Berat ÖZİPEK
Askeri okulların müfredatına “demokrasi” ve “seçmeli Kuran dersi”nin eklenmesi, bazılarına gerçek bir değişimin ifadesi olarak göründü.
Böyle düşünenleri anlamak mümkün.
Öyle ya...
“İslamiyetin ılımlısı ılımsızı olmaz, hepsine karşı önlem almalıyız” diyebilecek kadar “rahat” generallerin; “yataklarında olması gerekirken çağdışı kıyafet içinde ilahi okuyan küçük kız çocukları”ndan muhtıra gerekçesi çıkarabilen genelkurmay başkanlarının; kendisine maaşını veren cumhurun başkanının eşinin elini sıkmamak için törenlerde köşe kapmaca oynayabilecek kadar acıklı-komik hallere girebilen kuvvet komutanlarının; ve askerdeki çocuğunu ziyarete gelen kadının başındaki örtüyle uğraşacak kadar kendi toplumuna yabancı bir kurumun ülkesinden buralara gelmek, bir değişimin ifadesi olarak görülebilir.
Hatta bazıları için “sorun bitti” anlamına da gelebilir.
En çok da “dinle barışık bir ordu” özlemi içindeki muhafazakarların çoğu aldanmaya hazırdır bu illüzyona.
Namaz kılan subayları ordudan atmaktan vazgeçen, eşi başörtülü generallerin de görev yapabildiği bir ordu, onları tatmine yetebilir.
Hele bir de, her ağzını açtığında topluma din konusunda ayar veren küstah paşaların yerine, ara sıra dinden ve imandan da bahseden paşalar gelirse, çok muhtemeldir ki onların yüreğinin yağı erir.
Ama ordudaki acil reform ihtiyacını perdelediği ölçüde bir illüzyondur.
Ve gerçek sorunu gölgelediği, atılması gereken köklü adımları ertelediği ölçüde vahim bir yanılgı...
***
Askeri okulların müfredatının elbette değiştirilmesi gerekir. Ama bu müfredatın çok azı ders kitaplarıyla ilgilidir.
Çok daha fazlası, orada oluşturulan atmosferle ilgilidir ve gerçek müfredat odur.
Genelkurmay, “Harp okullarının hiçbir safhasına darbe öğretilmiyor” diyor ama öğretiliyor. Daha o öğrenci oraya adım attığı andan itibaren öğretiliyor.
Sivillerin güvenilmez insanlar oldukları, ülkenin gerçek sahiplerinin askerler olduğu, seçilmişler yoldan çıktığında darbenin meşru olduğu şeklindeki “ders”in hiçbir kitapta yazması gerekmez.
Bu bir atmosferdir ve öğrenciyi kuşatır.
“Avluda ilk sıraya girdiğimizde, bize ‘içinizde geleceğin cumhurbaşkanı duruyor’ dedi komutanımız” diye anlatıyor emekli bir asker. Bu da müfredatın bir parçası. Yazılı olmayan bir parçası; belki daha sahici bir parçası.
***
Eğer bir orduya sınırları korumanın, ülke savunmasının dışında bir görev, ideolojik bir misyon yüklerseniz, örneğin “Atatürk ilke ve inkılaplarını koruma misyonu” yüklerseniz, yarın onun durumdan vazife çıkarmasına da kapı açmışsınız demektir.
Hangi ideolojik misyon olursa olsun bu. Atatürkçülüğü, Kemalizmi değil de demokrasiyi, liberalizmi veya İslam’ı korumak deseniz de, darbeci bir eğitim veriyorsunuz demektir ve darbelerden burnunuzu çıkarmanız mümkün olmaz hiçbir zaman.
***
Elbette askeri okullardaki müfredatı sadece mesleki eğitimin gerekleri doğrultusunda yeniden ele almak, onu ideolojik içeriğinden arındırmak ve denetlemek gerek.
Oradaki öğrenciye, hangi siyasi görüşten olursa olsun, parlamentonun ve sivil iradenin ona tevdi ettiklerini yapmakla yükümlü olduğunu ve onun bundan başka bir ödevinin olmadığını öğretmek gerek.
***
Bütün bunları yaparsanız darbeyi önleyebilir misiniz?
Hayır, çünkü darbe meselesi, sadece bir eğitim veya zihniyet meselesi değildir.
Mesele, darbecinin, yaptığının yanlış olduğunu bilmemesi de değildir. Bilir. Dünyanın her yerinde bilir. Mesele onun darbe yapabilmesini imkansız hale getirmektir.
Bunun da yolu, müfredatın da içinde yer aldığı kapsamlı bir ordu reformundan geçer.
Bugün Türkiye’nin acil biçimde ihtiyaç duyduğu budur.
Ve bugün yapılmayan da budur
http://haber.stargazete.com/yazar/mufredati-degistirmek-cozum-mu/yazi-706068
Yazarlar
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları




















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.01.2026
6.01.2026
5.12.2025
2.12.2025
1.08.2025
28.07.2025
13.07.2025
28.06.2025
21.05.2025
20.02.2025