorunludur.
Ben de bu sorumluluğum gereği, daha göreve geleli henüz 3 ay olmuş, idealist, çalışkan, iyi niyetli bir başkana bir süre daha kredi verilmesi, zaman tanınması gerektiğini düşünenlerdenim.
Buna karşın, olumlu eleştirilerimi yapmaktan geri durmadığım gibi, heyecanını ve motivasyonunu azaltmamak için önce kendisinden ya da bir yetkiliden bilgi alıp, ondan sonra yazmaya özen gösteriyorum.
Çünkü biliyorum ki, her zaman telefonu açık, oradan ulaşamasam da sosyal medya üzerinden arandığında mutlaka dönüş yapıyor.
Şunu unutmamak gerekir; iş yapan hata da yapar.
Geçmişte hata yapmamak için memur zihniyetiyle hiç iş yapmayanları da gördük.
Bana göre hata yaparım diye hiç iş yapmamaktansa, varsın iş yapsın, arada hata da yapsa hoş görelim.
Bodrum’un on yıldır birikmiş sorunlarını dokununca çözecek bir sihirli değnek henüz icat edilmedi.
Daha da önemlisi ve acı olanı, on yıl boyunca ağzını açıp tek laf etmeyenlerin, bugün her fırsatta belediyeye, başkana yüklenmeleri.
Daha ilk günden yazdım, belediyecilik deneyimi olmaması, siyaset içerisinde aktif olarak bulunmaması, görev gereği çok uzun yıllar Bodrum’dan uzak kalması seçim öncesi Ahmet Aras için bir handikaptı.
Ancak Bodrum seçmen kitlesinin siyasi ve sosyolojik yapısı CHP ye meyilli ve AK Parti karşıtı olduğu için, HDP nin de inanılmaz desteğiyle CHP Bodrum’u kazandı ve Ahmet Aras, yıpranmamış bir kişilik olarak belediye başkanı seçildi.
Biraz önce saydığımız o kimi handikaplar, seçildikten sonra Aras başkan için avantaja dönüşebilir demiştik.
Gerçekten de Bodrum eşrafıyla ve yerlici tavırları meşhur siyaset baronlarıyla çok içli dışlı olmaması, onların etki alanından uzak durması Bodrum için bir şanstı.
Bagajında defosu olmayan Ahmet Aras’a doğrudan saldıramayan, belediyeden beslenen rantiyeciler; çevresindekilerden yola çıkarak, hiç de etik olmayan yol ve yöntemlerle yıpratma operasyonuna başladılar.
Mesleği gereği tez canlı ve dinamik bir yapıya sahip olan başkanın bazen ayağını gazdan çekip, frene dokunması gerekiyor kuşkusuz. Onun çalışma temposuna, hızına yetişemeyenler, geride kalınca rahatsız olmaya, söylenmeye başladılar.
Doğaldır ki; siyaset ve yerel yönetimler zorlu ve çileli bir yoldur. Herkesin bu yolu sonuna kadar aynı tempoda ve kararlılıkla yürümesi kolay değil. Hele de hayatı boyunca hiç üretmemiş, iş yapmamış kimileri için biraz yorucu ve meşakkatlidir de.
Alternatifini yaratmadan hiçbir şeyi bir çırpıda yok edemezsiniz.
Halk plajları ve şezlong konularında biraz aceleci davranılmış olunabilir.
Ama hep söylenen bir söz vardır; “her şeyin başı niyet”
Ben hala Ahmet Aras ve ekibinin iyi niyetine inanıyorum.
Yapıcı eleştiri ve önerilerimizle bir süre daha destek olunması, çalışmalara katkı konulmasından yanayım.
Rahmi Turan; yılların gazetecisi, köşe yazarı olabilir ama diğerleri gibi onun da halkın arasına karışmadan, onlara dokunmadan Bodrum la ilgili çok objektif, sağlıklı değerlendirmeler yapabileceğini düşünmüyorum.
Bodruma magazin sayfalarından, otel lobilerinden, lüks restoranların içki masalarından değil, öteki yüzünden de bakmak gerek.
Bodrum dan ve belediyeden beslenen, Bodruma hiçbir değer katmayan kesimler dışında genel olarak Bodrum halkı Ahmet Aras’tan umudunu kesmiş değil, desteklemeye de devam ediyor. İlginç olan CHP örgütlerinin bu anlamsız yayınlara karşın niye bu kadar suskun kaldığıdır.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2021
31.03.2021
17.03.2021
3.02.2021
23.10.2020
30.09.2020
28.07.2020
19.05.2020
15.05.2020
19.03.2020