Berat ÖZİPEK
Başbakan Davutoğlu ile ana muhalefet lideri Kılıçdaroğlu’nun yeni anayasa konusunda görüşüyor olmaları çok güzel.
Genellikle bu tür temasların, görüşme konusu meseleden fazla bir anlamı vardır ve gerilimi azaltıp, anlama ve saygıya dayalı medeni bir siyasi iletişime katkıda bulunması bakımından ayrıca değerlidir.
Türkiye siyasetinin iki ana akımı arasındaki bu temas, başka bir dizi siyasi meselede uzlaşmayı beraberinde getirecek bir ilişkiyi geliştirmenin zeminini oluşturur ve demokratik siyasi kültürü besler.
Keşke bu takdire şayan iletişim biçimi bizi bir mutabakat anayasasına da ulaştırsaydı ama bunun için fazla umutlu olmamakta fayda var.
Çünkü CHP yeni anayasa istediğini söylüyor ama eski anayasayı ana çizgileriyle muhafaza etmek istiyor.
“Eğer siz 12 Eylül darbe hukukunu değiştirmezseniz hangi demokrasiden söz edeceksiniz?” diyor Kılıçdaroğlu.
Çok haklı.
Ama CHP’nin çelişkisi şu ki, 12 Eylül darbe hukukunun en temel metnini, 1982 Anayasasını, en temel hükümleri bakımından savunuyor. Onları “kırmızıçizgi” ilan ediyor ve “ilk dört madde tartışma konusu olmaz” diyor.
Kırmızıçizgiler mi yeni anayasa mı?
Şunu açık biçimde ortaya koymak zorundayız: Hem ilk dört maddenin değişmesine karşı çıkıp, hem de yeni anayasa istemek aynı anda mümkün değildir.
Yeni anayasadan kasıt, felsefesi ve temel ilkeleri itibarıyla eskisinden farklı olan, ondan anlamlı bir kopuşu ifade eden anayasadır; tarihi yeni olan veya az-çok tadilattan geçmiş hükümler içeren anayasa değil.
Peki ilk dört madde neden yeni anayasaya engeldir? Hepsi mi engeldir?
Buna karar vermek için bu maddelere yakından bakalım.
1- Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.
2- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devletidir.
3- Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Millî marşı “İstiklal Marşı”dır. Başkenti Ankara’dır.
4- Anayasanın 1 inci maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2 nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 üncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.
Birinci Madde: Öncelikle şunu belirtelim: Bu madde üzerinde dört parti arasında bir ihtilaf yok. Anayasal monarşi veya oligarşi isteyen anlamlı bir çoğunluktan söz edildiğini de duymuyoruz.
İkinci Madde: Sorun, 12 Eylül Anayasasını tekrarlayan ikinci madde. Onun da tamamı değil. Ak Parti de o günkü BDP de Cumhuriyeti niteleyen “demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti” kısmına itiraz etmiyordu. Sorun, onun korporatist ve faşist sistemleri çağrıştıran “milli dayanışma”cılığa ve çok daha önemlisi Atatürk milliyetçiliğine ve “Başlangıç” bölümüne atıf yapan kısmı.
Yeni anayasa olacaksa, devletin vatandaşına ideoloji dayatmaktan çıkarılması şart. İdeolojinin ne olduğu önemli değil, “tarafsız devlet” ilkesine aykırı ve ayrımcı bir hüküm bu.
Öte yandan atıfta bulunulan “Başlangıç” bölümü de tam da 12 Eylül’ün ruhunu ve kurallarını yansıtıyor. Biraz daha yüzüne bakılır hale getirmek için 1995 ve 2001 yıllarında değiştirilmiş haliyle bile. (Dikkat edin, değiştirilmiş diyorum, yani demek ki tabu değilmiş, daha önce de olmuş). Dünyanın en ideal anayasasını getirin ve başına bizim “Başlangıç”ı koyun, ortaya çıkan metin bugünkü 12 Eylül anayasasıdır.
Neden öyle olduğunu anlamak “Başlangıç”a da yakından bakalım. Burada da sorun aynı: Resmi ideolojinin somutlaştığı diğer bir bölüm de burası.
“Atatürk’ün belirlediği milliyetçilik anlayışı ve O’nun inkılâp ve ilkeleri”ne atıfla başlayan bu bölüm, mevcut alaturka laikliğin yasakçılığını tekrarlamayı da ihmal etmiyor. Dahası, hiçbir faaliyetin “Türklüğün tarihî ve manevî değerlerinin, Atatürk milliyetçiliği, ilke ve inkılâpları ve medeniyetçiliğinin karşısında korunma göremeyeceği”ni de hükme bağlayarak, ifade özgürlüğü başta olmak üzere, tarafsız devlet ilkesinin tabutuna son çiviyi de çakıyor.
(Eski hali biraz daha kötüydü, “hiçbir düşünce ve mülahaza”nın Atatürk ilkeleri karşısında koruma göremeyeceğinden bahsediyordu. Avrupa Birliği sürecinde “düşünce” yerine “faaliyet” koyularak yasak yumuşatılmaya çalışıldı ama bugünkü haliyle de ayrımcı bir hüküm ve devletin tarafsızlığına aykırı. Her halde yazanlar “faaliyet” derken sadece silahlı faaliyet anlamış olmalılar; eğer yanlış anlamadılarsa o daha kötü. Çünkü barışçı, sivil ve demokratik faaliyetlerin Atatürk ilke ve inkılapları karşısında koruma görmeyeceği bir demokrasi olmaz. Bunu bu haliyle Kılıçdaroğlu da savunamaz.)
İkinci maddeyle ilgili son bir not: CHP ve MHP, insan hakları ile devlet ilişkisini de farklı kuruyor. Bu iki parti 12 Eylül anayasasının sorunlu formülasyonunu savunarak “insan haklarına saygılı” derken, diğer ikisi “insan haklarına dayalı” devletten söz ediyor. İlginç olan, aslında resmi ideolojisi vevesayetçi niteliği ile 82 Anayasasından farklı olmayan 61 Anayasasına hak etmediği erdemler atfeden CHP’nin, “dayanan” diyen 61 Anayasasının değil de “saygılı” diyen 82 Anayasasının tercihini tekrarlaması.
Not: Yarın 3. ve 4. maddeler…
Yazarlar
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.01.2026
6.01.2026
5.12.2025
2.12.2025
1.08.2025
28.07.2025
13.07.2025
28.06.2025
21.05.2025
20.02.2025