Burhanettin DURAN
Cuma sabahı erken saatlerde 59 Amerikan Tomahawk füzesi Humus'taki Şayrat hava üssünü vurdu.
Başkan Trump "bir şeyler olmalı" dedikten saatler sonra İdlib'de sarin gazı katliamı yapan uçakların kalktığı üs yerle bir edildi.
Rusya ve İran, füze saldırısını kınarken İngiltere, Fransa, Türkiye, Suudi Arabistan ve İsrail destek açıklamaları yaptı.
Akla gelen ilk soru Esed'in neden bu dönemde kimyasal silah kullanma riskini aldığıydı.
Rusya'nın ve İran'ın desteğiyle Halep'te istediği sonuca ulaşan Esed, İdlib'de savaştıracak yeterli askeri personele sahip değil.
Son haftalarda Şam ve Hama kırsalında muhaliflerin ablukayı kırmasını engelleyememesi de Esed'in askeri zafiyetine bir örnek teşkil ediyor. Yine YPG'yi "milis" olarak kullanma emeli de bununla irtibatlı.
İşte Esed, Halep'te yaptığı katliamlara dünyanın sessiz kalmasından cesaret alarak İdlib cephesinin zorluklarını kimyasal silahın korkunç ve korkutucu etkisiyle aşmak istedi.
Ve muhtemeldir ki Esed, kabine içi anlaşmazlıklarla uğraşan Trump "tutarlı bir Suriye politikası" oluşturmadan İdlib cephesinde mesafe almak istedi.
***
Füze saldırısı ABD'nin Suriye politikasının yeni bir döneme girip girmediği tartışmasını da tetikledi. Bu sınırlı müdahale tek seferlik, caydırıcı bir eylem mi yoksa Esed'i devirecek bir sürecin başlangıç vuruşu mu?
Sadece kimyasal silah kullanımına yönelik mi yoksa diğer sivil katliamlarını engellemek için de yapılabilir mi? Neticede sivilleri konvansiyonel bombalarla öldürmekte kullanılan 26 hava üssü var.
Vurulan sadece bir tanesi ve Rusya'ya bilgi verilerek yapıldı. Yine de bir ilk olduğunu söylemeliyiz. 6 yıldır süren Suriye iç savaşı boyunca ABD, kazara bombalanan askerler hariç, Esed rejim güçlerini ilk defa hedef aldı.
Hatırlanacağı üzere, Obama yönetimi 2012'de ilan ettiği kimyasal silahların kullanımı kırmızı çizgisi 2013'te aşıldığında bile Esed'e karşı harekete geçmedi.
Rusya'nın arabuluculuğunu kabul ederek, Esed yönetiminin elindeki kimyasal silahların devrini içeren bir anlaşma ile yetindi.
***
Başkan Trump ise Kongre onayı aramaksızın askeri güç kullandı ve kimyasal silah kullanımının kabul edilemez olduğunu Esed'e de tüm dünyaya da gösterdi. Hem de Çin devlet başkanının ABD ziyareti sırasında...
Füze saldırısının Trump'ı birkaç noktada rahatlattığı aşikâr. "Rusya bağlantısı" soruşturması sebebiyle gergin günler yaşayan Trump böylece hem gündemi değiştirdi hem de "ahlaki düzlemde" elini güçlendirdi.
Yine Cumhuriyetçilere Rusya ile gerginliğe girebileceğini ispatladı. Ve Obama yönetiminin "başarısızlığını" sözüyle değil, eylemiyle ortaya koydu.
Ancak Trump'ın Suriye'de ABD'nin rolünü güçlendirmesi kolay görünmüyor. Zira Obama Suriye'yi büyük ölçüde Rusya ve İran'a terk ederek ABD'nin Ortadoğu'daki genel görünümünü zayıflattı.
Deaş ile mücadeleyi neredeyse tek önceliğe indirgeyerek Türkiye dahil klasik müttefikleri ile ikili ilişkileri bozdu. Halbuki Esed rejiminin 23 Ağustos 2013'deki kimyasal silah saldırısı ABD'ye Suriye'yi dizayn edebilecek önemli bir fırsat sunmuştu.
Şimdi, Rusya, Suriye'ye ağırlıklı olarak yerleşmiş durumda. Hatta Doğu Akdeniz ve Ortadoğu denkleminde elini yükseltti.
Dolayısıyla Trump, ABD'nin Suriye'de kaybettiği alanı sınırlı bir füze saldırısıyla gerçekleştiremez.
Kapsamlı bir Suriye politikasına ihtiyacı var. Rusya ile sahada gerilmeyi ve sonrasında pazarlığa oturmayı sağlayacak bir kararlı politika lazım.
Bu yeni politika bölgesel müttefiklerinin kaygılarını da gözetmek zorunda. Ne Deaş'ı yenmek ne de muhaliflerin tasfiyesi Suriye'ye barış getirebilir.
Trump bir şov mu yaptı, yeni bir yola mı girdi, şimdilik belli değil.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları






























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2022
19.05.2021
15.05.2021
30.04.2021
24.04.2021
17.04.2021
6.01.2020
3.01.2020
13.10.2020